Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mart '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
153
 

Çanakkale geçilir… Nasıl mı?

Çanakkale geçilir… Nasıl mı?
 

Çanakkale geçilmez”, sözü kime ait biliyor musunuz?

Bir Avustralyalı gazeteciye…

Bu genç adam, Avustralya’nın  “Melbourne Age” isimli gazetesinin savaş muhabiri.

Adam gerçekçi; adam gözlemci...

Bakıyor ve gerçeği onikiden vuruyor...

Ve kendi başbakanına el yazısı ile mektubunu gönderiyor:

- Çanakkale geçilmez... Hemen çekilin.

Durum tetkik ediliyor ve gerçek su yüzüne çıkıyor.

İşte bu çetin savaş, böylece Osmanlı ordusunun zaferi ile sonuçlanıyor; İstanbul kurtuluyor. Devlet'in sınırları, bir süre için daha savunulmuş oluyor.

Bu gerçekçi gazeteci, ülkesinde kahramanlar gibi karşılanıyor ve “Sir” unvanı ile şereflendiriliyor.

Adam savaştan sonra arılar gibi çalışmaya devam ediyor.

Hızır Aleyhüsselam, bu sevgili  “Sir” kuluna,

- Yürrrüüü ya kulum, diyor.

Orta yaşlarına gelmiş ünlü gazeteci böylece yürüyor.

- Daha yürrrü ya “Sir”, diyor Hızır hazretleri.

Artık yaşlanmış durumda olan kutsanmış gazeteci daha daha yürüyor.

Ve 1952 yılında hayata gözlerini yumuyor.

Ünlü gazetecinin oğlu küçük “Sir”, babasının yolunda Hızır Aleyhüsselamın emirlerine itaat etmeye devam ediyor.

- Yürrrüüü!..

Yürüyor.,

- Yürrrüüü

Yürüyor.

Küçük “Sir” bugün 75 yaşında.

75 televizyon kanalının sahibi.

115 gazetenin maliki.

Tam bir imparator “Sir”imizin mahdumu...

Tam 600 milyon izleyiciye ve 11 milyon okuyucuya hitap ediyor.

Onları “bilinç”lendiriyor; yönlendiriyor; şekillendirip şenlendiriyor...

ŞİMDİ...

Yıl, içinde bulunduğumuz 2015 yılı...

Ülke, içinde bulunduğumuz aynı ülke...

Piyasa, içinde debelendiğimiz bildiğimiz piyasa...

Çanakkale’nin geçilmez olduğunu ilk anlayan; ve bu ülkenin dövüşerek elde edilmesinin mümkün olmadığını dünyaya ilk çıtlatan, ünlü gazetecinin muhterem mahdumu, sayın Rupert Murdoch...

TGRT’yi satın alıyor...

Çil çil sayıyor paracıklarını.

İnsan”a yatırım yapıyor küçük “Sir”imiz.

Türk insanına!..

Türk insanın bilincine koyuyor ipoteğini... Ve O’na bunu satanların izin ve icazeti ile... Alıp götürüyor TGRT’yi.

Diyeceksiniz ki, belki, (hani) TGRT satılmasaydı, ne fark ediyordu ki...

Uzaktan bakınca, haklı gibi gözüküyorsunuz; ama bence haksızsınız.

Hele bir düşünün bakın...

Çanakkale’nin nasıl alınamayacağını dünyaya ilk haber veren babanın oğlu, Çanakkale’nin nasıl alınacağını dünyaya açıklayan adam oluyor...

Tarih tekerrürden ibarettir, diyenlere bu önemli gerçek [önemle] ithaf olunur.

Bugün TGB'li gençler, yine, Çanakkale'nin geçilemez olduğunu tüm Dünya'ya ilan ediyorlar... Şerefle, bilinçle, onurla, inançla, azimle...

Çanakkale, satılan atar damarlarımıza rağmen yine geçilmeyecekse, eğer gerçekten öyle olacaksa...  tarih tekerrür mü etmiş olacaktır?

Zaman ve mekan her zaman tekildir; özneldir; benzersizdir.

Tarihte tekerrür etme olarak algıladığımız “şey”, tarih bilinci ile geçmişe bakıp, dersler çıkarma gayretinin sonuçlarından sadece birisidir.

O zaman yapılacak şey, şu yukarıdaki tarihi gerçekten dersler çıkarıp, o dersleri günün pratiği içinde hayata geçirmektir.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 909
Toplam yorum
: 360
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 452
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster