Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '10

     
    Kategori
    Yolculuk
    Okunma Sayısı
    550
     

    Çanakkale

    Çanakkale
     

    4 arkadaş sabaha karşı 5 gibi İstanbul'dan düştük yollara. Sabah neticede şoför arkadaş hariç herkes arabada uyumaya başladı. Sabah saat 8 sularında ilk durağımız olan Bigalı Köyüne geldik bir başka adı ile ATATÜRK Köyüne. Burada önce Atatürk'ün Çanakkale Savaşında kaldığı evi ziyaret ettik. İnsan keşke o zamanlarda burada olsam diye düşünmeden edemiyor. Köyde bir teyze tezgah kurmuş gözleme satıyordu. Gerçekten çok güzel bir kahvaltı ettik çaylarda köy kahvesinden 30 kuruşa tavşan kanı çay içtik.Yollarda çok güzel sarı sarı kanola tarlaları vardı. İnsanın içine huzur veren bir manzara oluyor gerçekten.

    Sonra kaldığımız yerden devam ettik yolumuza. Gelibolu yarımadasına geldik. Kabatepe'de ki müzeleri gezdik zaten yol sizi bütün şehitlikler ve anıtlara götürüyor. İlk olarak Conk Bayırı Mehmetçik anıtına gidiyoruz. Burada kocaman taştan 5 adet lahit var. Hepsinde savaşın önemi ve kahramanlıklar yazıyor ayrıca bir elin 5 parmağı gibi yerleştirilmişler. Burada düşmana ilk yumruğu attık diyorlar yumruk edasında dizilmişler herbiri.

    Daha sonra yolumuza 57. Alay Şehitliği çıkyor. Burada Atatürk'ün ve silah arkadaşlarının düşmanla süngü süngüye savaşıp kazandıkları zaferde şehit olan Mehmetçiklerimiz için yapılmış.

    Yolumuzda ilerlerken karşımıza çıkan yerler Arıburnu, Anzak Koyu, Büyük ve Küçük Anafartalar. Atatürk'ün Çanakkale Savaşın'da düşündüğü ve savaşın stratejisini belirlediği yerde burada.

    Mehmetçiklerin anısına yapılan en büyük anıt ise Çanakkale Şehitler Anıtı. Bir Tük oraya gitmeli ve görmeli bence. Bu ülke için canını feda etmiş atalarını görmeli yanyana yatan Türkiye'nin her şehrinden gelen ve bu vatan için canını vemiş Mehmetçiklerinin mezarlarını görmeli. Çünkü o zaman bu vatanın devletin nasıl kurulduğunu daha iyi anlar ve Ona sahip çıkarsınız.

    Burada ki ziyaretimizide tamamladıktan sonra Kilitbayır Kalesi'ni, Namazgah ve Hamidiye Tabyaları'nı gezip Kilitbayır'dan arabalı vapurla karşıya Çanakkale'ye geçtik. Otelimize gidip eşyalarımızı bıraktık ve Çanakkale'de sahilde salaş bir kafede Türk kahvelirimizi yudumladık. Sonra otelde akşam yemeğine kadar dinlendik.

    Akşam yemeği için Çanakkale'nin en güzel balık restorantı Yalova Restorantına gittik. Çalışanları ve hizmeti mükemmel. Balık olarak eşkina yedik yani deniz levreği. Harika bir tattı, mezeleri süperdi. Bence İstanbul'un çoğu balık lokantasından iyiydi. Fiyatı çok uygundu, 4 kişi ödediğimiz para 230 TL civarındaydı ve bunun içinde alkolünden 7-8 çeşit mezesine kadar herşey vardı. Afiyetle yemeğimizi yedikten sonra günün yorgunluğunu otelimizde uyuyarak attık.

    Sabah erken kalkıp otelimizde kahvaltımızı yaptık ve hemen Çanakkale'yi dolaşmaya koyulduk. İlk olarak Çimenlik Kalesi'ne gittik. Kalenin içinde gezerken ziyaretçilere savaştan alıntılar yaparak küçük bir gösteri düzenlediler. Çimenlik Kalesi'nin bahçesinde gemilerden ve karadan düşmana saldırıda kullanılan toplar vardı. Eskiden insanlar daha güçlü ve daha iriymiş bence Çimenlik Kalesi'nin merdivenlernin basamakları şimdi basamaklardan nerdeyse 3-4 kat büyüktü. O basamaklar öyleyse çıkan insanları siz düşünün. Çimenlik Kalesi'nden ayrıldıktan sonra sahilde ki saat kulesine gittik, resimler çektik hemen yanındaki çay bahçesinde kahvelerimizi içtik ve Truva filminde kullanılan tahta atın olduğu yere gittik ve oradada resimler çektikten sonra otelimizden eşyalarımızı alıp dönüş yoluna çıktık.

    Çanakkale'den Gelibolu'ya arabalı vapurla geçtik. Gelibolu'da Bayraklı Baba'ya gittik ve bayrak alıp adak adadık. Bayraklı Baba'nın hikayesi; Bayraklı Baba'nın gerçek adı Karaca Bey'dir. Osmanlı'da bayraktarlık yapmış ve düşmana bayrağı vermemek uğruma şehit olmuş bir kahramandır. Diğer bir hikaye ise; Karaca Bey düşmana bayrağı vermemek için küçük parçalar halinde yutmuş ve vermemiş. Bu olaydan sonra komutanı ve arkadaşları bayrağı sorduklarında yuttuğunu söylemiş ve ispatlamak için bıçağı ile karnını yarmış ve bayrak parçalarını göstermiş. Bayrağı teslim etmeyerek görevini gururla yerine getirme ile canını verirken vasiyet olarak mezarımda hep bayrak olsun demiş. Mezarında her daim bayrak vardır.

    Dönüş yolunda Keşana gelmeden 10 - 15 km önce sol tarafta Kavaklı satır köftecisi var. Çok leziz satır köftesi, kuzu tandır ve tavuk ızgaraları var. Satır köfteyi kişi sayısına göre kilo ile veriyorlar. Hele çoban salatası ve manda yoğurduda yanlarına geldimi harika oluyor. Burada da 4 kişi 50 TL para ödedik ve feci şekilde doyduk.

    En sonunda evimize döndük ve Çanakkale seyahatimizi güzel bir şekilde sonlandırdık.

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 550
    Kayıt tarihi
    : 05.08.10
     
     

    Gezmeyi seviyorum. Arkadaşlarımla, eşimle ve ailemle kültür turları, haftasonu turları heryere gitme..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster