Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Haziran '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
83
 

Camiler ve ezan vakti

 

EZAN

Türkiye’de gereğinden çok fazla cami ve din adamı var. Her ne kadar bu konuda bir araştırma yapmadıysam ve sayılarla ifade edemeyeceksem de, deneyimlerimiz ve gözlemlerimizle bu sonuca varmamız hiçte zor değil. 1998-2002 yılları arasında İstanbul’da Beşiktaş’ın Dikilitaş mahallesinde yaşadım. Burada beni en çok rahatsız eden şeylerden biri de çok yakınımızda bulunan birkaç caminin arka arkaya ezana başlamasıyla birlikte tüm binanın hoparlörden yükselen sesle birlikte adeta titremesiydi. Yazın pencereler açıksa mutlaka kapatırdım çünkü bu fasıl nerdeyse yarım saat sürerdi ve bazılarının sesleri öyle kötüydü ki çok rahatsız olurdum.

Biraz yüksekçe bir yerde olduğumuz için 5.kattaki dairemizin balkonundan oldukça geniş bir alanı görebiliyorduk. Balkona hava almak için çıktığım bir gün birden ne kadar çok cami olduğunu fark ettim ve saydım. Gözümün görebildiği alan içinde tam 21 tane cami saydım ve inanamadım tekrar saydım. Bu defa 22 taneydi! Eee ne de olsa köylerine zorla cami yaptırılan bir ülkede yaşıyoruz!

Bir ara bu konuyu bir grup arkadaşımla tartışmıştık. Eskiden saat olmadığı için insanlara ibadet vaktini hatırlatmak için din adamının ahaliyi ibadete çağırması gelenek olmuş ve bu gelenek zamanla yerleşmiş. Peki, saat bulunduktan sonra ne olmuş. Bir şey değişmemiş. Ahali ibadet vaktini unutabilir diye hocalarla ibadete davet devam etmiş. Önceleri hocanın sesi yeterli geliyormuş ama sonraları daha geniş bir kitleyi davet edebilmek amacıyla yüksek teknolojiden yararlanarak hoparlörler yerleştirmişler minarelerin tepelerine. Kimse, ‘Durun burada bir yanlışlık var, devir değişti, çağa uymamız gerek’ diyememiş anlaşılan ve bugün hala bu adamlar herkese ibadet vaktini hatırlatmayı en kutsal görev sayıyor ve işlerine devam ediyor.

Şimdi konu şu: kimseibadet vaktini bilmiyor mu ki böyle günde 5 vakit büyük bir gürültüyle bildirme ihtiyacı duyuluyor? Hem neden sayıları bu kadar fazla? Böyle gelmiş böyle gider mi diyorlar bu adamlar? Çok yanılıyorlar! Bence bu insanlar Türkiye’de ibadete cömertçe ayrılan zamanın yarısını bile yolsuzlukların, yalanların talanların, faili meçhul denilip bir tarafa bırakılan cinayetlerin aydınlatılması için ayırsalar daha hayırlı bir iş yapmış olurlar! Dini politikaya alet eden politikacılara da onların elinde kukla gibi hareket edenlere de lanet olsun! Böyle gelmiş ama böyle gitmeyecek çünkü artık bilgi ve teknoloji çağında yaşıyoruz ve gerçeklerden kaçış olamayacak!

Bugün Türkiye’de bilim adamı değil de habire din adamı yetiştirilmesinin kasıtlı bir nedeni olmasın? Yoksa bu işin altında da yabancı devletlerin parmağı mı var. Türkiye’nin geri kalması onların işine geldiği için gizli bir politika ile Türkiye’yi din devleti yapmaya mı çalışıyorlar?

Ama bazıları istese de istemese bir şeyler değişecek. Öyle ya madem küreselleşmeden söz ediliyor, dünyanın değişmekte olduğu kabul ediliyor, bu konuda da değişimin eninde sonunda olacağı kesin.  Standartların uygulandığı bir dünyada yaşıyoruz artık. Bu yeni dünyada çevre kirliliği başta olmak üzere, görsel kirliliğe ve gürültü kirliliğine izin verilmiyor.

Osmanlı İmparatorluğu neden yıkılıp parçalandı? Çünkü dünyadaki değişimleri takip edemedi, değişimlere ayak uyduramadı ve geri kaldı sonunda da yok olup gitti. Şimdi Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının kurduğu Türkiye’yi geriye götürmek isteyenler maalesef bunu başaramayacaklar. Türkiye değişime ayak uydurmak zorunda kalacak.

Amerika’da 8 yıl yaşadım ve hafta içi hiçbir gün kilise çanını duymadım. Sadece Pazar günleri çok uzaktan gelen bir kilise çanını belli belirsiz duyardım o kadar. Amerika’nın pek çok eyaletinde bulundum pek çok yerini gördüm ama kiliselerin insanları rahatsız ettiğini ne gördüm ne duydum. İngiltere’de de aynı durum. Zaten öyle günlük hayatı rahatsız edici boyutta etkileyecek bir duruma oralarda müsaade etmezler.

Bence ibadet etmek için camiye gitmeye bile gerek yok! Hem günde beş vakit ibadet şart mı? Bir sabah kalktığında bir de gece yatmadan adam gibi ibadet et yeter. Ne camiye ne hocaya ne hacıya ihtiyacımız var. Zaten insanın niyeti bozuksa günde beş defa değil beş bin defa da ibadet etse boşa değil mi?

 

 

EZAN

Türkiye’de gereğinden çok fazla cami ve din adamı var. Her ne kadar bu konuda bir araştırma yapmadıysam ve sayılarla ifade edemeyeceksem de, deneyimlerimiz ve gözlemlerimizle bu sonuca varmamız hiçte zor değil. 1998-2002 yılları arasında İstanbul’da Beşiktaş’ın Dikilitaş mahallesinde yaşadım. Burada beni en çok rahatsız eden şeylerden biri de çok yakınımızda bulunan birkaç caminin arka arkaya ezana başlamasıyla birlikte tüm binanın hoparlörden yükselen sesle birlikte adeta titremesiydi. Yazın pencereler açıksa mutlaka kapatırdım çünkü bu fasıl nerdeyse yarım saat sürerdi ve bazılarının sesleri öyle kötüydü ki çok rahatsız olurdum.

Biraz yüksekçe bir yerde olduğumuz için 5.kattaki dairemizin balkonundan oldukça geniş bir alanı görebiliyorduk. Balkona hava almak için çıktığım bir gün birden ne kadar çok cami olduğunu fark ettim ve saydım. Gözümün görebildiği alan içinde tam 21 tane cami saydım ve inanamadım tekrar saydım. Bu defa 22 taneydi! Eee ne de olsa köylerine zorla cami yaptırılan bir ülkede yaşıyoruz!

Bir ara bu konuyu bir grup arkadaşımla tartışmıştık. Eskiden saat olmadığı için insanlara ibadet vaktini hatırlatmak için din adamının ahaliyi ibadete çağırması gelenek olmuş ve bu gelenek zamanla yerleşmiş. Peki, saat bulunduktan sonra ne olmuş. Bir şey değişmemiş. Ahali ibadet vaktini unutabilir diye hocalarla ibadete davet devam etmiş. Önceleri hocanın sesi yeterli geliyormuş ama sonraları daha geniş bir kitleyi davet edebilmek amacıyla yüksek teknolojiden yararlanarak hoparlörler yerleştirmişler minarelerin tepelerine. Kimse, ‘Durun burada bir yanlışlık var, devir değişti, çağa uymamız gerek’ diyememiş anlaşılan ve bugün hala bu adamlar herkese ibadet vaktini hatırlatmayı en kutsal görev sayıyor ve işlerine devam ediyor.

Şimdi konu şu: kimseibadet vaktini bilmiyor mu ki böyle günde 5 vakit büyük bir gürültüyle bildirme ihtiyacı duyuluyor? Hem neden sayıları bu kadar fazla? Böyle gelmiş böyle gider mi diyorlar bu adamlar? Çok yanılıyorlar! Bence bu insanlar Türkiye’de ibadete cömertçe ayrılan zamanın yarısını bile yolsuzlukların, yalanların talanların, faili meçhul denilip bir tarafa bırakılan cinayetlerin aydınlatılması için ayırsalar daha hayırlı bir iş yapmış olurlar! Dini politikaya alet eden politikacılara da onların elinde kukla gibi hareket edenlere de lanet olsun! Böyle gelmiş ama böyle gitmeyecek çünkü artık bilgi ve teknoloji çağında yaşıyoruz ve gerçeklerden kaçış olamayacak!

Bugün Türkiye’de bilim adamı değil de habire din adamı yetiştirilmesinin kasıtlı bir nedeni olmasın? Yoksa bu işin altında da yabancı devletlerin parmağı mı var. Türkiye’nin geri kalması onların işine geldiği için gizli bir politika ile Türkiye’yi din devleti yapmaya mı çalışıyorlar?

Ama bazıları istese de istemese bir şeyler değişecek. Öyle ya madem küreselleşmeden söz ediliyor, dünyanın değişmekte olduğu kabul ediliyor, bu konuda da değişimin eninde sonunda olacağı kesin.  Standartların uygulandığı bir dünyada yaşıyoruz artık. Bu yeni dünyada çevre kirliliği başta olmak üzere, görsel kirliliğe ve gürültü kirliliğine izin verilmiyor.

Osmanlı İmparatorluğu neden yıkılıp parçalandı? Çünkü dünyadaki değişimleri takip edemedi, değişimlere ayak uyduramadı ve geri kaldı sonunda da yok olup gitti. Şimdi Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının kurduğu Türkiye’yi geriye götürmek isteyenler maalesef bunu başaramayacaklar. Türkiye değişime ayak uydurmak zorunda kalacak.

Amerika’da 8 yıl yaşadım ve hafta içi hiçbir gün kilise çanını duymadım. Sadece Pazar günleri çok uzaktan gelen bir kilise çanını belli belirsiz duyardım o kadar. Amerika’nın pek çok eyaletinde bulundum pek çok yerini gördüm ama kiliselerin insanları rahatsız ettiğini ne gördüm ne duydum. İngiltere’de de aynı durum. Zaten öyle günlük hayatı rahatsız edici boyutta etkileyecek bir duruma oralarda müsaade etmezler.

Bence ibadet etmek için camiye gitmeye bile gerek yok! Hem günde beş vakit ibadet şart mı? Bir sabah kalktığında bir de gece yatmadan adam gibi ibadet et yeter. Ne camiye ne hocaya ne hacıya ihtiyacımız var. Zaten insanın niyeti bozuksa günde beş defa değil beş bin defa da ibadet etse boşa değil mi?

Hüseyin Başdoğan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1528
Kayıt tarihi
: 28.03.11
 
 

1995 İstanbul Üniversitesi, Yabancı Diller Bölümü İngilizce Öğretmenliği mezunuyum. Yuriçinde ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster