Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
3563
 

Cami kapatmakla tiyatro kapatmak aynı mıdır?

Cami kapatmakla tiyatro kapatmak aynı mıdır?
 

Eski tiyatrocu ve sinema oyuncusu Ayşen Gruda, katıldığı bir televizyon programında tiyatro ve cami  kapatmalarına karşı şunları söylüyor:""Cami nasıl bir mabedse, tiyatro da aynı şekilde mabeddir. Yani kutsaldır. O yüzden camiyi kapatmakla tiyatroyu kapatmak arasında bir fark yok. Camide insanlar vaaz yoluyla Tanrı'nın öğretilerini öğrenir ve ibadet yapar, tiyatroda da hayatla ilgili birçok şey öğrenir. İkisini de kapatmak kutsala saldırıdır"

Cumhuriyet aynı zamanda kolay kazanılmış kutsallıklar rejimi oldu bu ülkede. Rejim kendi paradigmasını yayan  her şeyi kutsal ilan etti. Öğretmenler, okullar, tiyatrolar ve kimi tarihi kişilikler...

Hatta, İslamın kutsal saydığı değerlerin dışında kalan hemen her şey bu Cumhuriyet kutsamasından bir ölçüde nasibini aldı.

Tiyatrocu Ayşen Gruda, bu "cumhuriyet"in çocuğudur. Böyle bir zihniyetle yetişmiş birinden, yukardaki sözleri işitmek hiç de şaşırtıcı gelmedi bana. Elbette, cumhuriyeti "din" olarak benimsemiş bir zihniyet için  kutsal olan tiyatro olacaktır.

Biz de modern tiyatronun ilk örneklerin verenlerden olan Namık Kemal, tiyatroyu, insanın sevgilisinden ders alması gibi zevkli bir okul olarak tanımlar. Tiyatronun böyle bir özelliği vardır. En azından dil ve diksiyon eğitimi için birebirdir tiyatro.

Ne var ki, tiyatroyla camiyi aynı kefeye koymak ancak "cumhuriyet çocuğu"nun söyleyeceği bir söz olabilir. Ne Namık Kemal ne başkaları böyle bir kutsallık izafe ederler tiyatroya ve etmediler.

Tiyatrolar kapatılmasın...Kimse tiyatro kapatılsın demiyor. Aslında tiyatro da diğer görsel sanatlar gibi her inanca, her ideolojiye ve her dine hizmet edebilir. Bizdeki yerleşik kanaatin aksine, Batıda tiyatro da musiki gibi kiliseden doğmuştur.

Ne var ki, "cumhuriyeti" İslamın yerine din olarak ikame etmek isteyen zihniyet için, tiyatro bu yeni dinin mabedlerinden biri haline getirilmiştir. Getirilmiştir de ne olmuştur?

Ayşen Gruda gibi, bazı müminler ve mümineler yetişmiş olsa da, hiç bir zaman ve hiç bir şekilde caminin yerini tutmamıştır.

Ayşen Gruda'nın bu "şehadet sözleri" aslında tiyatronun bu ülkede niye halk tabanına yayılmadığının, neden tiyatrocuların kendileri çalıp kendileri oynadığının da bir göstergesidir.

Cumhuriyet'in müminleri tiyatroya giderken İslamın müminleri de camileri doldurdular.

Başka ne olabilirdi ki!... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ali hocam, biz buradaki zenci cocuklara beyazlar ne der bilirmisin? Icindeki bu kini ve nefreti at artik gecmis gecmiste kaldi gelecege bak baska turlu bir arada olamayiz!

Newyorker 
 04.04.2013 3:01
Cevap :
Zenci benzetmesini doğru yapmışsın Newyorklu...Yalnız nefret çağrısını bizim beyazlara yapacaksın bize değil...Hala,tiyatroyla camiyi aynı kefeye koyan onlar ben değilim...Bir Müslümanın doğal tepkisi bu..Oysa biz onların "kutsallarına" bir laf etsek, senin adamlar ağız dolusu küfür ediyor...Örnekleri buralarda çok var Nüwyorklu...  04.04.2013 11:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 4200
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 778
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster