Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ağustos '15

 
Kategori
Estetik / Güzellik
Okunma Sayısı
1103
 

Can emanettir sahibine varacak,uzuvlar dünya içindir toprakta kalacak

Can emanettir sahibine varacak,uzuvlar dünya içindir toprakta kalacak
 

Görsel alıntı


Kimi gerçek sağlığı için deva ararken, kimi de hayallerden ibaret, kilo vermek adına midesini, büyük burnunu küçültmek, göğüs kısmını büyütmek, yüzünü germek için fiziki güzellik arıyor. 

Her gün yüzlerce haber, binlerce reklam görüyor, okuyor ve haberdar oluyoruz. Peki, kimler niçin bu beyhude yollara başvuruyor.

İşte nedenleri: 

Ay Gül! Kız, burnun çok büyük sana hiç yakışmıyor, artık burun küçültmek ve düzeltmek çok basit. 

Ay Lale! Canım bu kilolardan kurtulman gerek. İstersen midene kelepçe bağla hemen zayıflarsın.

Ay Sümbül! Senin göğüslerin yok gibi, biliyorsun artık göğüs büyütmek sorun olmaktan çıktı. İstediğin anda onları büyütebilirsin.

Ay Yaprak! Kız senin dudakların zayıfça, istersen dudaklarını hani o S…....ne benzetebilirsin.

Ay Fidan! Arkadaşım senin boyun daha uzunca olmalı, duymadın mı? Boyu kısa olanların boyunu anında uzatıyorlar.

Ay Menekşe! Biz senle arkadaşız kusura bakma inan senin için söylüyorum, yüzdeki kırışıkları % 98, sarkmaları % 80, ince çizgileri  ise % 47 yok ediyorlar. En az 15-20 yaş genç görünürsün.

Mesele mahiyetini uzatmayalım. Allah’ın yarattığı vücut uzuvlarını işte böyle desinler, görsünler, beğensinler için neştere emanet ediyorlar.

Allah’ın yarattığı insana çirkin denir mi? Allah’ın yarattığı uzuvlar değiştirilir mi? Yüce Allah bütün varlığı kendine has bir mahiyette ve tabiata uygun yaratmıştır.  

Yüce Allah o dünyada “ Ey kulum neden, sizi yarattığım esas sıfat ve görünüşte huzuruma gelmediniz, benim sizi yarattığım sıfat ve fiziki görüntü nerede” derse ne cevap verecekler.

Her halde diyecekler ki “ Allah’ım kusura bakmayınız sizin bize verdiğiniz sıfatı ve fiziki görüntüyü biz beğenmedik, onun için biraz oradan, biraz şuradan değiştirdik “ diye cevap verecekler.

İnsanoğlunun sahip olduğu siması ve vücut yapısı Allah’ın yarattığı yapıdır. El, ayak, göz, kulak, burun, dudak, mide, boy sair organlar dış görünüş itibariyle mükemmel bir yapıda yaratılmıştır.

Yok, bizi mükemmel yaratmadın biz daha güzel olmak istiyoruz, demek Allah’a isyandır, şeytani bir düşüncedir.

İnsanın ezeli ve ebedi düşmanı olan şeytanın oyun tuzaklarından biriside insanların yaradılış şekillerini değiştirme çalışmasını körüklemektir.   

Çünkü o makamdan ve cennetten kovulduktan sonra insanlar için şöyle dedi” Onları mutlaka saptıracağım, muhakkak onları boş kuruntulara boğacağım, şüphesiz onlara vesvese vereceğim ki Allah’ın yarattığını değiştireceklerdir” dedi.

Biz size suret verip esas simalarınızla sizi mükemmel yarattık “ Ey insan nedir seni o Rabbin hakkında aldatan, o değil mi seni yaratan, bütün vücut sistemini düzenleyen, sana dengeli bir hilkat veren ve seni dilediği gibi terkib eden”  

İnsanlar daha güzel görünmek için yapılan estetik ameliyatlar haram kabul edilmiştir. İnsanın doğuştan getirdiği tabii güzelliğini ve yapısını değiştirme hakkı yoktur.

Allah’ın verdiği vücut ve vücut organları can bedende olduğu ana kadar insan için emanettir. Allah’ın ihsan ettiği organları daha güzel görünmesi için onların şeklini değiştirmek, onları büyültüp, küçültmek haram kılınmıştır.

Elbette doğanın insan vücudu için bağrında taşıdığı bütün yararlara evet diyoruz.  Keza her hangi bir kaza sonucu meydana gelen vücut uzuvlarında daimi iz bırakan hasarın eski hale getirilmesine de evet diyoruz. Lakin Yüce Allah'ın insanlara ihsan ettiği vücut uzuvlarını değiştirmeye hayır diyoruz.

Acaba bu güne kadar kaç kişi mide küçültmeden dolayı bu dünyadan göç etmiştir. Kaç kişi eski dudaklarını, göğüslerini, burnunu ve yüz kırışıklarını hasretle aramaktadır.

Gerçeğe bakarsanız, kaş almak, dövme yapmak, saç ekletmek, beyaz saçı siyaha boyatmak, dişleri törpületmek ve onları ince diş gibi göstermek dahi caiz değildir.

Çünkü bunlar güzel görünme mülahazasına bağlı olarak uzuvlara yapılan müdahaledir. Allah’ın yarattığı uzuvları beğenmeyip kendi isteğine göre bir şekil verme çalışmasıdır. Vücut uzuvlarına müdahale ile gerçeği saklamaktır, hileli yapıyı başkalarına inandırmaktır.

Alim değilim, Halim değilim, hileyi sevmem, doğruyu iyi bilirim. Hiç kendinizi yormayınız, beyhudeler peşinden koşmayınız, Allah’a isyan etmeyiniz. 

Günü, vakti, saati geldiğinde gerçek uzuvlarınızı inkâr edip, hileyle sözde güzelleştirdiğiniz uzuvlarınızdan hiçbir eser kalmayacak.

Can emanettir sahibine varacak, uzuvlar yaşam içindir dünyada kalacak, toprakta karıncalara, kurtçuklara, böceklere yem olacak.

 

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok haklısın can dost da zaman geçince işte gerekli görülürse yada görüntüsünden rahatsız olanlar olursa da artık ihtiyaç gibi oldu :) göze alabilmek de cesaret yani ameliyat sonuçta , selam ve sevgiler :))

Tülay EKER 
 10.08.2015 13:15
Cevap :
Kıymetli Tülay : Cadı sende yarım yamalık yorumunla neşterle güzelliğe yol veriyorsun.Hiç kimseden çekinmeden, doğru olanları yazdık.Hoşa gider boşa gider benim aradığım Allah'ın verdiği uzuvları güzellik adına neştere teslim edilmemesi.Çünkü Allah'ın verdiği güzelliğe itiraz edilmez.Saygılar sunuyorum.Ben sizi hep cesaretli ve Rahmani cadı biliyordum maalesef yanılmışım.Sağlık ve mutluluk diliyorum.  11.08.2015 12:46
 

Sayın Burakgazi çok sevdiğim bir arkadaşımı yıllar sonra burun estetiği yaptırmış olarak görmek beni hayal kırıklığına uğratmıştı bir türlü eskisi gibi olamadım ona karşı.Her yanımızda daha doğrusu her zerremizde yüce Tanrının parmak izleri var estetik yaptıracaksa bir insan,çok iyi düşünmeli.Selam ve sevgilerimle.

Şennur Köseli 
 09.08.2015 9:20
Cevap :
Kıymetli Şennur : Bu yazımız elbette bazı hanımefendilerin hoşuna gitmeyecektir.Ancak doğru tektir. Yalanın, hilenin benzerleri çoktur,lakin doğrunun ikizi dahi yoktur. Allah'ın verdiği hiç bir uzuv neşterle eski eskisinden daha güzel hale getirilemez. Doğruyu yazdığımıza pişman değiliz.Hatırla yazılar yazmadığımızı daha önceleri arz ettik.Doğanın içindeki şifalara, kaza sonucu sabit iz bırakan yaralamalara bir diyeceğimiz yoktur. Allah'ı ve Kur'anı bu işlere katmak doğru değil sözleri hayalden ibarettir. Allah her işte,hazır ve nazırdır.Dikkatli olması tavsiyesi ise ağırın ötesinde bir beyandır.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   10.08.2015 14:10
 

Nesli tükenen bitki ve hayvanların isyanına hak vermek gerekir sanırım.Mutasyona uğramışlar ise başka bir konu...Mağara devri insanı gibi kaba ve yabani kalamazdık elbette.Yine de güzel ve hoş,yakışan görünümden yanayım ben.Fazlalığın alınması veya eksiğin tamamlanmasında bir mahsur olmasa gerek.Değişim,uyum ve arınma o sıfır görünümlü sonsuz ışık huzmesinden yansıyandır çünkü.Sipritüel sezgileri güçlü insanların yüksek tekamülleri gereği iyice ruhsallaşmaları bedeni pek ilgilendirmez.Tıpkı sıfır ın diğer rakamlardan en büyük hâttâ sonsuz oluşu gibi yani...Tartışmalı bir konuydu Burakgazi bey dostum.Tartışma da fikirleri genişletip olgunlaştırarak daha faydalı hale sokar sonuçta.Selam ve saygılarımla.Düşündürücüydü bayağı.

Abbas Oğuz 
 09.08.2015 1:45
Cevap :
Kıymetli öğretmenimiz Sayın, Abbas Oğuz Gen değişimi düzensiz ve uyumsuz bir mutasyon'dur.Kilo vermenin tek çaresi mideye kelepçe vurmak olmamalı.Gelişen, büyüyen,yaşlanan İlahi gücün var ettiği bedene uyum sağlayacak bir başka beden, bir başka ten dünyada yoktur.Zaten çare olsaydı neşterin izleri dahi belli olmazdı. Değişime evet ancak hangi değişim.İlimden, bilimden, gerçek tıptan uzak değişimi hile görürüm, görsünler, desinler, bilsinler için yapıldığına inanırım. Allah'ın yarattığı beden, ve bedenin uzuvları haricinde yapılan müdahalelerin hile olduğunu kabul ediyorum.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   11.08.2015 17:51
 

Yazınızda belirttiğiniz hususlar bakış açısına göre değişebilir sayın Burakgazi. Radikal bakış açısına göre bakarsanız İŞİD militanları, boynuna dövme yapanların kafasını, koluna dövme yapanların kolunu kesiyor. Yazınızdaki bir paragrafa katılmıyorum. Kadınlar kaşlarını almasınlar, dişleri güzel değilse düzeltmesinler derseniz, o zaman kadınlar saçlarını, erkekler sakallarını kestirmesinler noktasına kadar gidebiliriz. Estetik konusunda ise, estetiksiz çok daha güzel görünen kadınların estetik yaptırdıktan sonra daha çirkinleştikleri de malumdur. Zaten estetik yaptıran kadınlar tek tip insanlar gibi oluyorlar. Kalın dudaklar, doldurulmuş yanaklar, bunun en bariz örneğini dindar görünümlü kediciklerde görebilirsiniz. Sonuç olarak eğer tıbbi bir gereklilik yoksa, bıçak altına yatarak, güzelleşmeye çalışmanın bir anlamı olmadığı konusundaki görüşlerinize katılıyorum. Saygılar, selamlar….

Erol Özışık 
 08.08.2015 23:44
Cevap :
Kıymetli Erol Işık :Kaş almak,dövme yapmak, saç nakletmek, beyaz saçı siyaha boyatmak,dişleri törpülemek gibi konuların caiz olmadığı, ancak bunların haram veya günah olduğuna dair bir bilgide mevcut değildir.Sizin bu görünüşünüze aynen katılıyorum. Zaten yazımızın konusu estetik,uzuvların değiştirmek, esasını yok etmektir.Dudak, göğüs büyütme, mide ve burun gibi Allah'ın yarattığı uzuvları küçültme haram kılınmıştır.Beğensinler, desinler, görsünler için yapılan bir uğraştır.Bu yapılanlar şeytani vesveselerden ileri gelmektedir.Kul tarafından neşter vuran hiç bir uzuv Allah'ın yarattığı gerçek uzuvlar gibi kalmaz.Bazıları üzülür, darılır diye gerçeği saklamak hiç bir işe yaramaz.Doğru tektir. Benzerleri hiledir, hileler hayallerin gölgesinde üretilir.Bizim beynimiz yada yüreğimiz de hayal ürünleri üretilmiyor.Bunlar yazılmış,açıklanmış bizde okuduk dile getirdik.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   09.08.2015 8:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 607
Toplam yorum
: 7052
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1917
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster