Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mart '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
15015
 

Çanakkale Savaşı'nın bilinmeyen önemi

Çanakkale Savaşı'nın bilinmeyen önemi
 

Bu başlığı ilk okuduğunuzda size biraz tuhaf gelebilir. Öyle ya, bu kadar önemli savaşın "bilinneyen" hangi yönü kalmış olabilir?, sorusunu aklınıza getirebilir. Ancak ben, Çanakkale Savaşı'nın pek fazla bilinmeyen veya bilinmesi istenmeyen veya bilindiği halde çoğu kez gözardı edilen bir önemine dikkat çekmek istiyorum. Zira, bu önemin günümüzde yapılan bazı tartışmalara da ışık tutacağı kanısındayım.

Herşeyden önce, Çanakkale Savaşı'ndaki bu önemine geçmeden önce, o zamanki ortamı anlamalıyız. Bunu da anlamanın yolu, Osmanlı-Almanya ittifağından geçmektedir. Her ne kadar, bu iki imparatorluk arasındaki dayanışma 2. Abdülhamit ve Bismarck zamanına kadar gidiyor olsa da, ilişkilerin güçlenmesi 2. Wilhelm ile Jön Türk birlikteliği ile sağlanmıştır.

Siyasi birliğini geç sağlayan ülkelerden Almanya(1871), sömürge için gözünü Orta Asya'ya dikmişti. Jön Türkler'in de Turancılık( dünyadaki tüm Türkleri tek bir ülke çatısı altında toplamak) ideolojisinden dolayı gözlerini Orta Asya'ya dikmişti. Dolayısıyla, her iki ülkenin hayalperest liderlerinin, hayalperest düşünceleri birbirleri için çıkar sağladığından, daha önce de var olan birlikteliğin de etkisiyle(2. Abdülhamit zamanında Osmanlı ordusunda bulunan birçok Alman general gerçeği ile) Osmanlı bayrağı çekilen iki Alman gemisi [Goben (Yavuz) ve Breslav (Midilli)], 28-29 Ekim 1914 tarihinde Rusya sahillerini limanlarını topa tutması ile, İttihat ve Terakki yönetimi Osmanlı'yı Almanya safında 1. Dünya Savaşı'na sokmuştur.

Dönemin İngiltere lideri Churchill'in "kendine göre haklı nedenlerle" tavsiyesiyle, İtilaf Devletleri 18 Mart 1915 senesinde Çanakkale Boğazında yerlerini alırlar. Zira, tüm Osmanlı'nın var olma mücadelesi de bu noktada başlar. Osmanlı'nın bütün evlatları, etnik kökeni veya dini ne olursa olsun farketmeden, kendi ülkelerinin işgal edilmesine karşı koydular. Mustafa Kemal'in üstün savaş kabiliyetleri sayesinde ilerleyen günlerde, tüm dünyaya anlaşılması oldukça kolay bir mesaj verdiler: "Çanakkale geçilmez!"

Eğer yazıyı buraya kadar okuduysanız; bugün aşırı milliyetçi, ırkçı veya kafatası milliyetçi(adı her neyse) olan kişilerin bir cümleyi anlamakta zorlanacaklarını fikrine sahip olursunuz. Zira o cümle de gayet açıktır, çünkü bu savaşta, zamanında bu topraklarda yaşayan herkes, dini veya etnik kökeni ne olursa olsun herkes yer almış, şehit olmuşlardır.

Agop' u ile, Yorgo'su ile, İsak'ı ile, Mehmet'i ile herkes sadece Çanakkale'de değil, gereken tüm cephelerde, canlarını yaşadığı topraklara vermekte tereddüt etmemiş, "Osmanlı kılıcının tekrar parlaması" için şehit olmuşlardır.

Gelelim, Çanakkale Savaşı'nın en can alıcı kısmına; bilinmeyen, anlaşılmayan, bilinmesi-anlaşılması istenmeyen kısmına: Zira tüm bunları yazdıkdan sonra tekrar belirtmek gerekir mi bilmiyorum ama tekrarlamaktan geçemeyeceğim nokta, bu vatan müslüman-gayrimüslim ayırımına gitmeden, düşmandan kurtulmuştur.

Yani?

Bütün bunları günümüze uyarlayacak olursak;

Birkaç haftadır Türkiye gündemini; eyaletler, bölünme, kışkırtma, hain gibi söylemler işgal etmektedir. Zira emekli bir asker olan Kenan Evren eyaleti savunmuş, MHP başkanı Bahçeli Türkiye'nin bölünmeye çalışıldığını savunmuş, Başbakan gazete yazarlarını "hain" olarak nitelemiş(zira bu noktada merhum Hrant Dink'in de yaşarken bu tür yakıştırmalara maruz kaldığı aklıma geldi birden), ve hatta hatta bir AKPli Atatürk hakkında fıkra bile türetmiştir.

Çanakkale Savaşı'nın bilinmeyen, anlaşılmayan, bilinmesi-anlaşılması istenmeyen önemi de tam olarak burada yatmaktadır, çünkü bu savaş ülke üzerinde yaşayan herkesin birlik içinde olduğu sürece hiçbir ülkenin, ülkemizi yıkamayacağını anlatmıştır. İşte tam da bu yüzden, bu ülkeyi yıkmaya; hiçbir kimsenin, hiçbir ülkenin veya hiçbir ülkelerin gücü yetmez, yeterki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları birlik içinde olsun, "farkılılık"larını "öteki"leştirmesin.

Okunası yazılar:

http://www.milliyet.com/2005/03/02/guncel/axgun02.html

http://www.milliyet.com/2005/03/03/guncel/axgun01.html

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu güzel yazın için seni tebrik ederim, yazında söylenmesi gereken her şeyi söylemişsin aslında. Son zamanlarda halkın milliyetçilik duyguları(!) bazı kesimler ya da kimseler tarafından sürekli kaşınmaktadır. Halbuki bence bunları yapanlar bilmiyorlar ki ülkenin bütünlüğü halkın bütünlüğüyle sağlanır. Milliyetçilik iki ucu keskin bir bıçak. Agopuyla ,Yorgosuyla, İshakıyla, Mehmetiyle önce insanı insan olduğu için sevmek lazım...

Maral HORHORYAN 
 21.03.2007 22:18
Cevap :
Parev Maral, aslında benimkisi bilinen bir gerçeği tekrarlamaktan başka birşey değildi, ama senin de belirttiğin nedenlerden dolayı, "Agop, Yorgo, İsak'ın varlığı" görmezden geliniyor... Son cümlendeki dilek de umarım, bu toplumun çoğunluğu tarafından birgün kabul görür... Katkın için çok teşekkürler... Sirov  23.03.2007 21:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 112
Toplam yorum
: 142
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 3499
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

İstanbul'da doğdum. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği mezunuyum. Felsefe, sanat tarihi, müzik özel i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster