Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mart '16

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
269
 

Çekilmez bir adam oldum yine…

Çekilmez bir adam oldum yine…
 

Oldum olası dokunur bana ve oldum olası ağlatır beni…

Çocukken kimseye aldırmazdım da, yaş ilerledikçe ağlamak bir tuhaf kaçmaya başlamıştı.

Hele yaş kemale erdiğinde ağlarsan eğer, dudaklarda müstehzi bir gülümseme oluyor.

Fısıldaşmaları duyuyorsun; “çok duygusal oldu artık…”

Onlara dönüp “hadi oradan gafiller, ben çocukluğumdan beri böyleyim” diyemiyorum, çünkü boğazıma çöreklenen düğüm buna izin vermiyor…

 

HER 8 MART GÜNÜ:

Evet, her Dünya Emekçi Kadınlar Gününde huysuzlaşır, aksileşir ve ağlak olurum…

Ne ilgin var Kadınlar Günüyle demeyin:

O gün sevgilisinden tek taş bekleyen, kadınlar gününü eğlenerek kutlayalım diyen, eller havaya eğlenceler düzenleyip göbek atan kadınları görünce huysuzlaşırım ve gene gelip boğazıma yerleşir o kahrolası düğüm…

Kimseye karışamam, herkes bildiği gibi kutlasın, ne yapayım?

 

Hele o riyakâr kadınlar günü kutlamaları yok mu?

Eğlence fotoğraflarını yayınlayıp, işte böyle kutlanır kadınlarımızın günü diyenler yok mu?

Sorsam bilirler mi kadınlar günü neden kutlanır? Nasıl kutlanır? Bilmezler elbet!

Bilseler göbek atarlar mı?

Hayatını yitiren emekçi kadınları düşünürüm o an…

 

129 kadın işçi yanarak can vermişti 8 Mart 1857 tarihinde…

Hiç tektaşları olmadı onların. Hiç kimse karanfil vermedi onlara.

Ve onlar hiç “eller havaya, hop hop göbek atalım” demediler. Diyemediler!

Yanarak ölen o emekçi kadınların tek dileği vardı: Çalışma şartlarımız düzelsin!

Onlar yanarak öldü; bizimkiler göbek attılar, hediyelerle mutlu oldular!

Gel de ağlak olma! Gel de aksileşme!

Gel de utanma; yanarak ölen kadın işçilerden…

 

İşte tek taş beklenilen, göbek atarak kutlanan kadınlar gününün aslı budur…

Ortada “cinsiyet” yoktur; EMEKÇİ vardır…

Attığımız göbekler yanarak ölen kadın işçiler içindir!

Hayırlı olsun!

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

1 Mayıs gibi diyorsun...Haklısın aslında. Hepsinin kökünde kan ve göz yaşı var. Erkek ya da kadın... Sonuç itibariyla bizde emekçiyi öldürürler...

yeşilsoğan 
 09.03.2016 18:11
Cevap :
1981 yılında gittiğimiz bir yemekte mahpushane türkülerimizle göbek atan, halay çeken insanları gördüğümde ilk şokumu yaşamış ve hırsımdan ağlamıştım. O zaman peki bir revaçta olan piyanist şantörü arada yakalayıp, “bir daha bu türkülerle göbek attırırsan sana onuncu yıl marşıyla oryantal yaptırırım” diye çıkışmıştım. Çok iyi dost olduk, o da istemiyormuş ama müşteri istiyormuş. İşte o yıldan bu yana göbek atıyoruz. Ağıtta göbek atarız, yas gününde kadeh tokuştururuz… Bir tuhaf oldu toplum emek bilincini kaybettiğinden bu yana… Yani “emek” ölmüş be dostum… Mezarını köylü kazmış, ilk toprağını da işçi atmış mezarına… Duasını bürokratlar okuyup parsayı topluyorlar... Selam ve sevgilerimle…  10.03.2016 21:40
 

Sulandırmayı pek severiz. Gerçek anlamından uzak ve şımarıkça...Selamlar, mutlu kalın.

Ayşegül HAYVAR 
 08.03.2016 22:12
Cevap :
İşin kötüsü sadece biz değil, tüm Dünya sulandırıyor bu konuyu. Kapitalist sistem acıları parfüme, tek taşa, çiçek demetlerine velhasıl hediyelere dönüştürüp kakalıyor işte... Saygı ve sevgiyle...  08.03.2016 22:56
 

...afakanlar bası ki hem de ne biçim...şimdi bi daha okudum da...eyvallah...

nedim üstün 
 08.03.2016 20:54
Cevap :
Beni de yazarken basıyordu o hafakanlar üstadım... Yazması bile zor... Selam ve sevgilerimle...  08.03.2016 22:52
 

Kıymetli yazarımız Sayın, Haluk Seki:İnsanı var eden kadın ana olarak,kardeş olarak,bacı olarak hep vefalı olmuştur.Kurtuluş savaşımızda bunun örnekleri görülmüştür. Kadının ikinci sınıf muamele görmesi yalancı ve hileci hocalarla başlamıştır.Onlar sözlerin ve kelimelerin yerini değiştirerek kadınları bir eşya, bir mal olarak göstermişlerdir.Evet gerek dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu, bir çok olaylarda kadınlarımız hayatlarını kaybetmişlerdi.Allah rahmet eylesin, cennetiyle sevindirsin.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 08.03.2016 17:20
Cevap :
Erkek egemen zihniyetin kadını sosyal hayatın içinden çekip hapsetmesi kendine olan güvensizliğidir... Egemenliğini sonsuza kadar sürdürebilme içgüdüsüdür. Bunun için en güzel teknikler hurafe ve şiddettir. Böyle olunca da sonuç "böyle" oluyor işte... Sevgi ve saygımla...  08.03.2016 23:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 90
Toplam yorum
: 1679
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2005
Kayıt tarihi
: 27.05.07
 
 

Yaşayacağım yıllar yaşadıklarımdan daha az... Öyleyse "adam gibi yaşamalı" diye düşünüyorum. Kola..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster