Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '14

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1410
 

Cehennem sevgisiz yüreklerde yaşanır.

Cehennem sevgisiz yüreklerde yaşanır.
 

Cehennem insan yüreğindeki sevginin bittiği yerdir.(Mevlana)


Bu yazımı bir arkadaşımın Facebook'ta paylaştığı, her yıl Mart sonu itibarı ile yapılan hükümet destekli fok avı caniliğini anlatan resim ve hayvanlara zevk uğruna canlı canlı yapılan eziyetler ve son günlerde ülkemizde özellikle küçük çocuklara yapılan taciz ve tecavüzlerin sonucunda öldürülmeleri, yine aynı şekilde arkası bitip tükenmek bilmeyen kadın tacizleri ve ölümlerine dikkat çekmek adına paylaşmak istedim. Biliyorum bu paylaşımım belki bir derde deva olmayacak. Ancak insan olarak elimden gelenin bu olduğu bilinci ile tepkimi göstermiş olacak ve başkalarını da duyarlı olmaya davet edebileceğimi düşündüm. Her türlü kötülüğün temelinde sevgisizlik yatar. Zira insanın özüdür sevgi. Eksikliği insanda özgüven kaybına neden olduğu gibi hata yapma riskini de arttırır.

SEVGİ, varlığı ile insana hayat veren özü hoş görü,şefkat, merhamet, güven, dostluk, kardeşlik, saygı gibi kaynağını Allah’tan alan yüce bir duygu... Çünkü kainatın yaratılış gayesi ve insanın mayası sevgidir. Allah insanı, dünyayı ve tüm evreni sevgi üzerine yaratmıştır.

Bu kutsal duyguyu özünde barındıran insanın hayata bakışı, olayları değerlendirmesi, insanlara ve diğer canlılara davranışı sevgi ile olacaktır. Çünkü her insan, diğer insanlarla bir arada yaşamayı ve kendi yalnızlığından kurtulup, başkaları ile birlikte olmayı ister. İnsan, kendini ve diğer insanlarla olan ilişkilerini anlayabilmek için sevme güçlerini geliştirebilmeli ve tüm canlılarla beraber sevgisini paylaşabilmelidir. Dünya ile olan ilişkisini düşünce ve sevgi üzerine kuran bir kişi kendini tüm evrenle bir olmuş gibi hisseder. Sevgiyle yaklaşır her şeye. Evrende yaşayan tek canlının kendisi olmadığını bilir, diğer canlılara yaklaşımı sevgi ile olur..

Sokakta titreyen bir köpeğe merhamet edebilecek kadar, yaralı bir kediye merhem olacak kadar, aç bir kuşa yem, soğuktan titreyen bir yaşlıya ısı, kimsesiz yavrulara kimse, dalındaki çiçeği koparmaya kıyamayacak kadar şefkatli, yaratılanları Yaradan’dan ötürü sevecek kadar merhametli...

Yaşam, bu insanlar için tabiri caizse dünyada cenneti yaşamaktır. Zor durumda olanların yardımına koşmak, sıkıntıda olanların sıkıntısını paylaşarak gidermek, güçsüzlere, fakirlere, çaresizlere, dertlilere çare olabilmek insanı mutlu, huzurlu hissettirir. Özünde huzuru duyabilen insan, kendisi ile barışık, pozitif bir hayat yaşayan insandır..

Böyle insanların sayıca çok olması o toplumda acı, gözyaşı,yakmak, yıkmak yok etmek olan savaşların daha asgari düzeyde yaşanması anlamına gelmektedir. Sevgimizi ve onun özünde barındırdığı güzellikleri yaşamalı, göstermeli ve bu yaşantımız başkalarına da referans olmalı. Bu sayede İnsanlığın hak ettiği barış, kardeşlik ve adil bir düzenin hüküm sürdüğü bir dünyada rahat, huzur ve refah içinde yaşayanların çok olduğu bir düzen kurulabilsin...

Sevgiyi yüreğinde hissetmeyi başaramamış insanlar, sevginin özünü oluşturan unsurlardan uzak kalmış demektir. Böylelikle kendilerinden ve toplumdan uzaklaşarak yalnız kalmak, kendisini zayıf ve çaresiz hissederek özgüven kaybı yaşarlar.. Çünkü özgüvenin en önemli unsurlarından biridir sevgiye layık olabilmek. Kişi, kendisinin sevgiye layık olmadığı inancıyla baş edemez ve güçsüz düşer. Bu duygu ise insanı günden güne zayıflatır. Ruhu hata yapma riskini arttırır. Kin, nefret, kıskançlık, maddi tatminsizlik duygularının yoğun yaşanmasına neden olur.

Ruhun gıdasıdır sevgi. Nasıl ki yeterli beslenemeyen, midesini aç bırakan bir insanın vücudunda bir müddet sonra, biyolojik olarak bir takım hastalıkların oluşması kaçınılmaz ise, ruhu sevgi ile beslenememiş aç bırakılmış bir insanda da ruhen bir takım hastalıkların oluşması kaçınılmazdır.

Böyle bir durumda hoşgörü, sevgi ve evrensel dostluğun timsali Mevlana’nın "Cehennem insan yüreğindeki sevginin bittiği yerdir”sözünde ifade ettiği sevgisiz insan modeli çıkar ortaya.

Sık sık şahit olduğumuz çirkin olaylar, örneğin bebeklere, çocuklara, yaşlılar ve  kadınlara, hayvanlara yapılan insanlık dışı davranışların temel sebebi sevgisizliktir. İlginçtir ki, sevgisizlik suçunu işleyenlere; pişman mısın? diye sorulduğunda, pişman olmadıklarını söylerler. Çünkü bu durumda vicdan, merhamet, hoşgörü, sevgi, saygı duyguları devre dışı kalmıştır. Böyle insanların olduğu yerlerde hayat diğer insanlar için çekilmez bir hal alır. Kendilerini güvende hissedemezler.

Kaldı ki, bu insanların ne zaman, nerde, ne yapacakları önceden tespit edilemez.

Sevgisizlikten kaynaklanan olayların önüne geçebilmek için, artık insanlara sevgiyi öğretmek elzem bir ihtiyaç haline gelmiştir. Tıpkı Erich Fromm’un ifade ettiği gibi, "Doktorluğu, mühendisliği, öğretmenliği, marangozluğu öğrendiğimiz bunlara emek ve zaman verdiğimiz gibi sevme sanatını da öğrenmemiz gerekir. Sevelim ki sevilebilelim. Sevilebilelim ki kendimize, insanlara, yaşama güvenebilelim. “Sevgi yoksa güven, güven yoksa doyum yoktur”.

 

Kısaca sevgi her şeydir...

Sevgi ve Muhabbetle.

Hanife Mert

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Hanife Mert Hanım, size bir yorum daha yazıyorum.Günaydınlar diyorum ve ekliyorum: Sizi yetiştiren anne ve babanızın ellerinden öpmeli...Bunları samimice yazıyorum...Keşke tüm tüm anneler ve genç kızlarımız sizin gibi duyarlı olsa...Sizlere sağlıklı günler diliyorum...Selam ve sevgilerimle. Nice aydınlık yarınlarda...A.Kadir GÜLER

Abdülkadir Güler 
 30.04.2014 10:18
Cevap :
Çok teşekkür ediyorum sayın Abdulkadir Hocam hakkımda ki güzel düşünceleriniz için. Anadolu'muzun vefakar insanı saf ve temiz bir yüreğe duru ve yumuşak merhamet ve şefkatle bezenmiş bir vicdana sahiptir. Bizlere onlardan miras. Değerli yorum ve katkınız için teşekkür ediyorum. Selam ve saygılarımı sunuyorum. Sağlık ve esenlikler diliyorum.  02.05.2014 0:32
 

Sevgi öğretilir mi , bundan emin olamadım işte bugünlerde farkettiğim birşey var çocuklarımıza ne veriyorsak onu aldığımız 2 yaşında 2 farklı çocuk bir gördüğünde sürekli sarılıyor öpüyor diğeri ise sürekli kavga halinde , belki de insan sonradan kötü oluyor. Arkadaşımın biri dmeişti ki sonradan kötü olunmaz ailesinde geçmişinde atalarında kanında kesin birinde bozukluk varsa birine denk gelir. İki düşünce de doğru ve en güzelini yine Mevlanamız söylemiş cehennem sevginin bittiği yerdir diye...sevgimle Hanifem yazdıklarının altına her daim imzamı atarım.

Tülay EKER 
 22.04.2014 14:35
Cevap :
Sevgili Tülaycığım inancımıza göre doğan her çocuk tertemizdir. Sonrasında ailesi anne babasının yönlendirmesi ile karakteri oluşur gelişir. En büyük etken anne baba ve sonrasında ise çevre okul diye devam eder. Anne baba öğretecek sevgiyi hissetmeyi yaşamayı... Sevgi öğretilmeli, en azından bilmeyen anlamayanara... Canım teşekkür ediyorum yorum ve katkınız için. Gönülden sevgilerimi illettim. Sevgiyle, mutlu kal.  22.04.2014 22:58
 

Merhaba Hanife Mert Hanım, bugün blgisayarımı karıştırırken bu yazınızı bir kez daha gözden geçirip severek okudum. Doğrusunu söylemek lazımsa havadan, sudan yazmıyorsunuz. Nedenli yufka bir yüreğiniz var. Galiba bir anne olmanızdan dolayı bu şefkat ve merhametiniz ağır basıyor.Yaralı bir kuşun kanadına merhem olmak,aç bir kediyi doyurmak,bir hastaya uğramak, dertlerine yardımcı olmak, acılarını paylaşmak, bir yolda kalmışa veya bir ihtiyara merhamet etmek, kol, kanat germek,yardımcı olmak bunlar ne güzel özelliklerdir. Sizi bir kez daha candan kutluyorum.Bu güzelim duygularınızdan dolayı sizin gibi gerçek bir anne şefkatini ve merhametini bir anneye gönülden selam olsun diyorum...Sizi böylesine vefalı. yüreği merhamet dolu yetiştiren bir annenin eli öpülmez mi?

Abdülkadir Güler 
 18.04.2014 20:26
Cevap :
Güzel yorumunuza çok teşekkür ediyorum. Bu saydıklarınız saydıklarımız bizim mirasımız bize annelerimizden dedelerimizden ninelerimizden miras olarak kaldı. Biz de elbette bizden sonrakilere aktarmalıyız. Sadece aktarmak yetmiyor, düşüncelerimizi duygularımızı yaşama geçirmeli örnek olmalı. Günümüz de insanlığın en çok ihtiyaç duyduğu bu hasetler. Ben tekrar teşekkür ediyorum, değerli zamanınızı ayırarak güze yorumunuzla katkı sağladığınız için. Selam ve saygılarımla, sağlık ve mutluluk dileklerime...  20.04.2014 15:28
 

Canım ne güzel bir paylaşım, kutlarım sizi." Mevla'nanın sözü çok doğru"Cehennem insanın yüreğindeki sevginin bittiği yerdir." Gerçekten yüreğinde sevgi olmayan her türlü kötülüğü yapmaya namzettir.Sevgisiz insanlar ne kadar çok suç işliyorlar, Allah onların gönüllerine sevgi versin.Sevgi: İyiliktir, emektir, dostluk, fedakarlıktır, İçtenlik, dürüstlük, samimiyettir,kısaca, insan ruhunda bulunan değerli, olumlu bir yetenektir.Allah sevgisizlerin ruhuna sevgi versin. Sevgilerimle kucallayarak öptüm sizi.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 17.04.2014 23:46
Cevap :
Amin sevgili Nahide Hocam. Gerçekten insanın yüreğinde sevgisizlik her türlü caniliğin sebebi. İnsana ve hayvana yapılan canice hareketler sevgi, şefkat, merhamet ile aşılacaktır. Değerli yorumunuzla katkınız için çok teşekkür ediyorum. Sevgilerimi gönderdim en derininden. Sağlık ve esenlikler diliyorum. Öpüyorum sizi.  20.04.2014 15:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 148
Toplam yorum
: 950
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 4288
Kayıt tarihi
: 08.06.12
 
 

Anadolu Üniversitesi İktisat  mezunuyum. Emekli muhasebeciyim. Felsefe, İlahiyat, Sosyoloji ve Ps..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster