Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
846
 

Çayın demi…

Çayın demi…
 

Çay olmasaydı halimiz nice olurdu be dostum!..


Bir masada iki bardak çay.  Demli mi demli ve üzerinde buharı tüten iki bardak çay.  Hele bu iki demli çay bir parkta ıhlamur ağacı dallarının altındaysa!.. Demini almış iki bardak çay…

Çay olmasaydı muhabbete sebep ne olurdu? Dostluklar, âşıklar, muhabbetleri nasıl kurulurdu. Dost meclisleri kurulurken muhabbetlere ne eşlik ederdi? İş aralarında; çay arası denir miydi? Sevincimize, kederimize ortak ne olurdu?

Çay deyince; aklıma hemen çocukluğumda “ hele bir çay kuyunda içelim.” diyen büyüklerin, muhabbete daveti geldi. Tüm gün ailede çayın ne kadar güzel bir etkisi olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Canım memleketimin çetin coğrafyasında;  Kışın ısınmak, yazın ferahlamak için yudumladığımız çaylar. Her çalışmamızın paydosunda tekrar güç kazanmamıza sebep olan çay!..

Açık havada, tarlada, bahçede, çayırda içilen çayın lezzeti bir başka oluyordu.

Uzun kış gecelerinin sıcak evimizi hatırlarım. Sobanın sıcaklığı yetmezmiş gibi üstünde buharı tüten çayları yudumlarken; göğe yükselen ağız dolusu şakaların yankısını hatırlarım. Bilirim ki; çay, bir ortaklıktır. Bir edep işidir. Pişip, demini alması, ardından ikramı ve tabi ki içimi… Tüm aile bir aradaysa çayda sanki melekler inmiş odaya, eşlik ediyordu muhabbetlerin kerametine. Çayı demlerken sanat eseri muamelesi yapan sevgili nenem “Dake” ye ne demeli…

Çocukluğumun kenti Varto kahvehaneleri. Hiç değişmeyen müdavimleri. Özel rezerve edilmişçesine saatinde gelip aynı sandalyesine oturulan kahvehaneler. Zorunlu sebepler dışında yerinden kalkmamacasına ardın sıra yudumlanan çaylar ve kağıt oyunları. Çoğu zaman anlam veremezdim bu ısrarcı oturuşlara…

Düşündükçe çayın yaşamımdaki yeri meğer önemli yer tutuyormuş.

Dostlar, arkadaşlar ile paylaştığım masalar geldi aklıma... Tahta iskemleler ve çevresine toplanılmış küçük sehpalarda çay bardakları… Ne kadar çok şey konuşup, ne kadar çok sustuysak, hepsi şimdi aklımda. İçtiğimiz çayların sayısını anımsa masamda, yaptığımız muhabbetler hala kulağımda, tıpkı dün gibi. Dostlarla gezintideyken “Haydi şurada bi çay içelim”… Tüm ciddi ağırbaşlı konuşmalarımız çay eşliğinde olurdu. Ne Davalalara tanıktır şu demli çay.

 “ Tazele be usta..” efkarımıza çok tanıktır çay… Sırdaşıdır dudaklarımızda asılı kalan sözcüklerin. Söylemek isteyip te söyleyemediklerimize de tanıktır çay…

Çay deyince; dar sokaklardaki çaycılar, esnaf çaycısı, fiskos çaycısı, sucu buncuların toplandığı çaycı… Kafeler, çay bahçeleri…

Hayatımızda ne kadar çok yerde çay var.

Ben en çok yeşilliklerde oturup var ise suya bakıp çayı yudumlamayı sever oldum. Tatile gittiğim yerde mutlaka bir çay bahçesi bulurum. Çayımı yudumlarken göz ucu ile gazeteme bakmayı, akşamsa ışıkların valsine dalmayı, deniz kenarıysa balıkların martıların yaşam coşkusunu izlemeyi tercih ederim. Eeee yanımda ağız dolusu muhabbet edecek dost ta varsa…

Çay olmasaydı halimiz nice olurdu be dostum!..

Hasan Dede

13Temmuz 2012

Arzu Elif bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çay yine çay olarak var. Ancak sözünü ettiğiniz muhabbet yok o çaya tadını verecek. Ya da moeller bozuk o muhabbeti edecek. Kan gözyaşı,şiddet, yoksulluk diz boyu. Nasıl mutlu olabilir ki insan bu koşullarda. Saygılarımla..

Yapukay 
 02.09.2012 12:44
Cevap :
Anadolu nun güzel kasabalarında hala bu gelenekler güncel hali ile devam ediyor.Büyük kentlerde de istersek olur diye düşünüyorum. Katkınız ve ilginiz için teşekkür ederim...  03.09.2012 10:04
 

Kahvehane kültürü eski İstanbul' da bile çok yaygındı...Orada meddahlık, siyaset v.s. olurdu...Ama şimdiki kühvahane kültürü o kadar yaratıcı değil bu konuda...Özellikle Anadolu' da neredeyse "Boş gezenin boş kalfası " gibi vatandaşlar, kadına bütün yükü bırakıp buralarda pinekliyorlar...Ama yine de Erzurum' un kırtlama şeker eşliğinde çayına, sahildeki çay bahçelerine hayır demem...

Arzu Elif 
 18.07.2012 17:13
Cevap :
Kıtlama şekerle çok çay içtim:))Güzel izlenim ve katkınız için teşekkür ederim.  18.07.2012 22:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 48
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1164
Kayıt tarihi
: 30.01.12
 
 

1967 Muş - Varto Doğumluyum. Kişinin kendini anlatması zordur aslında. Ne yazarsam yazayım, ne be..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster