Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '13

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
76
 

Çay keyfinde Rizespor

Çay kur Rizespor artık Süper Ligde. Ayrılık beklenenden üzün sürdü. Dramatik bir şekilde Süper Lige veda etmiştik. 2008 yılından beri bekliyorduk ve geçen sene ümitlenmiş olsak da sahamızda kaybettiğimiz final maçıyla nerdeyse herkeste bir beş yıl daha Süper Lige çıkamayız korkusu başlamıştı. Nitekim 2012-2013 sezonunun ilk yarısında 17 maçta 27 puan alan takımımız karmaşık duygulara sevk ediyordu bizi. Yönetim PTT 1. Lig de sürpriz denilebilecek bir transferle takımımızı Mustafa DENİZLİ’YE emanet etti. Hocada yönetimde takımda aynı frekansta birleşti sonuç 15 maçta 32 puan ve hala oynanmamış 2 maç. Teknik heyetin bu başarısı herkesçe üzerine methiyeler yazılabilecek nitelikte ama bundan sonrası da önemli ve tam bu noktada birkaç soru sormak istedim kendimce:

1-Teknik heyetinden memnun olmadığı söylentileriyle uğraşan Beşiktaş Kulübünden alması muhtemel teklife Mustafa Hoca’nın ne cevap vereceği?

2-Teklife evet demesi halinde takımlarını Süper Lige Çıkaran Hocanın bu isteğine karşın sözleşmeyi bir engel olarak Hocanın önüne çıkarmak isterler mi?

3-PTT 1.Ligde kendine üst ligi hedef alan Rizespor’da yeni hedef ne olacak?

4-2010 Buca spor örneğindeki gibi Süper Lige yükselen takımımızda eldeki futbolculara burası baronlar ligi burada size iş yok mu denilecek yoksa profesyonellikle hep çatışır denilen ahde vefa abartılıp bu ligin ağırlığını kaldıramayacak oyuncularla devam mı edilecek?

5-Yönetim iş başına geldiğinde 27Milyon TL borçla devraldığı kulübü ekonomik anlamda Süper Ligde Mücadele edebilecek düzeye getirebilmiş mi? Burada herkesin aklına Süper Ligin gelirlerinin alt lige oranla daha iyi olduğu gelebilir aynı oranda futbolcu ödemelerinin ve diğer harcamalarında arttığı unutulmamalıdır.

Sorular arttırılabilir. Ben şahsen teknik direktörlerle uzun soluklu ve ağır kontratların yapılmasına karşıyım. Bir takım kültürü oluşturulmalı bence ve teknik direktörlerin de üzerinde bir kültür. Takımın bir ömrü olmamalı, teknik direktörlerin ve futbolcunun ömrü olmalı bir takımda. Mustafa DENİZLİ takımda tutulmalı ama gitmesi halinde bocalayıp zor duruma düşülmemeli. Yeni hedefleri sorulduğunda ilk hedeflerini gerçekleştirdiklerini gerisini lig bitiminde düşüneceğini söyleyen hocaya ısrar edilmemeli. Mustafa DENİZLİ bu takımla çok başarılı olmuştur ve bu başarıyla bir kazanma ve takım kültürü oluşmuştur bu takımda. İşte bu korunmalı. Bunun nasıl olacağı Yönetenlerin işi. Umarım bu zamana kadar doğrusu yanlışından fazla olan bu yönetimin bundan sonra yanlışları doğrularını götürmez.

Çay kur Rizespor artık Süper Ligde. Ayrılık beklenenden üzün sürdü. Dramatik bir şekilde Süper Lige veda etmiştik. 2008 yılından beri bekliyorduk ve geçen sene ümitlenmiş olsak da sahamızda kaybettiğimiz final maçıyla nerdeyse herkeste bir beş yıl daha Süper Lige çıkamayız korkusu başlamıştı. Nitekim 2012-2013 sezonunun ilk yarısında 17 maçta 27 puan alan takımımız karmaşık duygulara sevk ediyordu bizi. Yönetim PTT 1. Lig de sürpriz denilebilecek bir transferle takımımızı Mustafa DENİZLİ’YE emanet etti. Hocada yönetimde takımda aynı frekansta birleşti sonuç 15 maçta 32 puan ve hala oynanmamış 2 maç. Teknik heyetin bu başarısı herkesçe üzerine methiyeler yazılabilecek nitelikte ama bundan sonrası da önemli ve tam bu noktada birkaç soru sormak istedim kendimce:

1-Teknik heyetinden memnun olmadığı söylentileriyle uğraşan Beşiktaş Kulübünden alması muhtemel teklife Mustafa Hoca’nın ne cevap vereceği?

2-Teklife evet demesi halinde takımlarını Süper Lige Çıkaran Hocanın bu isteğine karşın sözleşmeyi bir engel olarak Hocanın önüne çıkarmak isterler mi?

3-PTT 1.Ligde kendine üst ligi hedef alan Rizespor’da yeni hedef ne olacak?

4-2010 Buca spor örneğindeki gibi Süper Lige yükselen takımımızda eldeki futbolculara burası baronlar ligi burada size iş yok mu denilecek yoksa profesyonellikle hep çatışır denilen ahde vefa abartılıp bu ligin ağırlığını kaldıramayacak oyuncularla devam mı edilecek?

5-Yönetim iş başına geldiğinde 27Milyon TL borçla devraldığı kulübü ekonomik anlamda Süper Ligde Mücadele edebilecek düzeye getirebilmiş mi? Burada herkesin aklına Süper Ligin gelirlerinin alt lige oranla daha iyi olduğu gelebilir aynı oranda futbolcu ödemelerinin ve diğer harcamalarında arttığı unutulmamalıdır.

Sorular arttırılabilir. Ben şahsen teknik direktörlerle uzun soluklu ve ağır kontratların yapılmasına karşıyım. Bir takım kültürü oluşturulmalı bence ve teknik direktörlerin de üzerinde bir kültür. Takımın bir ömrü olmamalı, teknik direktörlerin ve futbolcunun ömrü olmalı bir takımda. Mustafa DENİZLİ takımda tutulmalı ama gitmesi halinde bocalayıp zor duruma düşülmemeli. Yeni hedefleri sorulduğunda ilk hedeflerini gerçekleştirdiklerini gerisini lig bitiminde düşüneceğini söyleyen hocaya ısrar edilmemeli. Mustafa DENİZLİ bu takımla çok başarılı olmuştur ve bu başarıyla bir kazanma ve takım kültürü oluşmuştur bu takımda. İşte bu korunmalı. Bunun nasıl olacağı Yönetenlerin işi. Umarım bu zamana kadar doğrusu yanlışından fazla olan bu yönetimin bundan sonra yanlışları doğrularını götürmez.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Rizespor benim ilk gençlik yıllarımın( 70'li yıllar) fenomeniydi.Sonra yolumuz gurbete düştü, uzaktan izler olduk.Rizede futbol seyircisi çıtayı her zaman yüksek tutmuştur.Sanırım ligde kalmaya çalışan bir takım değil başa güreşen bir ekip ister.Bu yüzden de denizli kalmalı ve biraz para ve emek harcayarak yurtiçi ve yurt dışından( özellikle Afrika ve Güney Amerika ) tanınmamış ama yetenekli oyuncular bulunmalıdır. Bu konuda İlhan Cavcav'ın tecrübelerinden faydalanılabilir.Saygı ve selamlarımla...

mustafa semih arıcı 
 02.05.2013 13:29
Cevap :
Yorumunuza teşekkürler, selam ve saygılar  06.05.2013 10:44
 

Rizespor benim ilk gençlik yıllarımın( 70'li yıllar) fenomeniydi.Sonra yolumuz gurbete düştü, uzaktan izler olduk.Rizede futbol seyircisi çıtayı her zaman yüksek tutmuştur.Sanırım ligde kalmaya çalışan bir takım değil başa güreşen bir ekip ister.Bu yüzden de denizli kalmalı ve biraz para ve emek harcayarak yurtiçi ve yurt dışından( özellikle Afrika ve Güney Amerika ) tanınmamış ama yetenekli oyuncular bulunmalıdır. Bu konuda İlhan Cavcav'ın tecrübelerinden faydalanılabilir.Saygı ve selamlarımla...

mustafa semih arıcı 
 02.05.2013 13:29
 

Rizespor benim ilk gençlik yıllarımın( 70'li yıllar) fenomeniydi.Sonra yolumuz gurbete düştü, uzaktan izler olduk.Rizede futbol seyircisi çıtayı her zaman yüksek tutmuştur.Sanırım ligde kalmaya çalışan bir takım değil başa güreşen bir ekip ister.Bu yüzden de denizli kalmalı ve biraz para ve emek harcayarak yurtiçi ve yurt dışından( özellikle Afrika ve Güney Amerika ) tanınmamış ama yetenekli oyuncular bulunmalıdır. Bu konuda İlhan Cavcav'ın tecrübelerinden faydalanılabilir.Saygı ve selamlarımla...

mustafa semih arıcı 
 02.05.2013 13:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 133
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 1304
Kayıt tarihi
: 29.09.07
 
 

Ali Emir KARAALİ, 1961 Rize Doğumlu, 1978 Rize Lisesi Mezunu, (1988)T.C. Anodolu Üniversitesi   '..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster