Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
2619
 

Çek sol kanada bir Maradona daha!

Çek sol kanada bir Maradona daha!
 

Dikkat! Dikkat! Yeni bir Maradona aranıyor.


Geçtiğimiz günlerde zaping esnasında rastladığım Ali Gültiken, daimi yorumcusu olarak bulunduğu spor programında söyledikleriyle Beşiktaş yönetimi hakkındaki fikirlerimin doğruluğunu ne yazık ki bana bir kez daha gösterdi. “Ne yazık ki” diyorum çünkü mevcut Beşiktaş yönetiminin takımı başarıya götüreceğine inanmayanlardan biriyim. Gültiken o programda Çek Cumhuriyeti milli takımının formasını 48 defa giymiş David Rozehnal’in nasıl Beşiktaş forması giymenin eşiğinden döndüğünü anlattı. O zaman 4,5 milyon Euro’ya bitecek transferi pahalı olduğu gerekçesiyle istemeyen Başkan Yıldırım Demirören’in aynı bedelle hatta daha fazlasına sezon başında Zapotocny’i (4 defa milli) neden aldığını sorgulamak sizce de tüm Beşiktaşlıların ve Ali Gültiken’in hakkı değil mi?

Şimdi bu spesifik olaydan yola çıkarak Beşiktaş yönetimine “bel altı” vurmak istediğimi düşünenler bir de yaşanan “Gordon Schildenfeld” faciasını hatırlasınlar. Taraftarın diliyle Beşiktaş’a 2 milyon Euro’ya “çakılan” kısmi görme özürlü bu kardeşimize fellik fellik kulüp arayan ve bulamayınca da Alman ikinci ligindeki Duisburg’a kiralık gönderen yönetim, bilindiği gibi bu sezon şapkadan yeni bir tavşan çıkararak Anthony Seric’e imza attırmıştı. Peki, Schildenfeld’in akıbetini bilen var mı? Merak edenler için söyleyelim, MSV Duisburg 18 takımlı Alman ikinci liginde ilk yarıyı topladığı 22 puanla 10.sırada kapattı ve bu 17 maçta Schildenfeld yaklaşık 20 dakika forma giyebildi. Gerisini siz düşünün. Bedelsiz transfer edildiği için büyük bir yönetim başarısı (!) kabul edilen Anthony Seric ise bu sezon ligde 3 kupada da 1 maç forma şansı bularak geldiği gibi gitmenin planlarını yapmaya başladı.

“Seric Schildenfeld’e göre Maradona sayılır” açıklamalarının manşetleri işgal ettiği günleri hepimiz hatırlıyoruz. Şimdilerde ise yönetimin Seric’i göndererek yıldız bir ismi takıma kazandıracağı konuşuluyor. “Nasıl olsa bonservis bedeli ödenmedi” düşüncesiyle Beşiktaş’ın zarar etmeyeceği fikrine kapılabilirsiniz. O halde kulübün Haziran ayı başında İMKB’ye gönderdiği aşağıdaki açıklamayı okuyun:

“Şirketimiz ile Avustralyalı futbolcu Anthony Seric, aşağıdaki şartlarda 2 yıl 1 yıl opsiyonlu olmak üzere anlaşma sağlamıştır. Futbolcuya ilk yıl, 2008-09 sezonu için 200 bin Avro imza parası ve 750 bin Avro garanti para 10 eşit taksitle, 2009-2010 sezonu için 700 bin Avro garanti para ücreti 10 eşit taksitle ve opsiyonlu yıl olan 2010-2011 sezonu içinse 600 bin Avro garanti para ücreti de 10 eşit taksitle ödenecektir.”

Görünen durumda Beşiktaş’ın bu işten karlı çıkması için Seric’i bonservis ücreti karşılığı bir kulübe vermesi gerekiyor. Yalnız son zamanlarda yaşanan futbolcu trafiğinde kulübün ne kadar zarara uğradığını da cümle âlem biliyor. Peki ama Beşiktaş’ın bu transfer sancısı nasıl son bulacak? Aslında çözüm kulübün içinde ve yakın geçmişinde saklı… 2004’te Valencia’dan 3,5 milyon Euro’ya alınan John Carew’i bir sezon sonra Lyon’a 8 milyon Euro’ya satan kulüp de Beşiktaş. Ne yazık ki o tarihten bu yana transfer konusunda birbiri ardına hatalar yapan da. Yıldırım Demirören adını ilk defa menajerlerin ağzından duyduğu futbolcuları elinin tersiyle itip bu simsarlardan yakayı sıyırabilse işte o zaman John Carew’i transfer ettiği günleri hatırlayacak ama Beşiktaş’ın şu anki durumu da bir yıldızla bahar gelecek gibi değil.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 235
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 710
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Yazar 1976 yılında İstanbul'da doğdu. Tüm eğitim ve öğretim hayatını burada tamamlayarak, 1999 yı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster