Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '12

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
571
 

Cana Can / Kana Kan katmak - 2 -

Cana Can  / Kana Kan katmak  - 2 -
 

Ben ki, yazmayı seven biri olarak birçok konuda, değişik konularda bir şeyler karalamışken, şu son zamana kadar bu konuda yazmayı aklıma hiç getirmemiştim. Taa ki çok sevdiğim yakınımın “Kan” ve “Aferez” ihtiyacına kadar. Şunu da belirteyim, Aferez’in ne demek olduğunu  yeni öğrendim ve nasıl zorluklarla temin edilebildiğini (bu konuyu da yazacağım )

Ankara’da, geniş bir aile ve sosyal çevre içinde ve tüm imkanlara sahipken, Bir üniversite hastanesinde yatan hastamıza gerekli olan kan ihtiyacı karşısında bazı zorluklarla karşılaştıkça; Hastanenin Kan merkezi önünde ve bahçesinde ki Hasta yakınlarını düşünür olmuştum.

Hiç bilmediği bir şehre hastasını alıp gelmiş, maddi imkânsızlık içindeki hasta yakınlarının kan ihtiyacı karşısındaki çaresizliklerini izliyor ve üzülüyordum.

Hastamız Kemik kanseriydi. (Geç kalınmış teşhis ile 16 /8/ 2012 -Ruhu Şad Olsun!) kaybımızın ardından acımıza tek tesellimiz vardı, yapılabilecek herşey yapılmıştı. Onca gayretimiz ona son görevimiz oldu.

Ya yapamasaydık ?

Şehir dışından gelen, kan arayan hasta yakınlarının çaresizlikle bir yerlere ulaşamadıklarını gördükçe ( ki; zaman zaman yardımcı olmamız çok şey değiştirmiyordu) kendime sorduğum bir soruya cevap arıyordum. O hasta yakınları Kan ve Aferez  (ki; her gün veya bir gün ara ile isteniyordu) bulamadıkları anda hastalarını kaybederlerse kendilerini katil gibi suçlu hissederler miydi.?

Doğrusu, Onların kendilerini suçlu hissetmeleri için hiç neden yoktu. Herkes elinden geldiğince her imkanı zorluyordu. Ancak. İhtiyacı temin konusunda bir tıkanma, sıkıntı yaşanıyorsa mutlak bir suçlu aranmalıydı. Suçluysa; bilgi, iletişim ve organizasyon eksikliği idi.

Toplum olarak, yardımsever , vicdanlı bir millet olduğumuz bilinmekteyken; Halkın bu konuda yeterli bilince ve bilgiye sahip olmaması, ihtiyaç halinde kime nasıl ulaşacağını bilmemesi ve bu konuda yardımcı olabilecek bir sistemin kurulmaması büyük eksiklikti. Bazı Dernekler ve sosyal gruplar ve bazı Web siteleri vardı ama çoğunun bunların varlığından bile haberi yoktu.  ( bu Konuda girişimlerim ve önerilerim olacak)  

Tanıdığım, GATA Kan Bankası Müdürü’nün, sohbetimiz sırasında söylediği bir istatistik sonuç beni çok şaşırttı. Türkiye’de yaklaşık, Yılda 2 Milyon ünite kan ihtiyacı oluyor ve bu ihtiyacın yüksek oranı da  500 bin civarı kişiden temin ediliyormuş. Aynı kişilerin 2-3  kez kan verdiğine de dikkati çekerek… Ve “Bir gerçek daha var” diyordu, “ kan ihtiyacının yüksek oranının Asker ve Polisten karşılandığı” vurgusuyla. 

Bilinçsizlik, bilgisizlik diyelim ya da duyarsızlık. Ne dersek diyelim. Sonuçta  72 Milyonluk toplum olarak ( 500 bin kişi hariç)kabul edelim ki çoğumuz, her kan kaybından ölen hastanın dolaylı olarak bir yerde katili sayılmalıyız.       

Tabii dip not olarak şunu da belirtmeliyim;

Yaşlılar, Çocuklar, Hastalar ve (ne yazık ki benim gibi ) kan vermeye uygun olmayanlar hariç!

Yapılacak bir şeyler olmalı.

Girişimler var!

Yazacaklarım var!  

 

              Nevin  Kurular

              nevinkurular@hotmail.com

                                                       

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 773
Kayıt tarihi
: 27.02.08
 
 

Şiirlerim 1979 yılından bu yana yayınlanmakta. 50 ye yakın antolojide, 4 özel sayıda, edebiyat de..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster