Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
477
 

Çekip gitmek istiyor insan

Çekip gitmek istiyor insan
 

Bazı günler insan hiç bir şeyle baş edemeyecek kadar kendisini sıkkın hissedebiliyor. Sanki hiç geçmeyecek bir kasvet... Ama belki yarın olduğunda geçer duygusu.. Bir an evvel yarın olsa bari... Yarın da yollara düşülüp bir seminere gidilecek.. Belki birileri bir iki kelime öğrenir...

Derste sıkıldım. Öğrenciler liseden çok yetersiz geliyorlar ve üniversitede de ne kadar ne öğreniyorlar, ne kazanıyorlar belli değil. Çabalayıp, çırpınıp duruyoruz bizim bölümde, ama.... Türkiye adına üzülüyor insan. Çoğu okuyamıyor zaten. Ama okuyanlarda da o kadar çok beceri ve bilgi eksik ki. Ve çaba. Ve genel kültür... ve saygı... İstisnalar olsa da..

Apartmanda sorunlar.... Çekip gitmek istiyor insan.. Ama nereye? Kolay mı?

TV'lerde bu sezon hiç adam gibi film yok. Sanki yaz sezonundayız. Ya eski filmler ya da çoğunlukla sinema kuşakları kaldırılmış. Nişantaşı ve Beyoğlu'ndaki sürekli değişen dükkanlar gibi TV'lerimizde de sürekli değişen yayınlar. Falanca kanalda mesela salı günleri 21'de film olurken, bakıyorsunuz artık yok...

Çöp konteynırlarının kapakları hep açık. Bundan benden başka rahatsız olan yok mu?

Sinyal kullanma "alışkanlığı" sıfıra yakın. Sinyal vermek çok mu zor? Yoksa çoğu şöfor arabada sinyal diy bir şey olduğunu bilmiyor mu? yayayken üzerinize gelen arabaların ruh hastası şöförleri...

Kimseye, ama kimseye saygısı sevgisi kalmamış on milyonlarca insan.

Daha medeni bir yerde yaşamak istiyorum. İsterdim... Çekip gitrmek istiyor insan. Ama nereye, nasıl?

Bıtakın çöp kutularını ve sinyalleri.. Bunlar bile lükse artık bu ülkede. 1980 öncesini andıran haberler tvlerde... Her gün bir yerde çatışma, yakma, yıkma. Esasen 1980 öncesi farklıydı. Sağcılar ve solcular arasında olur ve ara sokaklarda, ıssız bir yerde biri vurulurdu.... Failler hemen hiç bulunmazdı ama hükümetlerin sağcıları kayırdığı fark edilirdi. Bunu kimse inkar edemez.. Şimdi de her gün bir kaç yerde olaylar....

Benim kuşağın yaşamı böyle geçti. Çocuklarımızınki de böyle geçecek görünen o ki! :(

Çekip gitmek istiyor insan. Keşke bunu çok önceden yapsa idik.

Artık ben umut göremiyorum. Bu kadar büyük, devasa bir eğitimsiz ve kültürsüz insan ordusu ile ne olabilir ki:( Taşlar atanlar, sağa sola saldıranlar NE istediklerini biliyorlar mı? Ne istedikleri hakkında EN ufak bir fikirleri var mı? Akıl, mantık, zeka, ruhsal sağlık, eğitim durumları ne mertebede? Eğitim ve sanatın gerekliliğini sanki büyük bir keşif gibi giderek ÇOK DAHA İYİ ANLIYORUM...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızı okuyunca ister istemez sorguladım kendimi; çekip gitmek mi, yoksa kalıp düzeltmeye çalışmak mı diye. İkisini de başarmak aynı derecede zor geldi doğrusu. Yakındığınız konuların tamamından ben de yakınıyorum. Bu da yetmiyor sonuna kadar çabalıyorum düzeltebilmek adına. Benim gibi insanlara ' Ukalâ ' da deniyor. Duyarsızlıktan tepkisizliğe uzanan o sessizliği bozan sesim ben. Şoför otobüsü kötü kullanıyorsa uyaran ben oluyorum. Arada yandaş bulduğum da oluyor tabii. Önce anneler eğitilmeli bence. Yeni kuşakları birikimli bireyler olarak görmek istiyorsak önce bunu yapmalıyız. Kalalım ve düzeltmek için çabalamaya devam edelim diyorum. Saygı ve selâmlarımla...

Tülin Aksoy 
 10.12.2009 20:30
Cevap :
Haklsınız. Ve ben de sizin gibi herşeye "karışan" biriyim... Ama yoruluyor insan... Ve azınlıkta hissediyor... Çoğunluk, eğitimsiz, duyarsız, kültürsüz.. İstanbul böyle oldu. Buket Uzuner'in İstanbullular'ını okudunuz mu? Sevgiler.  12.12.2009 16:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 108
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 1161
Kayıt tarihi
: 24.08.07
 
 

Çevremizdeki kalite(sizlik) ile ilgili yazılarım. Çevremizi kuşatan beton binalar, insanlar, iliş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster