Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ocak '10

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
2923
 

Cam Tavan

Cam Tavan
 

Cam Tavan Sendromu - Öğrenilmiş Çaresizlik


Sanayi devriminden sonra kadınlar iş yaşamına katıldılar. İş tarihi düşünüldüğünde bu kısa bir süredir. Kadınların iş yaşamında etkili olmaları savaş dönemlerinde erkek nüfusun azalması yüzünden kadın çalışanlara ihtiyaç duyulmasıyla artmıştır. Ama yönetici olarak halen yeterince benimsenmiyorlar.

Cam Tavan deyimi devlette, özel kuruluş, eğitim kurumlarında ve kar amacı gütmeyen kuruluşlarda üst seviyelere gelmek isteyen ve bu konuda çaba gösteren kadınların karşılaştıkları engellerdir. Cam tavan deyiminin kullanılmasının sebebi de karşılaşılan engellerin belirsizliğidir.

CEO olarak tanımlanan üst düzey yöneticilik kavramında kadınların oranı binde iki gibi bir rakam. Kadınlar ancak orta kademe yöneticiliğe kadar yükselebiliyorlar. Ondan sonra görünmez engeller çıkıyor karşılarına.

Bunun sebeplerinden biri kadınların sahip olduğu özelliklerin yüksek mevkilere gelmek için uygun olmadığına dair inanış.

Dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılan bir çok araştırmada erkeklerin yöneticilikle ilgili gereken özelliklere sahip olduğuna dair bir inanış var. Kadın çalışanların fazla olduğu sektörlerde bile kadınlar erkekler tarafından yönetilmektedir.

Erkek yöneticiler otoriterlik, liderlik, kriz anında soğukkanlı davranabilme, analitik düşünme ve hızlı karar verme konusunda kadınlara göre daha başarılılar.

Kadınların duygusal, inatçı, detaylara önem verme, başarı hırsı, mükemmelliyetçilik, empati sahibi olma, iş yaşam dengesi kurabilme de erkeklerden daha iyi oldukları tespit edilmiş.(ERNST-YOUNG)

Kadın yöneticiler, empati yapabilme konusunda iyi oldukları için, tolerans sahibi. Ekip çalışmasına daha yatkınlar, destekleyici yönetim anlayışları var. Erkeklerden farklı oldukları kesin ama bu onların iyi yönetici olmalarına engel değil. Bu farklılıklar üstünlüğe dönüştürülebilir.

Ama kadın yöneticilerin kırması gereken bazı kalıplar ve genellemeler var.

Her gittikleri yerde bunlarla karşılaşıyorlar. Kendilerine yakıştırılan bu imajlarla mücadele etmek ve aksini ispat etmek zorundalar.

-Kadın yöneticiler kaprislidir. Böyle nitelendirilmelerinin sebebi aşırı detaycı, titiz, ısrarcı olmaları.

-Kadınların değişken ruh haline sahiptirler. Aslında bu kadınların değişen şartlara daha iyi uyum sağlamasına neden olan iyi bir özellik.

-Başarı motivasyonu düşük, başarıya odaklı değiller. Kadınlar için iş hep ikinci planda gelir.

-Kadınların sözel, erkeklerin matematiksel becerileri yüksektir inanışı. İnsan beyni incelendiğinde, analitik düşünce ile ilgili gri beyin hücrelerinin kadınlarda daha az olduğu ispatlanmış. Ama bunun yanında beynin iki bölümü arasında iletişimi sağlayan beyaz beyin hücrelerinin kadınlarda erkeklerden daha fazla olduğu gözlenmiş. Kadın ve erkek beyni farklı çalışıyor. Bu doğru ama bir beyin diğerine üstün değil.

-Kadınlar hem evde hem işte çalışmak zorundalar bir erkek kadar işlerine zaman ayıramazlar. Ama kadınlar hem evde hem işte çalışmak zorunda oldukları için çok yönlüler. Mükemmel bir organizasyon kaabiliyetleri var.

-Kadınlar duygusaldır. Kadınların duygusal olması bir avantaj. Yönetsel kararlarını etkilemediği sürece.

-Bebek sahibi olduğunda işi unutur. İş kesintiye uğrar inanışı.

-Kadından emir alınmaz.Bununla mücadele daha da zor. Özellikle kadın astlar kadınlardan emir almak istemiyorlar.

Kadınların yönetici olarak bazı handikapları var bu yadsınamaz. Kadın yöneticiler çalışanlarına amirlik yapmak istemiyorlar. Çok otoriter görünmeyi erkeksi buluyorlar. Daha arkadaşça ilişkiler geliştiriyorlar.

Kadınlar kendilerine erkekler kadar güvenmiyorlar.Bunun en önemli sebeplerinden biri yetiştiriliş şekliyle ve kadının toplumdaki rolü ile alakalı. Erkek çocukları daha dışarıya yönelik, hırslı, risk alacak, rekabet gücü yüksek, saldırgan olarak yetiştiriliyor. Kız çocukları ise daha ailevi sorumluluklar verilip, daha itaatkar yetiştiriliyor.

Duygusal olarak nitelendirildikleri için erkek yöneticilere göre daha sert olabiliyorlar. Erkek egemen alanlarda daha sert olmaya zorlanabiliyorlar. Hırsları yıkıcı olabiliyor. Dialogtan kaçınır bir tavır izleyebiliyorlar.Bu da uzun vadede bir yöneticiye zarar veren bir tutum.

Kadın yönetici olmak özel bir çaba gerektiriyor. Kadın yöneticiler erkek yöneticilerden daha fazla çalışmak zorundalar. Kimse onlara daha fazla çalış demiyor. Ama bulunduğu ortam içerisinde mecburen daha fedakarlar. Daha fazla sorumluluk alıyorlar. Çünkü sürekli olarak kendilerini ispat etmeleri gerekiyor. Sürekli organizasyonlar yapıyorlar. Yeniliklerin peşindeler.

Kadın yönetici olmak çok zor. En kötüsü de bu kadar çaba gösterip, herkesten çok çalışmasına rağmen cam tavanlarla karşılaşması. Aslında bu cam tavanlar kadınların zihnine kazınmış. Tüm yaşamları boyunca kafalarını cam tavanlara çarpa çarpa öğretilmiştir. Bir insanın hayalleri tavan yüksekliğini gösterir. Yapabileceklerinin sınırlarını insan kendi zihninde belirler. Siz cam tavanları kaldırmadan kimse size yardım edemez.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 165
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3622
Kayıt tarihi
: 20.09.09
 
 

Evli bir çocuk annesiyim. Eğitim alanında çalışıyorum. Felsefe, sosyoloji, edebiyat alannda atöly..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster