Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '19

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
71
 

Cambaza Bak "Can-baz"a!

Türkiye, son yıllarda yurt içinde yaptığı otoban, metro, köprü gibi yeni yollar yaparken, dış politakada da klasik TC siyasetinin dışında yollar arıyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı'nın "diklenmeden dik durmak" diye özetlediği bu yeni dış politika yaklaşımı sonuç vermeye başladıkça, dünyanın egemen güçleri ile cedelleşmek kaçınılmaz oluyor.

Sonuçta, İkinci Dünya Savaşından sonra kurulan dünya düzeni, dünyanın "beş büyük"ünün at oynattığı dünya oldu. Özellikle ABD ve SSCB dünyayı iki kutuplu yapıp herbirinin kontrolunü ellerine aldılar.

SSCB'nin yıkılmasından sonra ABD'nin jandarmalığını yaptığı tek kutuplu dünya kaldı ortada...Emperyalist kapitalizmin seksenlerden sonraki hakimiyetinin dünyayı nasıl dönüştürdüğünü hepimiz izledik.

Bu dönüşüm, özellikle İslam Dünyası üzerinde oldu...Osmanlı'nın yıkılmasından sonra zaten başsız kalan İslam coğrafyası, SSCB'nin de çökmesiyle, ABD'nin çobansız sürüye saldıran kurt sürüsü gibi saldırısına hedef oldu.

İsrail'in güvenliği, petrol alanlarının selameti gibi gerekçeler, şehirleri yok etti, binerce Müslüman kanı oluk oluk aktı... Sonunda ölenler öldü kalanlar yaşayabilmek için yollara düştü.

Bu büyük göç'ün bedelinin ne olduğunu da söylemeye gerek yok... Türkiye dışında hemen hiç bir ülkede huzur rahat bulamadı göçmenler... Zaten çoğu oralara uluşamadan denizlende, çöllerde ölüp gittiler.

Konuyu uzatmaya gerek yok, bunları zaten canlı yayınlarda izliyoruz bugünün dünyasında...

Türkiye, bu dünyanın bu adaletsiz düzenine karşı bayrak açan tek ülke...Tek ülke derken, tek iktidar anlamında söylüyorum. Zira, bu ülkede yaşayıp emperyalist emellerine gönüllü teslim olanlar da var.

Türkiyedeki Siyasi iktidarın, Putin elinde yeniden küresel güç olan Rusya ile Amerika arasında oynadığı siyaset oyununu cambazlık olarak niteleyenler var.

Doğrudur... Türkiye, Sultan Abdülhamit Han döneminde olduğu gibi, küresel güçler karşısında "cambazlık" yaparak dış politikasını yürütüyor.

Amerika ile YPG'nin Fıratın Batısını boşaltması için anlaşırken, Rusya ile de Doğusunu boşaltması için anlaşma yapıyor.

Trump gibi bir türlü denge tutturamayan bir Amerikan Başkanı ve Amerikan müesses nizamı arasında ezilmemek için manevralar yapıyor.

Şu son yıllar, dış politikada en çok maharet ve marifet sergilediğimiz yıllar oldu dersek abartmış olmayız...

Evet, buna "cambazlık" diyebiliriz...Ama cambaz kelimesinin kökenine inerek anlamalıyız bunu.

Cambaz=Can isim köküne -baz eki getirilerek türemiş Farsça asıllı bir kelimedir... Buradaki "can" malum hayatiyet iken -baz eki oynayan anlamına gelir...(ses uyumu gereği caMbaz olmuştur)

Sözcük, ip üzerinde hayatını ortaya koyarak gösteri yapan insanlara isim olmuştur ama zamanla  ikili oynayan güvenilmez insan tipleri için de kullanılmıştır.

Dış politika ülkelerin menfaatleri üzerine kurulu olduğuna göre, Türkiyenin yaptığını zor şartlarda cambazlık yaparak bekasını ve güvenliğini korumak olarak anlamalıyız.

Gerçekten de alkışlanacak bir dış politika yürütüyor dışişleri bakanlığımız...Tabii ki Başkan Erdoğan'ın riyasetinde...

Evet, cambazlık tehlikeli bir iştir ama sonunda hedefine ulaşmak da var...Türkiye, sonunda varması gereken yere varacak...

Kendi şanlı tarihi ile arasına uçurum koyanlara inat, o uçurumun üzerinden bir cambaz marifetiyle karşıya geçip ezeli ve ebedi misyonuna sahip çıkacak...

Allah yar ve yardımcımız olsun!

 

Canmehmet, Yorum Dükkanı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Ali Bey, “Hristiyan Batı bizi ne zaman sever veya sevmez?” sorusunun cevabını, İngiliz ajanı Armstrong yazdığı ve M.Kemal Paşa’nın da sağlığında okuduğu “Bozkurt” isimli kitabında veriyor. (M.Kemal: “Hepimiz, bütün Müslüman kardeşlerimizin özgür olmasını dileriz. Ancak, dileklerimizin ötesinde onlara hiçbir şekilde yardım edemeyiz”) cevabını verdi. Meclis’te de (M.Kemal) şunları söyledi: “Ben ne bütün İslam milletlerinin birliğine, hatta ne de Türk halklarının birliğine inanıyorum.” İngiliz Ajanı kitabında beklentilerini şöyle açıklamaktadır: “Beş yüz yıldır Türkler Irak’ta, Arabistan’da ve Afrika’da dövüşmüşler ve ölmüşlerdi; hiçbir kazançları olmaksızın Padişah tarafından arsızca sömürülmüşlerdi: Artık yetmişti! (Mustafa Kemal) Osmanlı İmparatorluğu’nu diriltmeye filan kalkışmayacaktı.” İngiliz Ajanın vurguladığı: 1)Müslümanlardan uzak durun. 2)Osmanlı mirasını-davasını unutun. Eğer unutmazsanız her zaman bizi karşınızda bulursunuz.Tüm hikaye budur. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 31.10.2019 17:51
Cevap :
Bir kelime eklemeye bile gerek olmayan bir yorum Mehmet Bey..Elinize sağlık..Teşekkür ederim..Selamlarımla  01.11.2019 21:04
 

Hoş geldiniz Ali bey, ne iyi ettiniz, iyi ki geldiniz. Sağlıcakla ve Huzurla Kalın İnşaallah...

Yorum Dükkanı 
 31.10.2019 0:52
Cevap :
Hoşbulduk değerli YD kardeş hoşbulduk...Selamlar, sevgiler   01.11.2019 21:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1617
Toplam yorum
: 4204
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 783
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster