Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ekim '12

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
868
 

Çanakkale efsaneleri 2

Çanakkale efsaneleri 2
 

Efsaneleri kadar güzel Çanakkale


Evet kaldığım yerden devam etmek istedim. Belki siz de seversiniz. Kim bilir?

Gelibolu'da yaşayan İlyas adında biri yaşardı. Halk İlyas'ın ermiş olduğunu söyler dururdu. İlyas'ın kardeşi Hızır ise karşı sahilde yaşamaktaydı. İlyas kardeş hasreti ile yanıp tutuşmakta, her fırsatta bunu dile getirmekteydi. Günlerden bir gün İlyas rüyasında nur yüzlü, ak sakallı bir dede gördü. Dede'' Kardeş hasretinin ne olduğunu bilirim İlyas efendi. Sabah vakti sahile git eline bir avuç kum al denize doğru uzat. Kumlar sana yardım edecek. Ama sakın arkana bakma.'' dedi.

Kan ter için de rüyasından uyanan İlyas, sabahı zor etti. Koşa koşa sahile gitti. Eline bir avuç kum aldı. Denize doğru uzatması ile bir de ne görsün? Tılsımlanmış gibi kumlar dans edercesine denize tek tek düşüyordu. Kumların düştüğü yerde deniz ikiye bölünüyor ve bir yol oluşuyordu. İlyas heyecan için de yolda yürümeye başladı.

Kıyıda İlyas'ın denizde yürüdüğünü gören ahali deniz kıyısına toplanmaya ve İlyas'ın arkasından bağırmaya başladılar. İlyas denizin ortasına gelmişti ki dedenin kendine verdiği öğüdü unutup arkasına döndü. İşte o an olan oldu ve tısım bozuldu. Artık bir tek kum tanesi bile ona yol açmadığı gibi bastığı kumlar denizin ortasına uzanan bir dil şeklinde sertleşip kaldı.

İlyas'a ne oldu bilmem, Ama oraya ''Kumdili'' dendiğini biliyorum.

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı bir köyde ahalinin Cılbak Baba adıyla tanıdığı bir ermiş ve kızı yaşarmış. Cılbak Baba çobanlık yaparak geçimini sağlarmış. Koçun boynuzuna yılan dolandı mı ''Yaz geldi dağa otlağa gitmek gerek'' dermiş. Dağda gün gelir yılan gene koçun boynuzuna dolanırmış. O zaman da ''Kış geldi'' der ve koyunları köye indirirmiş. Herkes koyunlarını güneşten korumak için bir gölgelik yaparmış da Cılbak Baba'nın koyunlarını güneşten ince bir bulut korurmuş:Cılbak Baba'nın sarı saçlı güzel kızı da ''Kaz Çobanı'' imiş. köylülerin ekinlerini kazları talan etmesin diye eteğine bir öbek taş doldurur, sonra da taşları 1kmlik bir alana tek tek yayarmış. ''Kaz avlusu'' Kazlar bu taşları bir adım bile geçmezmiş.

Cılbak Baba ve Kızının bunlara benzer o kadar hikayesi varmış ki bizim aradan seçtiklerimiz bunlar. Gün gelince Cılbak Baba, hac görevini yerine getirmek için hacca gitmeye karar vermiş. Kızını da komşulara emanet etmiş. Serpilip güzelleşen sarı kızın talipleri onunla evlenebilmek için pervane olmuş. Ama kız hiç birini kabul etmemiş. Cılbak Baba hacdan döndüğünde de fesat insanlar kızın kötü yola düştüğünü söyleyerek, kıza kara çalmış.

Cılbak Baba, kızının yanına bir kaç tane kaz verip dağa yollamış. Dağdan aşağıya inmeyeceksin demiş. Kız kazları da alıp dağa gitmiş. Aradan yıllar geçmiş. Cılbak Baba, kızının yaşamından ümidini bile kesmiş. Bir gün köye gelen bir yolcu. Dağda kendisine yardım eden sarı saçlı bir kızdan bahsetmiş. Cılbak Baba, kızının yaşadığını anlayıp, dağa kızını görmeye gitmiş.

Kız, babasını görünce çok sevinmiş. Kazlarını taşlarla çevirdiği avluda bakıyormuş.( Taş duvar kalıntısı halen görülmektedir.) Namaz kılmak isteyen baba abdes almak için su isteyince de olanlar olmuş. Kız acalae ile elindeki testiyi deniz tarafına uzatmış. Su testiye dolu vermiş. Tuzlu su ile abdest aldığını fark eden Cılbak Baba, tatlı su istemiş. Kız da testiyi vadiye uzatmış . İşta o an Cılbak Baba, kızını erdiğini anlamış. Anlamış da bir anda gökyüzü kararmış, bir bulut inmiş, kız gözden kaybolmuş.

Cılbak Baba, acıdan köylülere lanet etmiş.'' Suyunuz soğuk, kızınız kavruk olsun!'' demiş.ve oracık da taşlaşmış. ( Baba Dağı) Söylenene göre köy yıllar içinde kimsenin yaşamadığı bir yer olmuş. Muhtar köy mühürünü valiliğe verip, kütükten köyün adı silinmiş.

Her ağustos ayı köylüler Kaz Dağlarına çıkıp Cılbak Baba Şenlikleri yaparlar. Sarı kızın kaybolduğu söylenen yere ''Sarı kız Tepesi'' denir . Kazların eslendiği yere ise ''Kaz Avlusu'' denir.

Hayatınız insanlar tarafından zora sokulmadan yaşamanız dileği ile.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 781
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 3852
Kayıt tarihi
: 23.09.12
 
 

16- 06- İstanbul'da doğdum. Tatbiki Güzel Sanatlar Tekstil Ana sanat dalı Moda tasarımı bölümünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster