Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Eylül '18

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
189
 

Canının Yerini Göstersene

Canının Yerini Göstersene
 

Sağlık Olsun


     Durup dururken aniden bu soruyla karşılaşsak,  doğru cevabın sonu da ödüllü olsa, bir an heyecanlanır seviniriz çok kolay bir soru diyerek. Ne var canım bunda, çocuklar bile bilir. Bildiğimiz can işte, yıllardır içimizde taşıdığımız bizi hayatta tutan, kimi zaman mutlu kimi zaman asabi, kimi zaman sıkkın olan can. Tamam, tamam az çok canın tarifi yapıldı yapılmasına da, bu can kaç tane yeri muhteşem bir makina olan vücudumuzun neresinde durur. Onu bir nesne olarak asla görüp, dokunup, ellerimizle bile hissedemeyiz. Hacmi, cismi nedir ne değildir çok fazla bir şey bilmeyiz. Açıkçası çok ta umursamayız, aman canım, can işte. Aslında sorunun cevabı da çok basit, her şeyden önce insanız. Et, kemik, kan ve deriden oluşmuşsak ta hisler, beyin, duygular bizi tamamlayan organlardır. İşte canda, bu hislerini duygularını hissettiğin yerdedir.
 
     Kısacası ilk önce,  neresi ağrıyorsa bir vücutta, canda orasıdır. Ağrının acısını hissettiğin hayatı çekilmez kılan, insanı bazen hayattan bezdiren ağrı, işte canının yeri tamda orasıdır. Tabii ki seni mutlu eden kim varsa, varlığı sana huzur veren sevdiklerin, onların olduğu yerler birde, canının yeri olan. Ama vurgulamak istediğim konunun dışında, az önce belirttiğim can tarifi.
 
     Bir kaç ay öncesinden, beni canımdan bezdiren,  ayak kemiği ağrım o kadar ileri gitti ki, ağrının sınırlarını aştı. Artık yeter dediğim bir noktada doktorun yolunu tuttum. Ne olacak ki! Olsa, olsa romatizma ağrısı ya da, her ağrının sebebi olarak gördüğümüz soğuk algınlığı diye, kendimi avutarak çaldım doktor kapısını. İlk etapta doktorun ağzından çıkacak hiç bir kelimeyi kaçırmak istemediğim için, iyice odaklandım. O stresli anlara, Doktor çok babacan, işinin en iyisi olduğunu belli eden, hasta psikolojisini çözmüş bir hoca, sakinliği, naif davranışının yanı sıra film, MR tahlil sonuçlarını pür dikkat incelemesinden anlıyorsunuz. Zaten sonuç, tam tahmin ettiği gibiymiş sayın hocamızın. O bölgede oluşan bir kemik çürümesi, hemen gerekli önlemlerin alınması için yapmamız gerekenleri ve kendinin yapacağı tedavi sürecini anlayacağımız bir dille anlattı. Ayak bu önem vermezsen oda böyle isyan bayrağını çeker. Yıllarca üzerine ağır vücutlarımızı yüklediğimiz bir kere bile onunda yorulacağını düşünmediğimiz, zavallı vücudumuzun en kıymet bilinmeyen, en kıymetli parçası. Oda artık ikaz eder gibi, bak güzel sahibem, artık bende yaşlanıyorum, seni sonra taşıyamam zorlanırım, sonra senin halin nice olur. Gel yol yakınken tedbir al. Senin mutsuz olmanı istemem der gibi, beni uyarmaya başlamış meğerse. Niye bu kadar ağrı yapıyor canımı yakıyor diye, bütün gün isyan edip, laf saydığım ayakçığım meğerse benim iyiliğim için, biraz canımı yakarak beni uyarmış. Affet beni ayakçım sen benim en iyi dostumsun. Bundan sonra senin yükünü en aza indirmeye çalışacağım. Başta kıymetli hocam Ali beye ve bütün sağlık çalışanlarına, canımızı emanet ettiğimiz vefalı, fedakâr doktorlarımıza, hocalarımıza yürekten teşekkür ederim. Koca bir ömrü insan sevgisine, hayat kurtarmaya, bizleri sağlığımıza yeniden kavuşturmaya çalışan doktorlarımıza minnet duygularımı dile getirmek istedim. Hem de biz hiç önem göstermediğimiz korumaya çalışmadığımız halde, zararlı, yanlış olan ne varsa, elimizden geldiğince inadına yok etmeye çalıştığımız hayatımızı, bize yeniden geri vermeye çalışan. Onca kötülüğümüze onlara yaşattığımız onca zorluklarımıza hiç insan ayrımı yapmadan, güzel çirkin demeden,  bu güç ve zorlu görevde durup dinlenmeden emek veren ve bizi kurtarmaya çalışan doktorlarımızdan özür diliyorum. Şimdi büyük bir titizlikle ve itinayla en ufak bir yanlışa mahal bırakmadan, ayağıma sardığı alçı tedavisiyle bir kaç hafta kalmak zorundayım. Bu tamamen beni eski ağrısız durmadan koşturduğum evimde yeniden mutlu olduğum işlerime dönmek için elbette ki. Yine de ne olursa olsun, her şerde bir hayır var diyerekten, olayı lehimize çevirmek, kendimizi motive etmek gerekli  önce.
 
    Ben de yazılarıma fıkralarıma öykülerime şiirlerime bol bol vakit ayıracağım bu sebeple. eeee  daha ne olsun.
           
O zaman yeniden yeni den yineleyelim. Hadi hep birlikte, hep bir ağızdan;
.                                            *SAĞLIK OLSUN* ve *ÖNCE SAĞLIK*
                                       ** Bütün Tıp Dünyasının Emekçilerine
                                                                                  Saygılarımla...**  
Gülderen ÇETİN
 

 

Sibel Yılmaz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 191
Kayıt tarihi
: 09.03.18
 
 

Ben 53 yaşında evli, iki çocuk, üç torun sahibi bir ev hanımıyım. Ortaokul mezunuyum. Ailevi sebe..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster