Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
211
 

Cami avlusundan izlenimler

Cami avlusundan izlenimler
 

19 Mayıs 2009 günü evden çıkarak, kırtasiyecilik yapan bir arkadaşıma uğradım. Güncel yaşamla ilgili süren sohbetimiz sırasında arkadaşım, "Sende araba var. Mustafa'yı da alalım. Cenaze törenine katılalım." dedi. Önerisini memnuniyetle kabul ettim. Diğer arkadaşa da uğrayarak, O' nu da aldık ve yola koyulduk.

Teşvikiye Camii' nin bahçesine vardığımızda saat onbeş otuzu gösteriyordu. Cami avlusu ve ön tarafta bulunan cadde çoktan dolmuş, ikindi namazına yetişecek olan Prf. Dr. Saylan' ın cenazesi bekleniyordu. Avlu içinde kendimize uygun bir yer bularak, beklemeye koyulduk. Bulunduğumuz yer, tesadüfen TV kameralarının tam önüne denk gelmişti. Bu sayede; göz önünde olan politikacıları, sanatçıları, edebiyatçıları, yazarları, işadamlarını ve TV'lerde yorum yapan birçok tanıdık isimleri yakından görme ve yorumlarını dinleme şansımız oldu.

Cami avlusunda beklediğimiz saatler boyunca ve sonrasında, daha önce belki farkında olduğumuz ama çok da önemsemediğimiz önemli gözlemlerimiz ve tespitlerimizde oldu.

1- Her kesimden insanın bir arada olduğu ender bir topluluktu.İnsanların büyük çoğunluğu birbirini tanımıyordu. Oraya kendiliklerinden gelmişlerdi.

2-Ünlü katılımcılar oldukça doğaldılar. Örneğin, yazar Nihat Genç ve avluya sonradan gelen Cumhuriyet Başsavcısı onursal başkanı Kanadoğlu'nun halkın içine karışarak, onlarla sohbet etmeleri, sıkıcı ve yorucu olmadan yöneltilen sorulara, içten yanıt vermeleri övgüye değer davranışlardı. Bir ara kaldırımın kenarına oturan Nihat Genç halkla iç içe oldukça rahat ve yalnız kalabiliyordu. Sabih Kanadoğlu, yaptığı sohbetlerden sonra dinlenmek için, şadırvanın karşısındaki bir beton bank üzerine oturduğunda, insanlar onun yanına sokularak rahatsız etmediler. Ne zaman ki O ayağa kalkarak sohbet için, insanların yanına yaklaştığında, insanların mutluluğu gözlerinden okunmaya başlıyordu. Onların dışında dizi filmlerden ve sinemadan tanıdığımız sanatçılar, yorumcular, siyasetçiler, oldukça sıradan ve rahatça beklemelerine devam ettiler.

3- Orada bulunanlar tepkili insanlardı. Fakat; öfkeli ve kindar değildiler. Atılan sloganlar özenle seçilmiş ve o atmosfere uygundu. Bir kere bile taşkınlık yapan olmadığı gibi farklı söylemde bulunan da olmadı.

4-Cami avlusunun değişik noktalarında ellerinde Kur' anı Kerim' lerle hatim inen, Yasin-i Şerif okuyan kırk kadar sayabildiğimiz genç kızlar ve kadınlar durmadan okudular.

5-Cami hoparlöründen avluya yapılan Kur'anı Kerim hatmi sırasında, herkes saygı ve dualarla hatmi dinledi. Namazının sonunda, din tekelini elinde bulunduranlara inat, insanlar ellerini açıp dualarını okudular.

6- Kendiliğinden oluşan küçük grupların sohbetleri sırasında, ortaya çıkan genel bir kanı vardı. Hatta yazarlara ve siyasetçilere sorulan sorularında büyük kısmı bu bölümle ilgiliydi. Örneğin;

a-İnsanlar.. korkuya kapıldıklarını söylüyorlardı. En büyük korkuları da hiç hak etmedikleri halde, karşıt görüşlü insanların kendilerini din düşmanı gibi göstermeleri ve "Kafir" olarak ilan etmeleriydi. Bir çoğu bu durumdan şikayetçiydi ve isyan ediyordu. Artık, bu ülkede " AKP'li olmayan, din düşmanıdır." izlenimi verilmesinden herkes rahatsızdı.

b-Akp yandaşlarının peşin hükümlü ve kindar bir tavır takınmaları gözlerini korkutmuştu. En belirgin olarak da, toplumu ilgilendiren önemli kararların yanlışlığı karşısında karşı çıkanlara takındıkları sert tavırlar, içlerinden bazılarının fütursuz davranışları, sermaye aktarımlarında yaptıklarının söyledikleriyle uyuşmaması ve başka nedenlerin yanı sıra ehliyetsiz ve yetersizliği göz önünde olanları sahiplenerek, onları dini tasvirlerle süsleme ve koruma çalışmaları , kendilerine karşı takındıkları düşmanca tavırlar ve saldırılardan endişeliydiler.

c-Birbirlerine, toplumun bu sıkıntıyı aşıp aşamayacağı, yada bu durumdan nasıl çıkılacağı hakkında doyurucu bir açıklama bulamayışları, buna karşın AKP yandaşlarının gerilimi tırmandırıcı açıklamaları karamsarlığın ne denli büyük olduğunu ortaya koyuyordu.

d- Akp yandaşlarının korku dağlarını büyütme isteklerinin her geçen gün artırması gittikçe ve artan şekilde şiddete yönelme isteği ve arzusu; buna karşın kendilerini nasıl koruyacakları ve güvende hissedecekleri hakkında güvencelerinin olmaması korkusu, ( malum dava, dinlenme, gözaltı, mahalle baskısı, saldırı vs. ) genel bir rahatsızlığın günden güne büyüdüğünü gösteriyordu.

Sonuç olarak, Devletin yapısını oluşturan Yargı-Yürütme ve Yasama ile ilgili sorunlar halkın ayrı bir rafında duruyorken, yukarıda saydığımız etkenlerin sonuçları daha bir vahim sonuç olarak gözümüze çarpanlardı. Artık, insanlar iş - güç, geçim sorunlarını bir kenara bırakarak, yaşanan gündemin sonucu ortaya çıkan "onlar -biz " ayrımcılığının yarattığı sıkıntılardan ve olası kötü sonuçlarından bahsediyor olmalarıydı.

7- Yukarıdaki gözlemlerimizi destekleyen en önemli etkenlerden birisi de törene katılan insanların ortalama özellikleriydi.

Diyebiliriz ki; katılımcıların yüzde sekseni orta yaş gurubu insanlardan oluşuyordu. Peki, bu ne anlama geliyor diye bilirsiniz.

Alanlardaki insanlar, 12 Eylül öncesini ve sonrasını yaşayan, sonuçlarını ağır bedellerle ödeyenlerdi. Öyle bir görüntü vardı ki, büyük bir çoğunluğu 12 Eylülden bu yana belki de ilk defa böylesine bir toplumsal bir dayanışma gününde bir araya geliyorlardı. Toplulukta; 12 Eylül’ün ölü toprağını silkinip atma telaşları hissediliyordu..

Sayın Saylan’ın cenaze töreni, otuz yıldır yaşadıkları toplumda; kendilerini siyasi ortamlardan ve toplumsal olaylardan sıyrılarak, kenara çeken ve soyutlayan, yaşananlar karşısında sessizliğe bürünen, mümkün olduğunca siyasetten uzak duran ve karışmayan insanların artık alanlara yönelerek, tepkilerini birlik olarak gösterme çabalarıydı. İnsanların korkularını yıkarak, cesaretlerini kazandıkları ve sessiz tepkilerini coşkuya dönüştürdükleri bir gündü…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 1449
Kayıt tarihi
: 19.05.07
 
 

Merhabalar. Uzun yıllardır ailemle birlikte İstanbul'da yaşıyorum. Bir süre özel sektörde çalıştım. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster