Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
614
 

Çaykara’nın “mühendisliğe hevesli” kaynakamı!

Çaykara’nın “mühendisliğe hevesli” kaynakamı!
 

Sevgili arkadaşım Zihni Ağırman, geçen hafta Taka’da Çaykara Kaymakamı ile ilgili bir yazı yazmıştı.

Çaykara Kaymakamı Ufuk Özen’in “klasik devlet adamı anlayışı” dışında çalışan genç ve idealist bir kişiliğe sahip olduğundan yola çıkarak, yaptığı bazı “icraat”ları topluma örnek göstermişti.

Kaymakamın Çaykara Devlet Hastanesi’ne gerçekleştirdiği denetimi ve ardından bu denetime dönük tepkiler nedeniyle oluşan gündeme dikkat çekmişti.

Çaykara Kaymakamı Ufuk Özen’in başka marifetlerinin de olduğunu, özellikle taş duvarlar konusundaki “uzmanlığını” bu vesileyle öğrenmiş olduk.

Ayrıca Kaymakam Bey yaptığı denetimler sırasında ilgilileri illa da “azarlayarak” kamusal otoritesini dışa vurma gibi özelliğe sahipmiş.

En mühimi de kimseye “yetim hakkını yedirmiyormuş”.

* * *

Öncelikle bu “yetim hakkı” edebiyatının bende son derece alerji yarattığını belirtmeliyim.

Yetki ve sorumlulukları Anayasa, yasalar, yönetmelikler ve tebliğlerle belirlenen bir kaymakamın ya da bir kamu görevlisinin, bu usul ve esasların dışında yer alan bazı kavramlarla beyanat vermesinden, bu şekilde kendisini ifade etmesinden hiç haz etmiyorum.

Yasalarımız kamu kaynaklarının en verimli, en adil şekilde değerlendirilmesini gerekli ve zorunlu kılarken, bu kavramlarla olayları açıklamak yerine, bilhassa siyasetçilerin vicdan sömürücülüğü için kullandığı bu tip söylemlere neden ihtiyaç duyulur ki?

Kamu görevi yürüten bazı kişiler, tu tip kavramları kullanarak, devletin üst katlarına kendilerini “tarif etme” noktasında imalı mesajlar mı göndermek isterler acaba?

Neyse esas konumuza dönelim.

Sevgili Zihni diyor ki: “Çaykara Kaymakamı, “Köydes projesi kapsamında köylerde yapılan istinat duvarlarının tamamını tek tek kontrol etmiş. Sağlam yapılmadığına inandığı duvarları da yıktırmış.”

Kaymakam bu arada “400 metrekarelik” duvarı da bizzat yıktırıp, parasını yükleniciye ödetmiş, yüklenici “Benim yaptığım işi mülki idari amirim beğenmiyorsa yeniden yaparım.” diyecek kadar da onurlu biri çıkmış.

Otuz yıldır inşaat sektöründe çalışan biri olarak, böylesi “helal süt emmiş”, “onurlu” yüklenicilerin varlığından haberli olamadığıma gerçekten üzüldüm.

Bazı düzeltmeler de yaparak olayı irdeleyelim.

Köydes projeleri kapsamında Çaykara Maraşlı köy yolundaki bu taş duvarın yer teslimi, 2 Aralık 2009 tarihinde yapılmış.

31 Aralık 2009 tarihli tutanakta, duvarın %50’sinin tamamlandığı ve iklim nedeniyle inşaata ara verildiği belirtilmiş.

Duvar, taş duvar olduğundan boyutu 400 metrekare değil, 400 metreküpmüş.

Duvar hakkında “eksik harç kullanıldığı”, “tekniğe uygun yapılmadığı” şeklinde şikâyetlerde bulunulmuş.

Duvarın kontrol mühendisi; (illa da kadın mühendis olduğunu belirtmekten amaç ne, onu anlayamadım) kendisine göre bir uygulama hatasının olmadığını, eğer bu konuda fenni ve teknik endişeler varsa, kurulacak “teknik komisyon” aracılığıyla bir karara varmanın doğru olacağını Kaymakam Beye mutlaka söylemiştir.

Çaykara Kaymakamı, babası Bayburtlu duvar ustası olduğu için, muhtemelen kendisi de babasına yardım ederken duvar örmeyi öğrenip, “kendi yöntemini” icat ettiğinden, duvarın “çürük olduğuna” dair karar vermiş ve yüzde ellisi bitmiş bu taş duvarı keyfi kararla yıktırmış.

Sonra da duvar, aynı yüklenicinin adı altında fakat başka bir ustaya yeniden yaptırılmış, mevcut kontrol mühendisi izinli olduğundan bu işin “kontrol mühendisliği”ni de, duvar inşa alanında “yöntem sahibi” Kaymakam bizzat üstlenmiş.

Kimse şaşırmasın, bunlar aynen yaşanmış.

Çünkü yazıdan anladığımız kadarıyla, kaymakam bunları Zihni’ye kendisi anlatmış.

* * *

Bir yeni kaymakamın mesleki bekası adına, sansasyonel ataklarda bulunmasını anlayışla karşılayabilirim.

Ama bir kaymakamın mesleki ve yönetsel “haddini” aşarak, teknik ve fenni bir projede “kontrollük” yapmasını, bunu bir köşe yazarı arkadaşımın da matah bir şeymiş gibi ballandıra ballandıra anlatmasını anlayamam.

Bu arada Çaykara Kaymakamı Ufuk Özen için “mülkiyeli” sıfatının kullanılmasına gerçek mülkiyelilerden oldukça sert tepkiler geldiğini sevgili Zihni’ye hatırlatmak isterim.

Bilmeyenler için yazalım, Türkiye’de “mülkiyeli” sıfatı, uzun yıllar devlete yönetici yetiştirmiş olan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunları için kullanılır.

Mülkiyeliler Birliği de bu mezunların örgütlendiği ve devlette etkin olan bir derneğin adıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 152
Toplam yorum
: 83
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 683
Kayıt tarihi
: 17.07.08
 
 

Trabzonluyum ve bu kentte yaşıyorum. Kamuda inşaat mühendisi olarak çalışıyorum. Resmi görevimin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster