Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
178
 

Çanakkale savaşları nedir?

Çanakkale savaşları nedir?
 

18 Mart her yıl Çanakkale’de Türk ordusunun yedi düvel koalisyonuna geçit vermemesinin anma günü olarak kutlanıyor.

Türk tarihi için olağanüstü önemi olan bu savaşları bir kahramanlık destanı olması dışındaki yönleri ile de incelemek gerekir. Bu savaşlar bize ne getirmiş ne götürmüştür, bir bakalım.

* İlk getirisi bütün savaşlarda olduğu gibi kan ve gözyaşıdır. 213.000 Türk, 215.000 İtilaf kuvveti askeri olmak üzere toplam 428.000 kişi öldü.

*  Türk ordusunun Balkan Savaşı’nda zedelenen ve hatta yok olmaya yüz tutan prestiji kurtarılmış oldu. Ordu ve millet, bu zaferin getirdiği moralle kurtuluş savaşına girebildi.

*  Çanakkale Muharebeleri, Mustafa Kemal (Atatürk) gibi askeri bir dâhiyi yarattı, Birinci Dünya Harbi’nin bitiminden hemen sonra başlayacak olan Milli Mücadele’nin bu eşsiz liderini Türk ulusuna kazandırdı.

*  Çanakkale Savaşları sonucunda batılılar müttefikleri Rusya’ya yardım edemediler. Böylece mahsur kalan Çarlık Rusya’sı, içerden çöktü, kanlı bir rejim değişikliği oldu.

*  Anzak asker ve komutanları, Çanakkale’de yiğitçe dövüşen Türklerin hem asker, hem de insancıl yönlerini yakından izleyerek, onların kendilerine tanıtıldığı gibi barbar bir ulusun çocukları olmadığını görüp anlamak fırsatını buldular. O günlerde oluşan bu dostluk atmosferi hala sürmekte.

*  Çanakkale’de Türk ulusu, binlerce okumuş ve aydınını da kaybetti. Kesin olmayan tahmini rakamlara göre, 100.000’den fazla öğretmen, Mülkiyeli, tıbbiyeli ve Türk ocaklarında yetişmiş okur-yazar yitirildi.

*  Bu kayıpların olumsuz etkileri, savaş sırasında olduğu kadar, daha sonra da fazlasıyla hissedildi. Nitekim 1923’te Cumhuriyetin ilanından sonra, Atatürk’ün başlattığı inkılaplar ve bunların paralelinde girişilen reformların kitlelere yaygınlaştırılıp mal edilmesinde, hayli sıkıntılar çekildi.

Görülüyor ki, savaşın gerçeği orada da yüzünü gösterdi. Ülkenin son kalan değerli gençleri de yok oldu. Sonuç olarak geçişine izin vermediğimiz işgal kuvvetleri ellerini kollarını sallayarak boğazları geçip İstanbul’a geldiler ve sarayın karşısına demirlediler. Başka bir deyişle biz o savaşı kaybettik. Kimse ortaklarımız kaybedince biz de kaybettik gibi mazeretlere sığınmasın. Sonuçta biz kaybettik.

Türk halkının geleceğe dönük umutlarının yeşermesi dışında belki de en önemli katkısı Mustafa Kemal diye güvenilecek, ardından gidilebilecek bir liderin tanınmasıydı.

Bu çok önemlidir. Emperyalizm ve onun iç işbirlikçileri Osmanlının bu son savaşını kaybetmişlerdir. Kazanan nihayet Türk halkı olmuştur.

Tarih, olayları anında kayda geçen bir bilim dalıdır. Bu kayıtlar yanlış veya hatalı olabilir. Bu da birçok kayıtın karşılaştırılması ile doğru bulunur. Oysa bir olayın üzerinden yıllar geçtikten sonra kayda geçmesi mümkün değildir. Bu şekilde anlatılanlar olsa olsa görüş veya düşünce olur.

Kendilerine gayri resmi tarihçi diyenlerin bir kısmı ise Cumhuriyet ve Mustafa Kemal düşmanlıklarını her yerde olduğu gibi bu dirilişimizin öncüsü saydığımız savaş içinde de sergilemektedirler.

“Çanakkale Savaşı’nı baştan sona tüm detaylarıyla okumayanlar açısından sarsıcı bir bilgiyi şöyle ortaya atıyorlar:  “Mustafa Kemal yarbaydı… Bir ihtiyat tümeninin komutanıydı. Orada onca asker, subay dururken, küçük rütbeli bir ihtiyat birliği subayı mı zafer kazanmış?”

Bu cümleden yola çıkarak da, Çanakkale’de bir zafer varsa bile, bunun Yarbay (bir ay sonra albay) Mustafa Kemal Bey’e bağlanamayacağını kesin bir dille anlatıyorlar: “Mustafa Kemal’in Çanakkale kahramanlığı sonradan uydurmadır.”

İlk bakışta ne kadar da gerçeğe yakın…

Çünkü Çanakkale Savaşları’na iki ordu, iki ordu komutanı, 10 kolordu (gruplarla birlikte) 18 kolordu komutanı, 22 tümen,  39 tümen komutanı 52 alay, 104 alay komutanı, yani alay ve daha üst düzeyde 163 komutan, binlerce subay, yüzbinlerce ecdat katılmış. Zaferde her birinin çok büyük emeği var, canı var, kanı var…

Oysa Mustafa Kemal’in ihtiyat komutanlığı, muharebenin başlamasıyla biter ve 25 Nisan’dan, cepheden ayrıldığı tarih olan 10 Aralık’a kadar 7,5 ay aralıksız cephededir. Dinlendirilmek için bile hiç geriye alınmamıştır. Geride hizmeti hiç olmamıştır.

Komuta ettiği birliğin küçüklüğüne gelince, muharebenin ilk gününden itibaren Arıburnu Kuvvetleri Komutanı olur, kuruluşundaki üç piyade, bir topçu alayına ilaveten bir piyade alayı daha emrine verirler, yani ilk gün beş alaya komuta eder. 27 Nisandan itibaren 7 alaya yani iki tümene, 1 Mayıstan itibaren 11 alaya yani yaklaşık 4 tümene komuta eder ve rütbesi yarbaydır. (bir ay sonra, 1 Haziran’da başarısından dolayı albaylığa yükseltilir, savaşın geri kalanında birliklerini bu rütbeyle yönetir) Anafartalar Grubu Komutanı olduğu 8 Ağustos’tan itibaren önce 8 tümene, sonra 3 kolorduya olmak üzere yaklaşık 10 tümene komuta eder. Aynı dönemde Albay Mustafa Kemal’in komşusu Kuzey Grubu Komutanı Yanyalı Esat Paşa’nın emrinde 3 tümen, Seddülbahir kesimindeki Güney Grubu Komutanı Vehip Paşa’nın emrinde iki kolordu halinde 5 tümen bulunmaktadır. Yani Mustafa Kemal’in emrindeki kuvvetleri Kuzey Grubu ile Güney Grubu kuvvetlerinin toplamından daha büyüktür ve cephedeki kuvvetlerin yarısından fazlasına komuta etmektedir. Dolayısıyla cephenin kaderini, hem kuvvet itibariyle hem de stratejik sonuç bölgesinde bulunmakla elinde tutmaktadır.”

Gayrı resmi tarih adı altında kinler, hezeyanlar nasıl ortaya dökülüyor. Bu zihniyet, sırf Mustafa Kemal’i değersiz göstermek adına istiklal savaşı diye bir şey olmamıştır diyen zihniyetten farklı değildir. Aynı zihniyet aziz milletimizin kanı ve canı bahasına kazandığı ve bayram ilan ettiği zafer günlerini sebepler üreterek kutlamaktan kaçınan, ama sonucu yenilgiyle bitmiş bir  savaşı istiklal savaşımızdan ön plana çıkarmaktadır.

Oysa kesin şehit listelerini incelediğimizde gerek Çanakkale savaşları, gerekse İstiklal savaşı öz be öz Türk Mehmetçiğinin, asrın parlayan yıldızı Mustafa Kemal ve arkadaşlarının, kadını ile yaşlısı, çocuğu ile bu milletin bir başarısıdır. Sırf Mustafa Kemal ve cumhuriyet düşmanlıklarından dolayı bu savaşları bile kendi çıkarlarına uygun hikâyelere çevirmek isteyenleri iyi tanıyalım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çanakkale denilince aklıma ilk gelen Mustafa Kemal ve kahraman şehitler geliyor. Duyarlılığınıza teşekkürler..

Fahrettin Çitil 
 20.03.2017 16:02
Cevap :
Merhaba, Aynı duygular içersindeyiz. Teşekkür ederim. Saygı ve selamlar...  20.03.2017 21:09
 

Çanakkale Savaşlarını ve bu savaşlar içindeki büyük Komutan Kemal Atatürk'ün yerini, kıymetini gösteren çok güzel bir yazı yazmışsın. Tebrikler Sayın İzmirli.

Erdal Ceyhan 
 20.03.2017 4:04
Cevap :
Merhaba üstad, Bizim gibi artık hayattan bir beklentisi kalmamış insanların zamanını diğer insanların bilinçlerine ufak da olsa bir katkı ile geçirmeleri gerekir diye düşünüyorum. Saygı ve selamlar...  20.03.2017 11:00
 

Çanakkale savaşında aslında kaybımızın bu kadar olmadığı iddialarına değinmemişsin...Bir de bu var.

Kerim Korkut 
 19.03.2017 23:04
Cevap :
Merhaba, Çeşitli iddialar var. Aslında sayılar benim için çok da önemli değil. Tükenmiş bir imparatorluğun üzerine bu sayede bir ışık doğdu. Ölen bir insanda bin insanda çok acı verici. Saygı ve selamlar...  20.03.2017 11:03
 

Merhaba,Çanakkale Savaşı' nın önemini ve sonuçlarını çok iyi belirtmişsiniz; ancak Türklerin ve düşmanın kayıpları her kaynakta abartılmakta.Ben de "Çanakkale Savaşı"yazılarımda, bu abartılmış rakamları verdim.Milliyet Blog yazarı "Cdenizkent"beni uyardı.En sağlıklı kaynağın Genelkurmay 'ın Harp Tarihi Dairesi olduğunu yazdı.Bu kaynağa göre Türklerin toplam 179 bin şehit,yaralı,kayıp;düşmanın 122 bin ölü,yaralı,kaybı var.Bu konuda,18 Mart 1915 Çanakkale Savaşı Milliyet Blog'uma bakabilirsiniz. Selam ve saygılarımla.

Hüseyin Başdoğan 
 19.03.2017 16:41
Cevap :
Merhaba, Sayılar gerçekten de çeşitli kaynaklara göre farklı. Ama bence sayılar bu muhteşem başyapıtın değerini ne azaltır, ne de çoğaltır. Allah bütün şehitlerimize rahmet eylesin. Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim. Saygı ve selamlar...  20.03.2017 11:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1594
Toplam yorum
: 5588
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1341
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

66 yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflık yaptım. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster