Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Temmuz '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
680
 

Caz Severler Neyi Protesto Etti?

Caz Severler Neyi Protesto Etti?
 

Sahneye çıkan orkestrayı süzmeye başlamıştım filmin o sahnesinde. Uzun boylu, zarif bayan solist sahnedeki yerini alıyor ve ben, bir an için, içimden “Bu güzel filmin tam da burasında, bir Türkü Bar’da tuhaf bir türkü dinlemek zorunda kalacağım?” diye kendi kendime söylenirken, enstrümanların tınısı kulağımın pasını silmeye başlamıştı bile. O zarif bayan, söylediği türküyle adeta bütün bir benliğimizi büyülüyordu. Ve filmin baş kadın kahramanı, bilmediği bir dilin esaretine düşmüş bir halde, gözünden yaşlar akıtıyordu. Filmi izlerken benimde yüreğimde kabarmalar olmadı dersem yalan olur. Kürtçe bilmiyordum ama en nihayetinde o türkünün büyüleyici hali karşısında inanılmaz düzeyde etkilenmiştim. Filmin can alıcı sorusunu erkek oyuncu sormuş ve sorulan soruya karşın gözlerinden süzülen yaşa rağmen baş kadın oyuncu tarafından verilen cevap, tahmin edilenin ötesinde daha bir vurucu nitelik taşımıştı.

“Gönül Yarası” filmini izleyeli aradan ne kadar zaman geçti bilemiyorum. Ama halen o türküyü büyük bir keyifle, büyük bir iştahla dinliyorum. Aynur Doğan söylediği bu türküyle bir anda bütün bir ülkenin tanıdığı ve doyasıya dinlemek istediği bir sanatçı oldu.

Aynur Doğan, “Ihlamurlar Altında” isimli televizyon dizisinde söylediği “Oy gelin gelin” türküsüyle de gönlümüzü bir kez daha fethetmişti. Pürüzsüz ses rengiyle, dolu dolu sesiyle, ben gibi bir dinleyeni çabucak kavrıyor ve hangi türden söylerse söylesin, ben gibi bir insanın türkü dinleme iştahını daha da kabartıyordu. Aynur Doğan söylemiş olduğu bu iki türküyle gönlümde taht kuran bir sanatçı oldu. Bu iki türkü sayesindedir ki Aynur Doğan’ın söylemiş olduğu diğer türküleri dinlemek durumunda kaldım. Her bir türküsünü mükemmel düzeyde yorumlayan Aynur Doğan’ı dinlememek türkü severler için ciddi bir eksikliktir diye düşünüyorum.

Aynur Doğan geçtiğimiz günlerde İstanbul Harbiye Açık Hava Tiyatrosunda Kürtçe bir türkü söyleyeceği sırada protestolara muhatap oldu ve konserini yarıda bırakarak sahneyi terk etti. Ne var ki bir süre sonra ortamın sakinleşmesiyle birlikte Aynur Doğan tekrar sahneye çıkıp konserini tamamladı.

Aynur Doğan’a gösterilen tepkiyi çok da tuhaf bulmayanlardanım. Özelikle elim olayların yaşandığı ve PKK eylemi nedeniyle gencecik insanların hayatlarının baharında yaşama veda etmiş olmaları pek tabii ki toplumda ciddi tepkilerin oluşmasına neden olacaktı. Nitekim duygusal davranışların bu gibi durumlarda daha bir ivme kazandığını düşünürsek, Aynur Doğan’ın başına gelenleri tuhaf karşılamak hiç de tuhaf değil. Geriye dönersek şayet, benzer bir tepki Ahmet Kaya için de gösterilmişti. Zamanında Ahmet Kaya’yı tefe koyanların, sonraki yıllarda işte Ertuğrul Özkök örneğinde olduğu gibi ne hallere düştükleri bu günlerde fazlasıyla ortada. Ahmet Kaya’ya söylemediğini bırakmayanlar bu günlerde pek bir Ahmet Kaya sevicisi oldular.

Tabi benim üzerinde durmak istediğim nokta Aynur Doğan’a gösterilen tepkiden ziyade, bu tepkinin hangi kitle tarafından gösterilmiş olduğuydu.

Bilindiği gibi Aynur Doğan, İstanbul Caz Festivali kapsamında konser veren bir sanatçıydı. Yani Aynur Doğan’ı festival kapsamında dinlemek durumunda kalan kitleyi birer caz sever olarak tanımlamak hiç de garip değil. Caz müziğinin evrensel diline gönül veren insanların, neden Kürtçe müziğe karşı bu denli tahammülsüz olduklarını anlamak tabii ki zor. Aslında zor değil ama ben yine de zor demek durumunda kalıyorum. Son yaşanan olay karşısında gencecik insanların yaşamını yitirmiş olmasının yaratmış olduğu travmanın etkisiyle insanlar tepki koymuş olsalar bile, caz müziğine ilgi gösteren bir kitlenin, tam aksine Aynur Doğan’a daha fazla sahip çıkması gerekmez miydi? Hele ki Caz Müziği dediğimizde zihnimize daha ilk elden Amerika’nın ezilen zenci emekçilerinin müziği geliyorsa… Ezilmişliklerin, horlanmışlıkların, yıkımların, ayrımcılığın dili olan müzikse caz müziği, varın siz düşünün memleketimdeki caz severlerin halini…

Söylediği türkünün dilini anlamayan dinleyeni dahi ağlatabilmiş bir sanatçının, caz severlerce protesto edilmesi memleketim adına her şeyden daha üzüntü verici oldu. Zira yaşanan travmalara melhem olacak birlikteliğin tohumlarını atacak olanlar, yine müziğin evrensel dilindeki kutsallığa inanlar olacaktı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kölelik Amerika'sında Afrika'dan getirilen siyahların kendi müziğinden türemiş bir müzik, dolayısıyla ezilmişlerin özgürlüğe kavuşma çabasını anlatır. İçeriğinde ayrımcılık ve ırkçılık barındırmayan bir müziği sevenlerin arasından böyle faşizan protestoları yapanların çıkması abes bir durum. Üstelik Aynur Doğan müthiş bir ses ve masum bir sanatçı. Kürt olması dışında bir etiketi yok. Yazınız için sizi kutlarım. Selam ve saygılarımla...

Şükran Okyay 
 19.07.2011 14:30
Cevap :
Şükran Hanım sanırım en önemli nokta da bu olsa gerek. "Caz Müziği'nin" içeriği belli. Ama her konuda olduğu gibi ülkemizde bir alana ilgi duyan kimselerin, o alanın içeriğine ilişkin ciddi eksiklikleri olması. Caz'a ilgi gösteren bir insanı en azından ben kendi adıma aydın bir insan olarak tanımlarım. Ama gösterilen tepkiye baktığımızda, aydın olmakla hiç uzak yakın ilişkisi olmayan bir eylemin parçası oluyorlar.  29.07.2011 9:59
 

Valla bu olaylar çok korkutmaya başladı beni... Facede bazı tanıdıklar bir gurup kurmuşlar aklım durdu... Kandile kimyasal bomba atılsın!... Nihat bey artık kökünü kazımak istiyor herkes karşı tarafın, kara sinek misali... Selamlar...

KUYUCAK 
 19.07.2011 14:10
Cevap :
Aslında "Sebep" ve "Sonuç" kavramları üzerinde biraz kafa yormak gerekiyor Hasan Bey. PKK bir sebep mi yoksa sonuç mu? Takdir edersiniz ki PKK bir var olan bir sorunun sonucu olarak ortaya çıkmış bir yapılanmadır. Dolayısıyla sorunu çzömeden, bir örgütü hangi yöntemlerle yok ederseniz edin, yerini dolduracak her zaman bir başka yapı çıkar ortaya. Sanırım toplumun anlayamadığı şey de bu olsa gerek. Umarım aklımızı durduracak başka olaylar yaşamayız. Selamlar Sevgiler.  29.07.2011 9:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1512
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1114
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster