Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '12

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
1266
 

Çanakkale Zaferi'nin 97. yıldönümü münasebetiyle

Çanakkale Zaferi'nin 97. yıldönümü münasebetiyle
 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk silah arkadaşlarıyla Çanakkale'de...


“ …..Evet , insan ruhunu yenmek mümkün olmuyor. Dünyada hiçbir ordu bu kadar sürekli ayakta kalamaz. Sadece bugün 1800 şarapnel attık. Aylardan beri gece, gündüz savaş gemilerimiz mevzilerini bombalıyor. Son derece hırpalanmış Türkleri koruyan

Cenab-ı Allah’ dan  ayırmak için başka ne yapılabilir.

Müttefik Orduları Başkomutanı

General Jean HAMİLTON

ÇANAKKALE deyip geçmeyin. Yaklaşık 253.000 şehidimizin kanlarıyla kazanılan bu mukaddes topraklarda, bugün hür ve bağımsız yaşıyorsak bu kahraman ve yiğit Mehmetçiklerimize borçlu olduğumuzu unutmamak gerekir.

1915 yılında bu toprakları işgale gelip Çanakkale Boğazı’nı geçmeye çalışan, ardından Gelibolu’ya asker çıkaran işgalci ordular, 25 Nisan 1915’den 1916’ya kadar Çanakkale Savaşları devam etmiştir. İnançla ve umutla ayağa kalkan ordularımız, bu ölüm-kalım savaşın sonunda boğazları geçmeye çalışanlar, özellikle Mehmetçiğin gazabına uğradı. Bu kutsal topraklara düşmanlar ayak basmadı, Basıp geldi ise, geri dönmek ve ölmek zorunda kaldı.

Siz Kanlısırt, Kocaçimen, Kabatepe, Alçıtepe, Ertğrul Koyu, 7.Bölük,19 Tümen, 24.27,36. 55. ve tarihe şan veren 57. Alay kahramanları, Anadolu’nun genç yiğitleri ve de sedülbahir Şehitleri bu sabah sizleri bütün kalbimle askerce selamlıyorum. Aziz ve kutsal ruhlarınıza Fatihalar sunarak merhabalar diyorum. Bu savaşlarda kahramanlık gösteren bazı komutanlarımızın adını vermek istiyorum. Ne yazık ki çoğu zaman Çanakkale Zaferi’nden söz ederken, bunlar unutuluyor. Bu yazımda onları rahmetle yâd etmek istiyorum.

   57.Alay Komutanı Albay Avni Bey, Anafartalar Komutanı Yarbay Mustafa Kemal, Ünlü 27.Alay Komutanı Mehmet Şefik Bey, 36 Alay Komutanı Yarbay Cemil Bey, Sedülbahir’in yaralı aslanı Binbaşı Mahmut Sabri Bey, Edirne Sırtında Teğmen Mucip Bey, Binbaşı Halis Bey, Kumkale’ de Teğmen Halit Bey, Şehit Yedek Subay Ethem Bey ( Ezan okunuyordu Ethem Bey’i andığımda ), Nusret  Yüzbaşı Hakkı Bey, Ezineli Yahya Çavuş, Havranlı Seyid Onbaşı, Bigalı Mahmut Çavuş, Yüzbaşı Hilmi Bey, Yine Binbaşı Mehmet Sabri Bey, Uşaklı Binbaşı Halil Bey, ve Sen Ey Maraşlı Ökkeş, Çorumlu Recep, Samsunlu İsa, Aydınlı Hasan, Adanalı Ahmet, Kırşehirli Mahmut, Erzurumlu Ömer, Mardinli Şeyhmus, Diyarbakırlı Bekir, Urfalı İbrahim, Antepli Cafer, Adıyamanlı Celal, Tuncelili Hüseyin, Erzincanlı Sadık, Ordulu Dursun, Bursalı Orhan, Vartolu Cemal, Rizeli Celal ve Denizlili Ömer ve daha niceleri bir hilâl uğruna, bir araya gelmişlerdi. Vatan için ölmek vardı, dönmek yoktu. Türk’ü, Kürdü, Laz’ı, Arab’ı, Çerkez’i, Boşnak’ı hep aynı inançla omuz omuza vermiştiler. Çanakkale sırtlarında. Aynı kazanda yemek yediler, lokmaları kardeşçe paylaştılar. İngiliz’e, Fransız’a karşı savaştılar. Gözlerini bir saniye bile kıpırdatmadan ve geriye bakmadan kahramanca savaştılar. Yiğitçe öldüler. “Çanakkale Geçilmez” dediler. Tarihe altın harflerle yazdılar ve destanlaştılar.

Yüzbaşı Hilmi Bey, savaş sırasında kahraman erlerimize yaptığı bir konuşmada:

“…Vatanımız için buralara geldik. Geri dönmek yok. Yaralılara, şehit olanlara dokunmayı, ben de yaralanırsam veya ölürsem üstümden geçin. Unutmayınız ki bizim için zaman çok kıymetlidir.” Kurmay Albay Mehmet Şefik Bey’de aynı görüşü paylaşıyordu. Kurmay Yarbay Mustafa Kemal ise askerlerimize aynen şöyle diyordu: Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler gelir. Başka komutanlar hâkim olabilir. ( Tarih: 25 Nisan 1915,Yer: Conkbayır )

Yine Kurmay Yarbay bir başka konuşmasında ve bir başka cephede yine heyecan dolu bir konuşma yapmıştı. Tarih: 32 Mayıs 1915’ de Arıburnu Sırtları’nda şunları vurgulamıştı: “ “….Benimle beraber burada muharebe eden bütün askerler kesin olarak bilmelidir ki, bize verilen namus görevini eksiksiz olarak yapmak için bir adım geri dönmek yoktur. Uyku, dinlenme aramanın, bu dinlemeden yalnız bizim değil, bütün milletimizin sonsuza kadar mahrum kalmasına sebep olacağını hepinize hatırlatırım.” diyordu. İşte askerlerimiz bu emirler doğrultusunda büyük bir inançla savaştılar, şehit gazi oldular. Destanlaştılar.

SİPERLERDE  YAŞAM

Çanakkale Savaşları hakkında bilgi veren tarihçi ve araştırmacı yazarlar, Gelibolu Yarımadası’ndaki kara savaşları, siper ve süngü savaşlarıyla da ünlüdür. Türk tarafı durmadan Siperler, tabyalar kazıyorlardı. Bu siperleri beklerken düşmanı da bekliyorlardı. Uyku, uyumak yoktu. Savaşı kazanmak bir namus ve onur meselesi olmuştu. Her asker bu inançla evinden, köyünden, yavuklusundan elveda değip ayrılmıştı. Bunlar gibi Çanakkale’de binlerce vatan evladı vardı.15,16 yaşlarında bıyıkları yeni yeni terleyen gencecik çocuklar da gönüllü olarak ordu saflarında yer almıştı.( bunlardan birkaçının fotoğrafları kitabımızın 205. sayfasında yer almıştır ). Çünkü Türk milletinin bağımsızlığı söz konusu idi. Ölmek vardı, geri dönmeği hiçbir kimse düşünmemişti.

Çanakkale Savaşları 8,5 ay sürdü. Siperler, lağımlar ve de tünelleler her geçen gün uzayarak devam ediyordu. Kısa bir anlatımla siperlerde kalmam hayatta olmak demekti. Siperleri kazanlar biraz daha şanslı idi. Bir yabancı komutan STELİ HART bazı savaş tanıklarının aracılığıyla şu bilgileri veriyor:

…Siperlerdeki askerlerin yıkılmaya başladıklarını gördüm. Ama Türkler sağ kanadımızdaydılar. Bizimkiler üzerimize gerilemeye başladılar. Çoğu bizim bulunduğumuz siperle girdiler. Ve biz gerilemeseydik ayakları altında ezilecektik. Türk hiç korkmadan  ellerindeki  eski yerli tüfeklerle  saldırıyorlardı. Ölümden hiç korkmuyorlardı. Onları şaha kaldıran bir inanç vardı. Bizler siperlerden çıkıp kuru dene yataklarından birinin başına doğru koştuk. Bu olaylar 25, 26 Nisan 1915’ ler de yaşanmıştı. ( 1 ).

Hayret ki.. Bu ölüm, kalım Çanakkale Savaşı sırasında bir de satılık siperler de vardı..Yazılan kağıt tabelalarında şunlar yazılıydı : “ Sahibinden Satılık Siper, Sahibinden  satılık Deniz Manzaralı Siper,  İhtiyaçtan Kelepir Satılık Oyuk,  Kaçmayı düşündüğüm için yeni bir ev sahibi aranmaktadır, Satılık Türk Hamamı, Melboume Hotel, İngilizler Giremez, Sadece Avustralyalılar İçindir, Kahramanlar Barı Dikkat ! , Komutanların Girmesi Kesinlikle Yasaktır, Times  Nehri  Çay Evi, Aşk Bahçesi…, gibi parasal ( rant) getirim peşinde koşanlarda vardı bu kanlı topraklarda. Siper denilen bu oyuklarda akşam olunca yanan mumlar ve lambalar yamaçlar da hoş bir görünüm kazandırıyordu.( 1 ) Çanakkale Savaşları sırasında  büyük fedakarlıkarla canları panhasına   bize bu güzelim vatanı emanet eden başta GaziMustafa Kemal ATATÜRK olmak  üzere   tüm şehit ve gazilerimizi rahmetle ve saygıyla anıyorum. Mekanları cennet olsun diyorum. 

Bugün bu yazıyı yazdığım sırada Afganistan'dan kötü bir haber geldi. Görevi başında bir uçağımız   bir binaya çarparak yere çakıldı... 12  askerimiz şehit oldu.Bu acı haber  hepimizi üzdü... Onları da  rahmetle, saygıyla anıyor, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Türkiye'nin başı sağolsun diyorum....

1- Çanakkale İçinde Aynalı Çarşı / İnceleme- Araştırma 

Abdülkadir Güler - 4. Baskı- Kolalı Matbaası  - Aydın 2008    

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2046
Toplam yorum
: 4360
Toplam mesaj
: 223
Ort. okunma sayısı
: 825
Kayıt tarihi
: 27.06.09
 
 

1946 Mardin ili, Kızıltepe ilçesi'nin Esenli köyünde doğmuştur. İlk ve ortaokulu Kızıltepe'de bit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster