Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Şubat '09

 
Kategori
Yemek - Mutfak
Okunma Sayısı
945
 

Can boğazdan gelir, gider.

Can boğazdan gelir, gider.
 

İzmirìmin gevreği , tulumu ahh bir de kordonda çayı..


Yaş oldu 35 ben hala insanların neden yemek olayına bu denli önem verdiklerini anlayabilmiş değilim. "Can boğazdan gelir" atasözü çok küçük yaşlarımızda bizlere öğretilen ilk atasözlerinden ya da en sık duyduğumuz atasözlerinden biridir. Can boğazdan gelir evet, can çıkarken hığk diye çıkarılan ses boğazımızdan gelir. Can boğazdan gidiyor ahali uyanın.

Çocukluğumuzdan beri arkamızdan ağlamasın diye yedirilen yemekler, aman kan olsun diye içirilen şuruplar, aman çocuk sağlıklı görünsün diye sürekli yedirmeler şişmanlatmalar, çocuk yemeyeceğim dedikçe yiyeceksin bak uçak geliyor aç bakalım ağzını diye çocucğun karşısında maymuna dönmeler, yaş büyüyünce ilk iş yemek yapmayı öğrenmek aman mutfakta başarılı olunsun çabaları, erkeklerin biriyle evleneceği zaman bile güzel yemek yapıyor mu soruları.. AN-LA-MI-YO-RUM. Neden yemeğe bu kadar paye verildiğini anlamıyorum.

Nedir yemek yemek açlğımızın giderilmesi değil mi? Neden sadece açlığımızı giderip kalkamıyoruz sofradan. Sonrasını çok iyi biliyoruz aslında o dakika yenilen yemekler lop lop et pıt pıt yağ olarak vücudumuza geri dönüyor.

Yeter artık çocukların ağzına tıkamayın yemekleri, yemek istemiyorsa yemesin elbette acıkacak ve yan yan yanaşacak size. Merak etmeyin bir öğün aç kaldı diye kimse ölmedi. Araştırmalar gösteriyor ki 0-6 yaş arasında kilolu olan çocukların geleceği de maalesef şişman oluyor. İyi beslenildiği için şişman değil kimse aksine iyi beslenemediği için şişman. Pilavın yanında ekmek yediği için, rejim yapıyorum diye bas bas bağırırken sözde hafif, kremalı yemekler salatalar yediği, hareket etmediği, et yemiyorum diye övünürken makarnaları pastaları löp löp götürdükleri, üç adım atmak yerine taxiye binmeyi tercih ettikleri için şişmanlar bu yüzden üç adım atıp nefes nefese kalıyorlar.

Tanrım yemek yemeyi başlı başına iş edinmiş insanlara sinir olmakla geçmeye başladı günlerim. Yemekteyiz, Yemektesiniz, Yemekteler programları içimdeki yemek düşmanlığını yeniden ortaya çıkardı. Herkes gourme olmuş, herkes herşeyi biliyor, herkes en iyisini yapıyor. Oysa hepimizin damak tadı farklı, hepimizin annesi çok güzel yemek yapıyordu değil mi ? Hep en güzel yemeği bizim annemiz yaptı en güzel makarnayı, en güzel pirzolayı, en güzel taze fasulyeyi.. Hep Ahmet`in Ayse`nin annesinin yaptığı yemek bizim annemizinkinden kötüydü. Niye? Çünkü annemizin eline alışmıştık, O`nun koyduğu tuza, yağa, şekere, limona ne bileyim işte ne varsa... Annemizin yaptığı yemekten az daha yağsızsa, salçasızsa beğenmedik diğerinin yaptığı yemekleri. Yağsız , tusuz dedik, fazlaysa çok yağlı olmuş edik geri çekildik. Bizleri kendi annelerimiz büyüttü ve bu yüzden size güzel gelen bana, bana güzel gelen size güzel gelmeyebilir. Bu yüzden herkesin yemek hakkında ahkam kesmesine sinir oluyorum.

Herkes herşeyi yiyiyor maşallah. Oysa ben kendime baktığımda kereviz yemiyorsam hiçbir şekilde bana o kerevizi yediremezler, yemekte bir diş sarımsağın onda bir bile olsa ben o yemeği yemem, yemek en sevdiğim yemek olsa bile. Kısırda havuç varsa yemem, kabağın dolmasını yerken kızartmasını koysalar önüme yemem, karnıyarığı bayıla bayıla yerken patlıcan dolmasını ağzıma sürmem mesela. Değil yarışmada nerede olursam olayım yiyeceğim ve yemeyeceğim yemekler vardır. Ama buna karşın yediğim herhangi bir yemeği mesela makarna yapış yapış bile olsa yerim ve ellerinize sağlık çok güzel olmuş da derim. Anlamadığım nasıl oluyor da herşeyi yiyiyor ve hiçbirisini beğenmiyorlar.

Neticede karın doyumaksa açlık gidermek, allaha şükür ben gevrek peynir ikilisiyle de bir elmayla da karnımı tıka basa doyurabiliyorum.

Birazcık boğazımıza dur demeyi öğrenelim, öğrenelim ki löp löp et olarak dolaşmayalım ortada. Biraz da önümüze getirilenle karnımızı doyurup "allah olmayana da versin" diyerek kalkmayı öğrenelim sofradan.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 517
Kayıt tarihi
: 03.02.09
 
 

1974 İzmir doğumluyum, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi mezunuyum. Çalışmıyorum. Bekarım çok s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster