Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Eylül '11

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
2533
 

Çelakıl’a konuk olan Cübbeli Ahmet Hoca…

Çelakıl’a konuk olan Cübbeli Ahmet Hoca…
 

Ramazan ayında Ömer Çelakıl’ın Hayatın Şifreleri adlı programına Cübbeli Ahmet Hoca konuk oldu. Aslında benim de bu yazıyı izledikten hemen sonra yazmam gerekirdi ama ramazan yoğunluğu işte… 

Cübbeli Ahmet Hoca’nın zekat başta olmak üzere pek çok konudaki fikirlerini burada öğrenmiş olduk. 

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, Sayın Hoca, katıldığı programa göre söyleyeceklerinin ayarlıyor. Daha önce Fatih Altaylı’nın Teketek programında izlemiştim. Hoca böyle değildi. Çelakıl’ın programında ise tamamen farklıydı. Çelakıl’ın sakin tabiatlı ve saygılı bir insan olmasını fırsat bilerek biraz rahat konuştu. Fatih Altaylı’ya saygısız demiyorum tabii ki… Ama Altaylı’nın sinirlendiğinde çok fena olduğunu hepimiz biliyoruz. Cübbeli Hoca da onu sinirlendirmeyecek tarzda konuşmalar yaptı. 

Cübbeli Ahmet Hoca’nın zekat konusundaki fikirlerine hiçbir şekilde katılmıyorum. “Bir trilyonluk bir evin var. Oturduğun ev ise bu, onun zekatını vermeyeceksin. 100 milyarlık araban var. Kullandığın araba ise bu, onun da zekatını vermeyeceksin.” 

Hoca bu konuşmayı yaparken her nedense aklıma gazetelerde daha önce okuduğum Hoca ile ilgili haberler geldi. Kendisi Beykoz konaklarında, havuzlu, trilyonluk bir villada oturuyordu. Zekatla ilgili bu açıklamanın kendi oturduğu evle olan ilgisini düşündüm. Cübbeli Hoca’nın lüks yaşamı sevdiğini biliyorum. İnsan işte… Bu da onun zaafı… Ama bu zaafları, onun dini yorumlarını etkilememesi gerekiyor. Çünkü, pek çok insan onun verdiği fetvalara göre yolunu çiziyor. İnsanları yanlış yönlendirmemesi gerekiyor. Trilyonluk villada oturup, 100 milyarlık arabaya binerek zekat vermemek Müslüman’a yakışmaz. Cübbeli Hoca böyle yapıyor demiyorum, onu hiçbir şeyle suçlamıyorum. Sadece ağzından çıkanların hassasiyetini dile getirmek istiyorum. 

Zekat ile ilgili fikirlerini dile getirirken, bazı İlahiyat hocalarını şiddetle eleştirdi. İsim vermedi ama biz kimden bahsettiğini anladık. Sayın İhsan Eliaçık’ı kast ediyordu. “Onun dediği gibi değil, o komünizmden etkileniyor.” diyordu. Sayın Eliaçık’ın açıklamalaları, Cübbeli Hoca başta olmak üzere daha pek çok din adamının işine gelmiyordu. Onlar sürekli olarak “İslam serveti sever, zengini, zenginliği sever…” dediler. Kapitalizmi İslam’a dayandırdılar. İnsanları zengin ve fakir diye sınıflandırmayı İslam’la meşrulaştırdılar. İnsanları veren el ve alan el olarak bölmek istediler. Bazılarına “veren el” üstünlüğü sağladılar, bazılarına da “alan el” zayıflığı ve ezikliği… Her konuda kavga eden, namazın nasıl kılınacağı konusunda bile anlaşamayan bu din alimleri, her nedense servet konusunda hepsi birlik oldular ve İhsan Eliaçık’a karşı çıktılar. “Paranın gücü…!” diyorum ben buna… 

Bir diğer eleştirdiğim konu imam nikahı ile ilgili… 

Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır ve Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk “İmam nikahı yoktur. Nikah vardır.” görüşündeler. 

Sayın Cübbeli Ahmet Hoca bu görüşe de karşı çıkıyor ve uzun uzun imam nikahının nasıl kıyılacağını anlatıyor. 

Nikahta iki erkek şahit ya da iki kadın bir erkek şahit olmalıdır diyor. Erkek şahit yoksa ne olacak sorusuna ise, “ O zaman nikah kıyılmaaaz.” diyor. Kadınları ezdi geçti. Kuran’ı yalnızca Cübbeli Ahmet Hoca okumuyor, biz de okuyoruz. Erkek şahit yoksa nikah kıyılmaz filan demiyor. 

Programda Abdülaziz Bayındır’ın sahur vakti ve orucun süresi ile ilgili fikirleri Cübbeli Hoca’ya da soruldu. Onun görüşlerine şiddetle karşı çıktı: “1400 senedir bunu kimse düşünmedi de bir sen mi düşünüyorsun. Bütün dünya yanlış yapıyor da bir sen mi doğru yapıyorsun?” gibi sözler söyledi (Cümlelerini tam olarak aynı şekilde yazamamış olabilirim). Bu tarz tepkiler dogmatik bir zihniyetin ürünüdür. Galile’ye böyle tepki göstermişti kilise. 

Televizyonlarda günün çeşitli saatlerinde pek çok din alimi karşımıza çıkıyor. Biz de onları dinliyoruz. Fikirlerine katıldıklarımız oluyor, bazılarının ise saçmaladığını düşünüyoruz. Benim görüşlerini takip ettiğim, dikkate aldığım isimler ise; İhsan Eliaçık, Abdülaziz Bayındır ve Hayri Kırbaşoğlu’dur. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İslam Hz.Muhammed!den sonra iki yola girilmiştir. !- Emevi saltanatıyla şekillenen, kaynağı islam öncesi müşriklerin muktadirlik geleneğinin islam ritüelleriyle gizlenmiş halidir. (Cübbeli bu halin komediyenidir.) 2- "insan-i kamil" yolculuğudur. Bu yolculuk ritüeli tali gömektedir. Esas olan HALEFİ olduğu ALLAH'a yeryüzünde O'na yakışan adeletli sistemi inşaa etmektir.

Hayri ÇALAĞAN 
 08.09.2011 12:27
Cevap :
Yorumunuz için teşekkürler Hayri Bey...  08.09.2011 13:20
 

Cübbeli Ahmet Hoca ile ilgili güzel tespitlerde bulunmuşsunuz, benimde kendisi hakkında yazılarım var, Müslümanları kesinlikle çok yanlış yönlendiriyor, hatta bugün de bir yazı yazdım, ama daha yayınlanmadı. Mutlaka blog sayfamı takip etmenizi öneririm. Saygılarımla

ErkanArkut 
 07.09.2011 15:18
Cevap :
Teşekkür ederim Erkan Bey... Takip edeceğim... Saygılar....  07.09.2011 20:56
 

Biri bizi yozlaştırıyor. Yozlaştırırken de böyle cahil kişileri piyon olarak kullanıyor. Adamın ağzından mantıklı bir cümle çıkmazken insanları kendisine çekiyorsa bir saçmalık var demektir. Sağlıcakla...

Asi Güvercin 
 07.09.2011 12:12
Cevap :
Esprili üslubu ile insanların kendisini dinlemesini sağlıyor. Hitabeti iyi ama içeriğe dikkat etmek lazım. Bir sözüyle peşinden yürüyecek binlerce insan var. Yorumunuz için teşekkürler... Saygılar...  07.09.2011 20:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 69
Toplam yorum
: 198
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 1806
Kayıt tarihi
: 13.04.09
 
 

1977 Sakarya doğumluyum. İstanbul Üniversitesi Tarih bölümünden 2000 yılında mezun oldum. Özel bir..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster