Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '11

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
3316
 

Çanakkale Hasan - Mevsuf Şehitliği

Çanakkale Hasan - Mevsuf Şehitliği
 

Foto.Ş.Odabaşı


Yine 18 Mart geldi. 

Anadolu’dan insanlar akın akın Çanakkale’ye gelecekler. 

Gelibolu Yarımadası içinde, savaşların yaşandığı en önemli yerleri gezip görecekler. 

“Çanakkale Geçilmez” sözünde yerini bulan gücün ve ruhun anlamını idrak etmeye çalışacaklar. 

18 Mart 1915. 

Bir başkaldırının, destanlaştığı, zafere ulaştığı gün. 

Bir paylaşım savaşında, payını alamayıp kaçanların kara günü. 

Türk Milleti’nin aydınlık zafer günü. 

Akif’in şiirinde yerini bulan ifadesiyle ”Bedrin askerleri kadar şanlı bir ordunun” şanlı günü. 

Bu vatan için toprağa düşmüş askerler. 

Bilebile ölüme selam gönderen askerler. 

Mevzilerinde, bataryalarının başında gülerek şehit olan bu vatanın kahramanları… 

Ruhunuz şad olsun. 

Vatan size minnettardır. 

Çanakkale’ye gelen ziyaretçilerin birçoğu nedense hep Gelibolu yarımadası üstünde yer alan savaş alanlarını gezerler. 

Rehberler hep oraları anlatır. 

Kimsenin dikkatini çekmeyen, İngilizlere büyük korkular veren, ancak Gelibolu yarımadasında yer almayan kahramanlarda vardır. 

Bu kahramanlar, Anadolu yakasında Kepez’den Güzelyalı’ya doğru gidildiğinde görülebilir. Kepez’den Ege’ye doğru sahil boyunda gidildiğinde birçok topçu bataryasını görmek mümkündür. 

Bu bataryalar, Ege’den Çanakkale Boğazı’na girmek isteyen İngiliz donanmalarına büyük korkular yaşatmışlar, savaş gemilerini batırmışlardır. 

Kahraman topçularımız, yerlerinden kıpırdamadan da şehit olmuşlardır. 

Yalnız, yetim ve öksüz bataryalar. 

Dardanos’un üstünde bir batarya vardır. 

“Dardanos Hasan Mevsuf Bataryası” 

“Bu batarya 1892 yılında, 2.Abdülhamit döneminde Mareşal Asaf Paşa tarafından yaptırılmış.19 ağustos 1914 tarihinde mevcut iki topun yanına, 3 top daha ilave edilmiştir. Bu bataryada Hasan Bey ve Mevsuf Bey adında iki komutan birlikte görev yapmışlardır. Bu batarya 19 Şubat, 28 Şubat ve 18 Mart tarihlerinde düşmanı denizden zorlamışlar, karşı koymuşlar düşmanı boğazdan geçirmemişlerdir. Hepside şehit olmuştur.” 

Bu bataryadaki kahramanların hepsi, İngiliz gemilerinden yapılan ateş sonunda şehit olmuşlardır. 

O dönemde savaşta kullanılan toplar, Dardanos’un başındaki tepede durmaktadır. Topların bulunduğu yerde bir çevre düzenlemesi yapılmıştır. Kitabesi mevcuttur. 

Topların yani bataryanın bulunduğu, yere gelmeden önce, kepez’den Dardanos’a giden yolun üstünde “Hasan- Mevsuf Şehitliği” yer almaktadır. 

Tali yol kavşağındaki kitabede şöyle yazmaktadır. 

 

YOLCU 

“22 düşman harp gemisinin zorladığı Çanakkale Boğazı Türk azmi karşısında geçilemedi. O gün (18 Mart 1915) Türk zaferinin üstün başarısını, bu topçu bataryası göstermiştir. Burada o gün yurdu için savaşırken şehitlik mertebesine yükselen Batarya komutanı Üsteğmen Hasan ile Takım komutanı Teğmen Mevsuf ve dört eri yatmaktadır. Ruhları şad olsun.” 

Şehitliğin içine girildiğinde, altı mezar görülmekte. 

Her mezarın taşında künyeler kazınmış. 

“Batarya Komutanı Üsteğmen Hasan Ruhuna Fatiha” 

Komutanların bilgileri de mevcut. Mezar taşlarındaki ayrıntılı bilgiler yer almakta. 

“Üsteğmen Hasan Hulusi ağır obüs kumandanı Kale-i Sultaniyeli. İsmail Oğlu Üsteğmen Hasan Hulisi Efendi(301) şahadet tarihi 5 Mart 331 

(18 Mart 1915)Takım zabiti Mevsuf Efendi ile birlikte fevkalade fedakârlık ve şecaat göstermiş olduğundan kumanda ettiği Bataryaya hasan Mevsuf Bataryası namı verilmiştir. Gümüş liyakat madalyasıyla taltif edilmiştir. 

Vuku-u şaadetine mebn-i mezkur madalya berat-ı aliyesiyle beraber ailesine ihda olunmuştur.” 

Teğmen Mehmet Mevsuf hakkında da mezar taşındaki bilgiler şöyledir. 

“Ağır Obüs 1.Tabur, 1.Bölük teğmeni Trablusgarplı Mehmet Mevsuf Efendi Şahadet Tarihi 5 Mart 331(18 Mart 1915) Mezkur tarihte fedakarane ifa-yı vazife etmekte iken batarya kumandanı Hasan Hulusi Efendi ile birlikte ihrazı rütbe-i şahadet eylemiştir.” 

Diğer dört askerin mezar taşlarındaysa şu bilgiler mevcuttur. 

Zabit Namzeti Halim. 

Telefoncu Er Mustafa. 

Telefoncu er İsmail. 

Telefoncu er Mehmet. 

Ruhları şad olsun. 

Bir ayrıntıyı paylaşayım sizinle. Bu bataryayı 1978 yılında ziyaret etmiştim. Toplar savaştan sonra hiç dokunulmadan siperlerin içindeydi. Şimdilerde (ne zaman yapıldı önemli değil) yapılan düzenlemeyle bütün topların altına “Kalebodur” döşenmiş. Kalebodurların üstündeki toplar boğaza bakıyor. Böyle gülünç bir düzenleme olur mu? 1915 yıllarında “Kalebodur” var mıydı? Bu nasıl bir tarih bilincidir? Bizde hiç tarihçi yok mu? Bilen varsa, beri gelsin. 

“Dardanos Hasan Mevsuf Bataryası’ndan” baktığınızda, boğaz alabildiğince görülmekte. 

Hem Ege hem de Marmara’ya doğru bakıldığında bütün gemilerin hareketi gözlenmekte. 

Boğaza hakim bu tepenin altında “Dardanos” yerleşim yeri bulunmakta. “Köy mü, kasaba mı belde mi” belli değil. Evler güzel. Yüzme havuzu olanlar bile var. 

Ana caddenin adı da; ”Hasan Mevsuf Caddesi” birçok kişiye sorsanız, ”Hasan Mevsuf” dendiğinde bir kişi zannederler. 

“Hasan Hulusi ile Mehmet Mevsuf” ayrı kişiler. 

Bataryanın olduğu yerde, 18 Mart 1915 yılında görev yapmış olan toplar, yerlerinde durmakta. Yorgun paslı, namlusu parçalanmış toplar. Hâlâ boğazı gözlemekteler.1915 ruhunu üzerlerinde taşımaktalar. 

O dönemdeki kahramanların dokunduğu toplara bende dokunuyorum. Soğuk demirin bir sıcaklığı var elbette. Hissedebilene. 

Telefoncu Mustafa ya da Mehmet telefonları ile oyun oynadılar mı acaba? 

Yavuklularını gizliden aradılar mı ki? 

Dardanos’un başına çıkıp ta cep telefonu ile oynamaktan, bir şey göremeyenler. 

Topların olduğu yeri sadece bir piknik yeri olarak görenler. 

Arabasının önünü boğaza doğru döndürüp son sesle, müzik dinleyenler, şarap içenler. 

Yiyip içtikten sonra, çöplerini orta yerde bırakanlar. 

Dardanos’a doğru baktıklarında, poşetlerle süslenmiş ağaçları görmüyorlar mı? 

Bataryanın yamaçlarından aşağılara doğru baktıklarında utanmıyor mu insanlar? 

Hangi insan utanıyor? 

Hangi ruh haliyle çıkıyorsunuz oralara? 

Telefoncu Mehmet’i, İsmail’i ve Mustafa’yı düşünenler var mı? 

Trablusgarp’tan gelip şehit olan teğmenden haberi olanlar yok mu? 

Seyit Onbaşı’yı tanıyanlar… 

Yahya Çavuş ne yaptı bilenler var mı? 

Bu vatan için gençliğini bir solukta tüketenlerden haberimiz var mı? 

“Tarihe saygımız var, (!) şehitlerimize saygımız var. (!) Bir mezarlık yanından geçerken bile saygılıyız, bu Dünyadan ayrılanlara” çok güzel laflar söyleriz. 

Laf ebeliğinde üstümüze yoktur. 

Kusura bakmayın. 

“Ne kendimize, ne bir başkasına” 

Bizim kimseye saygımız yok. 

Gözümle gördüm. 

Üç araçlık insan, çekip gittiler. 

“Horoz Karası” takılmışlar. Birada var. Kolada var. Var oğlu var. 

Yemişler içmişler. 

Yiyin için. Size bir şey diyen yok. 

Şarabın ve biraların şişelerini… 

Boş poşetleri… 

Mangallarını küllerini… 

Niye ortada bırakıyorsunuz? 

Bir tarihin üstünde fedakârca bırakmışlar, artıklarını. 

Şehitlerimizin anısına, ithaf etmişler. 

Gözlerim yaşardı, çok duygulandım(!) 

Özür dilerim. 

Üsteğmenim Hasan Hulusi. 

Teğmenim Mehmet Mevsuf. 

Telefoncu erler. 

Özür dilerim. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çanakkale'yi her defasında gezsek, her defasında okusak yine de zor anlar ve duyarız, o 1915'leri. Göremediğimiz ne çok şey yazınızda dile getirmişsiniz. Okuyarak gitmediğimiz yerleri öğrenebiliriz, diye düşünmekteyim. Ellerinize sağlık. heyecanla okudum. Size kocaman MERHABALAR tekrar bir hayli süreden sonra dostlara dönmek istiyorum. Selam ve sevgiler. Nabide Kılınç. Yerkesik.

Nabide Kılınç 
 25.03.2011 16:53
Cevap :
Hoş geldiniz. Teşekkürler.Selamlar.  26.03.2011 0:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 420
Toplam yorum
: 596
Toplam mesaj
: 69
Ort. okunma sayısı
: 1623
Kayıt tarihi
: 19.12.08
 
 

1957 Çanakkale/Yenice doğumluyum. Öykü ,deneme, şiir yazarım. Yazdığım bir çok şiirin bestesini d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster