Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Nisan '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
796
 

Canım babam

Bugün babacığıma iki haftadır gitmediğimi farkettim. Birden kötü hissettim kendimi ve telefona sarıldım. Nasıl olduğunu sordum ve iyi olduğunu öğrendikten sonra içim rahatladı.

Babam hiçbirinizin babasından farklı değil şu anlamda; baba gibi baba oluşu, güçlü duruşu ve bakışı, az gülen ama gözleriyle seven hali ile özüm yani.

Babamın hiç yaşlanmadığını düşünürüm sanki hep aynı gelir duruşu. Ama eskiden her hafta torunlarını ziyarete gelirken, yaklaşık beş yıldır bacaklarında eskisi gibi dermanı olmadığını söylüyor. "Siz gelin kızım" diyor ya da arayın. Bir tek istediği bu bizden, başka da hiç bir şey istemez.

En sevdiğim yanı ise bize güçlü olmayı öğretti. Hiç oğlu olmamış ama neden kız çocuklarım var diye de üzülmemiş. Gencecik yaşında köyünden çıkmış ve doğacak çocuklarım iyi tahsil görsünler ve rahat yaşasınlar diye Ankara'ya getirmiş. İkinci dileği ise iyi ve mutlu evliliklerimizin olmasıymış. Onu da gördüğü için "Ölsem de gözüm açık gitmeyecek" der.

Öyle dik duruşu var ki babamın bir çınar gibi. Tek üzüldüğümüz nokta annemin çok erken vefatı ve babamın yalnız kalışı. Annemden sonra hiç evlenmedi. Sebep olarak da; "Annenizin yerini kimse dolduramaz" olarak gösterdi. Hepimiz ısrar ettik ama o hiçbirimizin evine gelmek istemedi. Sebep olarak da "Ben hassas bir adamım. Çocuklarınıza kızsanız üzerime alınırım, yüzünüzü üzgün görsem başka türlü. Benim evim benim sarayım. Allaha şükür de elim ayağım tutuyor bırakın beni mutluyum" dedi hep.

Çok ilginçtir; eşi, dostu, akrabası olup hep ağlayan insanlar vardır. Yalnızım diye. Ben babam da işte bunu hiç görmedim. Sesi hep mutludur, gittiğimde veya aradığımda niye şu kadar gün gelmedin veya başka bir nedenle hiç sitem etmez. 77 yaşında Allah uzun ömür versin ona. Çok şanslıyız diye düşünüyorum. Bir de eski toprak dedikleri doğru herhalde... Ben babamın grip bile olduğunu görmedim. Kendine iyi bakar. Manken inceliğinde 1.88 boyuna 75 kilo ağırlığında dünya yakışıklısı bir baba.

Bugün babamı çok özlediğimi hissettim ve içimden geldi sizinle de paylaşmak istedim. Onu var ya çok çok seviyorum. Allah hem benim babama hem de sizlerin babasına uzun ömürler versin.

Vefat etmiş babalarımıza da Allah rahmet eylesin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

demektir..biz bunu başarırsak herşey hallolur..o yüzden size imrendim..

İbrahim ARSLAN 
 13.07.2011 10:14
Cevap :
Teşekkürler Sevgili İbrahim Kılıç kardeşim. Az önce tanıtım yazınızı okudum. Sizin de aile kavramına ne kadar önem verdiğinizi duygulanarak okudum. Çok genç yaşta iki evlat sahibi olmuşsunuz. Allah sizi onların başından eksik etmesin. Ailenize de benden çok selamlar. Düşünceleriniz için çok teşekkür ederim. Babacığımı görseniz dünya tatlısı. Herkesin babası gibi tabi. Biz gideceğimiz zaman evinin dış kapısının önünde bekler. Babacığım niye burada bekliyorsun deriz gülümser. Belli ki heyecan duyuyor, hoşuna gidiyor gitmelerimiz. Gel diyoruz gelmiyor böyle rahatım diyor. Allah uzun ömürler versin. Size de sağlık ve mutluluklar dilerim. Teşekkürler. Selamlarımla.  13.07.2011 11:50
 

Yani size ve babanıza ne mutlu! Ben babamla ilgili olarak pek mutlu bir an hatırlamıyorum ne yazk ki... Vefat ettiği gün de "Kurtuldum!" diye düşünmüştüm... Bunları niye yazıyorum biliyor musunuz? Her anne-baba bir olmuyor!Eşimden, Allah'tan ve dost ve arkadaşlarımdan başka kimseden bir hayır görmedim. En büyük darbeyi en yakınlarımdan yedim! Ama en çok da onlara destek oldum ben hayatta! Her şey için çok teşekkür edrim... Şen ve esen kalın...

Dr Atanur Yıldız 
 29.03.2011 11:47
Cevap :
Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Keşke hayat herkesin istediği gibi olsaydı. Ama eşiniz büyük destekmiş ne güzel. Güzel mesleğiniz ve dostluğunuzla her şey gönlünüzce olsun. Saygılarımla...  29.03.2011 20:04
 

Değerli Aysel Hanım, duygulu yazınızı okurken yorumlara da bakmadan edemedim. Bu yazıyı yazdığınıza pişman olmayın, o zaman ayrılmış sevgilileri düşünerek aşktan da bahsedemezdik, başkalarının kayıplarını düşündüğünüzde ne çocuktan, ne varlıktan, ne anneden bahsedebilirdik. Örnekler çoğaltılabilir. Bu denli duygu yüklü paylaşımlar sevdiklerimizin değerini bize hatırlatıyor aslında. Ben babamı küçük yaşta kaybettim ancak yazınızı okurken bir burukluk hissetmedim. Onun yerine annemi ne kadar sevdiğim aklıma geldi ve biraz sonra onu arayacağım. Başımızda büyüklerimizin olması ne kadar büyük bir nimet! Selamlar, saygılar.

Güz Özlemi 
 23.03.2011 11:06
Cevap :
Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Aramızda olmayan bütün anne ve babaların mekanları cennet olsun. Annenize de sağlık dolu günler temenni ederim. Selam ve saygılarımla...  24.03.2011 14:08
 

Baban sağken buradan haykırdın sevdiğini dünyaya.Allah uzun ömürler versin.Saygılarımı ilet babana.Belki yazdığını söylememişsindir.Bilsin mutlaka.Sevinsin.Eline sağlık.Sevgilerimle.

Zühal Ekinci 
 13.04.2010 19:59
Cevap :
Canım çok doğrusun ama daha iki gün önce söyledim siteye yazdığımı o internet olduğunu değil de normal gazete sandı ve getir de ben de okuyayım dedi. Babacığım bilgisayarda dedim olsun dedi. Printerin da kartuşu bitmiş bir kağıda yazıp babama götüreceğim. Haklısın ne yazdığımı bilmesi lazım. Söyledim telefonda ama uzun uzun değil sadece baba seni sevdiğimi yazdım dedim. Sevgilerimle....  13.04.2010 20:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 334
Toplam yorum
: 400
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 479
Kayıt tarihi
: 22.03.10
 
 

Halkla İlişkiler bölümü mezunuyum. Iki çocuk annesiyim. "Bir Öykü Kadar Kısa Bir Roman Kadar D..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster