Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '13

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
213
 

Cami'ye yardım...

Cami'ye yardım...
 

Türkiye’de 90 bine yakın cami var.

Toplam nüfus 76 milyon. Kayıtlara göre nüfusun % 15’i Alevi, % 2’si Gayri Müslim. Buna göre camilerden yararlanan nüfus takriben 63 milyon kadar.

Kadın- erkek, genç-yaşlı 700 kişiye bir cami düşüyor. Çocukları, kadınları, engellileri vb. çıkardığımızda tahminen 300 kişiye bir cami düşer. Diyanet’in 120 bin kadar olan din görevlisinin, yine 90 bin kadarı camilerde görev alıyor. Yani yaklaşık 300 kişinin bir imamı/vaizi var.

Ama bu üç yüz kişi imamını sadece Cuma'dan Cuma'ya, bayramdan bayrama görüyor…

Camilerimiz ancak Cuma namazlarında ve iki Bayram Namazında dolup taşıyor, Hatta merkezi konumdaki bazı camilerde müminler cami dışında namazlarını kılmak zorunda kalıyorlar. Ama aynı şeyi vakit namazları için söylemek zor. Bu yüzden İmamlar, namaza gelenleri,  camiye sürekli gelmeleri konusunda uyarmak durumunda kalıyorlar.

Doğrusunu söylemek gerekirse, bazı cami imamları adeta sinek avlıyor.

Bir imamın günlük çalışma süresi en fazla üç saattir. Haftada 21 saat eder.

Dört kişilik cami de var(Trabzon Uzungöl  beldesinde turizm amacıyla inşa edilmiş), 28 bin kişilik de(Sabancı Merkez Cami/Adana).

Mescitler cami sayısına dâhil değil. 90 bin kadar caminin % 15’i son on yılda yapılmış.

Hükümetin 2013 yılı için Diyanet İşleri Başkanlığı’na ayırdığı bütçe 4 milyar 604 milyon lira. Bu rakam 11 Bakanlığın bütçesinden daha fazla.

Buna rağmen bitmeyen cami inşaatları(!) ya da cami ihtiyaçları için bir çok köşe başında toplanan “(camiye)yardım” lar…

“Camiye yardım” adı altında toplanan paraların büyük kısmı makbuzlandırılmıyor. Millet Allah rızası için, “dilenciye” sadaka verir gibi, gönlünden ne koparsa veriyor camiye. Toplanan paraların yekûnu, belki de Diyanete ayrılan bütçeden daha fazla… Bu paranın ne hesabını tutan var, ne de nereye harcandığını soran. Yardımların yerinde kullanılması tamamen toplayanın vicdanına kalmış durumda. Konunun hassasiyetinden dolayı da  kimse bu insanlara ne yaptığını sormuyor. Acaba sorarsak “tepki alırız” ya da “günah” diye mi düşünüyorlar dersiniz?

Bir de camiye yardım karşılığı içki ruhsatı verilmesi konusu gündeme gelmişti. Bu da artık işin suyunun çıkmış halidir…

Malum, vicdani duygularla dilencilere de çok para veriliyor. Foyası ortaya çıkan pek çok dilencinin dudak uçuklatacak kadar zengin olduğunu televizyonlardan sıkça izliyoruz. Bilindiği üzere dilenciler de makbuz vermiyor…

Bir haberde izlemiştim; minibüsle birkaç köşe başına dağıtılan manken dilenciler, saati gelince hasılatı ile birlikte toplanıyor. Halkımız, manken dilenciye bile yardım edecek kadar alçak gönüllü ve saf.

Maket cami üzerinden yardım toplayan da var mı acaba?

Şimdi bir kıyaslama yapalım.

İran’ın nüfusu 77 milyon ve cami sayısı 48 bin,

Mısır’ın nüfusu 84 milyon ve cami sayısı 67 bin,

S. Arabistan’ın nüfusu 28 milyon ve milyonlarca Müslüman turist ağırlayan bu ülkede cami sayısı sadece 38 bin.

***

Türkiye’de toplam 68 bin kadar okul var.

MEB’ nın  2011-2012 eğitim öğretim yılı istatistiklerine göre Türkiye'de 60 bin 165 okulda toplam 25 milyon 429 bin 670 öğrenci eğitim görüyor, 880 bin 317 öğretmen de hizmet veriyor.  Bütün okullardaki derslik sayısı 607 bin.

4-5 kişilik okul  pek yok. Tek derslikli okullar ise çok. Öğretmeni olmayan derslik ve öğrenci sayısını ise MEB istatistiklerinde görmek mümkün değil. 

2013 yılı norm kadro öğretmen açığı 153 bin  olarak biliniyor. En kalabalık okullarda 5 bin kadar öğrenci eğitim görüyor. (Sultangazi-Esentepe). Bu gibi okullarda Derslikler 60-70 kişiye çıkabiliyor.

Türkiye’nin en büyük okulu ise bir İmam Hatip Lisesi (Bahçeşehir-İstanbul).

25 milyon öğrencinin büyük bölümü sadece cumadan cumaya değil, haftanın her günü ve günde en az 5-6 saat ders görüyor.

Okul başına düşen ortalama öğrenci sayısı 417, öğretmen sayısı 15.

Derslik başına düşen ortalama öğrenci sayısı 40 civarında(İkili öğretim olmadığına göre). İdeali 15-16.

15 saat derse giren öğretmen olduğu gibi, 40 saat dersi olan öğretmen de var. Haftalık ders saati ortalama 25-30 denilebilir. Evde yazılı sorusu hazırlama, yazılı okuma süreleri de buna ilave edilebilir.

Maaşlara gelince:

Yılın büyük bölümünü çalışmadan boş boş geçiren öğretmenlerin maaşlarını daha yüksek olmasını bekleyemezsiniz herhalde…

Sağlıklı ve mutlu kalın.

03.09.2013. 10.40 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 136
Toplam yorum
: 118
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 2672
Kayıt tarihi
: 20.03.11
 
 

Duyarlı olduğum konularda; düşündüklerimi, bildiklerimi ve birikimlerimi paylaşmak üzere burada b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster