Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Şubat '08

 
Kategori
Telekom / Mobil
Okunma Sayısı
594
 

Cebimizde ne taşıyoruz?

Cebimizde ne taşıyoruz?
 

Cebimizde Ne Taşıyoruz?


Gün içinde ne kadar telefon konuşması yapıyor ya da cep telefonumuzu ne kadar kullanıyoruz hiç düşündünüz mü?

Peki bu kadar içli dışlı olduğumuz sistemin hangi prensiple çalıştığı hakkında bir fikriniz var mı? Şahsen benim tam bir fikrim yoktu ta ki bu konu aklıma takılıp araştırıncaya dek. İşte cebimizde taşıdığımız bu büyük icadın sırları:

Sayıları gitgide artan cep telefonlarına, elektromanyetik dalga yayan, bir çeşit taşınabilir 'radyo verici ve alıcısı' gözüyle bakabiliriz. Cep telefonları hiçbir zaman, birbirleriyle doğrudan iletişim-kuramazlar, hatta yan yana dursalar bile. Bunların arasındaki iletişim, genellikle yüksek yerlere (ev çatılarına, direklere vb.) yerleştirilmiş ve adına baz İstasyonları deniler, sistemler aracılığıyla yapılıyor. Cep telefonu kullanan kişilerin sayısı çoğaldıkça zorunlu olarak baz istasyonları sayısı da çoğalmaktadır. Bir kenti ve hatta bir ülkeyi kapsayan baz istasyonları, bal peteğine benzetilebilecek birçok hücrenin merkezlerine yerleştirilmiş, alıcı ve verici antenli sistemlerden oluşmaktadır.

Böyle bir sisteme 'Hücresel İletişim Sistemi' deniyor. Baz istasyonu konuşmayı, sabit bir kablo üzerinden ya da yönlendirilmiş elektromanyetik dalga demeti halinde (yönlü radyolinklerle) Mobil Anahtarlama Merkezlerine ulaştırır ve konuşma, oradan , 'Cep Telefon Sistem Sunucusunun' Ana Bilgisayarına iletilir. Bu bilgisayar, tüm cep telefonlarını nerede olduklarını bildiğinden konuşmayı, alıcı cep telefonun bulunduğu en uygun baz istasyonuna yollar ve oradan da alcının cep telefonuna ulaşır ve karşılıklı konuşmalar aynı yoldan gidip gelir. Konuşma ücretleri de bu bilgisayarda hesaplan Ana Bilgisayarın her bir cep telefonunun yerini belirleyebilmesi için, her cep telefonunun belirli aralıklarla sinyal vermesi gereklidir. Cep telefonu çok sık yer değiştirmediğinde, telefon daha uzun zaman aralıklarında, örneğin her Yarım saatte bir, bir saniyeden daha az süren kısa sinyaller verir, Sık yer değiştirmelerde ise 'yer bildirme sinyalleri' sıklaşırmış.

Kullandığımız GSM (Global System for Mobile Communications) telefonların çalışma prensibi kısaca bu.

Etkileyici değil mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2054
Kayıt tarihi
: 28.12.07
 
 

Okul: Üniversite-Eskişehir Osmangazi Üniveristesi-Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümüİlgi Alanları: Tiya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster