Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mayıs '18

 
Kategori
Engelli Eğitimi
Okunma Sayısı
42
 

Çaresiz Değil, Çare Sizsiniz

 

              Engelimizle yaşayabiliyoruz, ama engeller bizi yoruyor, zorluyor. Kendi engelimizden çok, etrafın yaşantımıza koyduğu engeller bizleri yıpratıyor, canımızdan bezdirtiyor adeta. Hayata ezik olarak devam etmemek için mücadeleden vazgeçmememiz gerekmektedir. Engellerimiz Tanrı’nın bizlere verdiği lütuf, ama kulların yaşantımıza koyduğu engelleri kabullenemiyoruz.

               Engellinin çektiği özlemlerden bahsedelim biraz da. Engelimiz sonradan bizimle olduysa, eskisi gibi olmayı özlüyoruz tabii ki. Engelli kişi, engelsiz bir insan gibi yaşamayı özlüyor en çok. Sokakta rahatça dolaşabilmeyi, bulduğu tuvaleti kullanabilmeyi, yardımsız her yere ulaşabilmeyi özler.

               Hastalanmadan sağlığımızın kıymetini bilemiyoruz ne yazık ki. Engelliyi anlamak için engelli olmayı beklemeyelim. İZMİR Bergama Devlet Hastanesi’nde yaşadığım bir olayı anlatayım sizlere.  Cildiye polikliniği kapısında bekliyorum, randevu saatim gelmişti, ama doktor bir-iki saat kadar geç başladığı için muayeneye, sıra bende değildi henüz. İlk hastadan sonra özürlü önceliğim olduğu için hemşire, bizi içeri buyur etti. Orada sırasını bekleyen bir hanım başladı itiraza. Ama öyle böyle değil, “işinize gelince biz özürlüyüz, işinize gelmeyen yerde yok bize özürlü demeyin dersiniz. Burada saatlerdir bekliyoruz. Bizim de şu önceliğimiz var”  gibi laflar etmeye. Babam da, listedeki öncelik sırasını okuyup,  demek ki sıra bizdeymiş dedi. Kadın hala söylenmeye devam edince, “çok hevesliyseniz siz de engelli olursunuz inşallah” dediğinde kadın, ellerini kaldırıp amin diye eklerken biz doktorun odasına girdik. Sanki keyfimizden bize öncelik verilmiş. İşte böyle tahtası eksikler anlamıyor,  bizlerin de sinirini bozuyor.

             Engelli birey, kendisine tutunacak sağlam bir dal aramakta her zaman. Engelli derneklerinin amacı, tutunabileceği güvenli dalları kendisine uzatmak olmalıdır. Engellilerin toplumdan neler beklediğini dernek çalışanları iyi bilmektedir. Bilmeyenlere de öğretmek boyunlarının borcudur. Ne demişler; bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp. Dernekler üzerine düşeni yapıp, topluma bu ayıbı işletmemelidir. Bir de engellilerin bilmesi gerekenler var. Sahip olduğu hakları ve bunlardan nasıl yararlanacağını da engellilere öğretilmelidir.

            Toplumda engellilere daha duyarlı bireyler yetiştirmek amacıyla,  ilköğretim öğrencilerine yönelik Engele Duyarlılaştırma Projesi hazırladım. Bir engelli olarak, birilerinin bizim için bir şeyler yapmasını beklemekten sıkıldım, taşın altına elimi soktum ve Dikili’de bulunan engelli derneğimizden gereken desteği aldım. Toplumu eğitmeye temelden başlayalım istedik ve adımlarımızı ona göre atmaya devam ediyorduk. Benim sağlık problemlerinden ve Çanakkale’ye taşınmamdan ötürü maalesef ki yarım kaldı.

           -cağız, -ceğiz ile biten vaatlere fazlasıyla karnı tok biz engellilerin. O kadar çok duyduğumuz, aldığımız söz var ki artık biri bize, sizin için şunu yapacağız dedi mi, ona itimat edemiyoruz. Ya umut tacirleri kırılan ümitlerimizin hesabını nasıl verecek? Ben de dahil olmak üzere pek çoğumuz, hastalığımızı tedavi ettirebilmek için doktor doktor dolaşmışızdır. Kimden ve nereden bir şifa bulabileceğimizi aranıp dururken, bir yığın da para harcadık. Genelde derdimize de bir çare bulamadık.

             Engellilerin yazılarını, engellilerle ilgili yazıları okumuyorlar bile. Sebebi de hep aynı şeylerden, aynı isteklerden bahsetmeleri. Biz de kendimizi tekrarlamak istemiyoruz, ama mecburuz kendimizi anlatmaya. Bizleri anlayana kadar da devam edeceğiz bunu yapmaya. Yapana değil, yaptırana hesap sorun lütfen.

             Duyarlı insanlar yok değil, ama bu sayı artsın istemekteyiz. Bu anlayışlı insanların giderek çoğaldığını görmek, bir engelli olarak beni onure ediyor son derece. Bizlere maddi ve manevi yardımcı olan insanlara her zaman duacıyız.

              Engelimizi de engellimizi de sevmek zorundayız. İlgiye ve sevgiye, hatta bakıma ihtiyacı vardır engelli kişinin. Ama muhtaç olmamayı istememekte, bunun için de elinden geldiğince tüm zorluklara direnmektedir. Bilinçli bir toplum olarak insanlığa düşen, engelli insanın yaşamını kolaylaştırmaya çalışmak olmalıdır.

              Engelliler ve engelli yakınlarının buluştuğu sosyal ortamlara daha çok girebilmeliyiz. Engelinle ve engellinle gelebileceğiniz bir yerlerin artmasını umut ediyoruz.

 

vildan koca bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çok iyi yerlere geleceğine inanıyorum, umudun bitse de hayallerin bitmesin

vildan koca 
 11.05.2018 14:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 39
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 51
Kayıt tarihi
: 19.04.18
 
 

1980 Adana doğumluyum. 13 yaşında friedreich ataksisi hastası olduğum ortaya çıktı. İlköğrenimi A..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster