Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mayıs '20

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
62
 

Celaleddin Harezmşah

Korkusuz  bir cengaver, herkesin isminden korktuğu Moğolları yenmeyi başardı. Moğolların da O'ndan korktuğu askeri deha Celaleddin bütün Türk dünyasına ilham kaynağı oldu. Mücadelesi ve kişiliği çağını aydınlattı. Vatanı, milleti ve islam için kahramanca mücadele verip şehit oldu.

Celaleddin Harzemşah’ın yaşadığı dönem İslam ülkeleri için acı ve kargaşa yıllarıdır. Haçlı seferleri Anadolu, Suriye ve Mısır’ı yakıp yıkmışken, Müslümanlar bu büyük belayı savuşturmaya ancak güç yetirebiliyorken doğudan çok daha korkunç bir işgal ve yıkım dalgası sökün eder: Moğollar.

Orta Asya bozkırlarından batıya doğru Cengiz Han liderliğinde istilaya başlayan Moğolları ilk karşılayanlar Harzemşahlar oldu. Harzemşahlar, esasında 12. yüzyıl ortalarına kadar İran’ın doğusundan Hindistan’a kadar olan Harezm eyaletini Selçuklu Devleti adına yöneten valilerdi. Selçuklu kontrolü gevşeyince bağımsız yaşamaya başladılar. Harzemşahların merkezi bugünkü Özbekistan topraklarındaki Urgenç şehriydi.

Şanssızlık o ki, Harzemşahlar da tıpkı Selçuklular gibi Oğuz Türkleriydi. Tarihin bir cilvesi olarak Selçukluları zayıflattıkları, böylece Moğol istilasını kolaylaştırdıkları tarihçiler tarafından değerlendirilmektedir.

Sonuçta İslam dünyası çok geniş bir alana yayılan ve son derece karmaşık bir genel iç savaşın içindeydi. Biraz güçlenen her hanedan diğerlerini yenip büyük devlet kurmaya çalışıyordu. Bu yüzden de dışarıdan gelen saldırılara karşı birleşik bir savunma hattı oluşturmak genellikle mümkün olmuyordu.

Harzemşahlar, Selçukluları batıya itip doğuda büyük bir devlet kurmayı nihayet başardıklarında birdenbire Moğol saldırılarıyla rüyalarından uyandılar. Harzemşahların son hükümdarı Celaleddin’in hanedan savaşlarını bir tarafa bırakıp İslam birliği kurmaya, böylece Moğolları durdurmaya çalışan ilk stratejist hükümdar olması da ayrıca trajiktir.

Celaleddin’in nerede ne zaman dünyaya geldiği bilinmez. Bilinen, daha çocukken taht verasetinin onun yerine kardeşine verildiği. Celaleddin’in annesi Hintli bir cariyeydi, kardeşi Uzlak ise Kıpçak bir anneden dünyaya gelmişti. Verasetin Celaleddin’e verilmemesinde ninesi Türken Sultan’ın etkili olduğu düşünülür.

Celaleddin’in babası Alaeddin, Moğol istilası karşısında mücadelede zayıf düştü. Böylece Harzemşahlar yok olma tehlikesini yaşadılar. Devleti kurtaran ise, veliaht bile ilan edilmeyen oğul Celaleddin oldu. Cengiz’in büyük komutanı Cuci’yi baba oğul el ele vererek yenmeyi başardılar. Cengiz ordularının kini bitmez ve Alaeddin, Hazar Denizi’nde bir adada oğlunun kollarında vefat edene kadar kovalanır.
Babasının acı sonu Celaleddin’i yıldırmaz. Aksine Moğolları durdurabilmek için bundan sonra her yolu denemeye adeta ant içer.

Daha önce defalarca ihanete uğrayan Celaleddin, bir Allah’a bir kendine güveniyordu. Başkent Urgenç’te kardeşi Uzlak Şah’ı tercih eden komutanların onu sattığını anlayınca şehirden kaçıp kurtulmuştu. Bu kaçıp kurtulmalar Celaleddin’in Anadolu’da, Elazığ kırsalında son nefesini verinceye kadar devam edecekti.

Urgenç’ten çıkmayı başaran Celaleddin, Gazne’yi direniş merkezi haline getirdi ve yeni bir ordu kurarak 1221’de büyük bir Moğol ordusuyla hesaplaşacak gücü toparladı. Pervan denilen yerde bütün gün süren savaş neticesinde Celaleddin hem karşısındaki orduyu yendi hem de Moğolların yenilmezlik efsanesini yerle bir etti.

Moğolları yense de Müslümanların içindeki korkuyu yenemiyordu büyük kahraman. Herat halkı ona yardım etmeyi kabul etmeyince Celaleddin, Gazne’yi bırakıp on binlerce asker ve muhacir siville birlikte Hindistan’a çekildi. Ne yazık ki yolda Moğollara yakalandılar ve acımasız istilacılar Harzemşah ordusuyla birlikte halkı da yok etti.

Yine yalnız kalan Celaleddin, Hindistan’da Hoharlar halkıyla anlaşıp direniş ateşini yeniden alevlendirdi. Daha sonra Horasan’a dönüp ülkesini birleştirmeye çalışsa da işin gerçeği büyük komutan iki ateş arasındaydı. Bir taraftan Moğol istilasını durdurmaya çalışırken diğer yandan da Abbasi Halifesi’nin kendisine yönelik nefretiyle uğraşıyordu.

Moğollara karşı ilk başarılarını devam ettiremeyen Celaleddin önce Tebriz’e, daha sonra Gürcüleri mağlup ederek Tiflis’e yerleşip güç devşirmeye çalışsa da bu bir türlü gerçek olmuyordu. En sonunda Anadolu Selçuklu sultanı I. Alaeddin Keykubat ve Eyyubi emiri Eşref’in müttefik ordusuna Erzincan’ın Yassıçemen mevkiinde yenilerek Elazığ kırsalına çekildi. Burada bir saldırı da öldürüldüğü söylenir.

'Hanlar, melikler ve emirler boyunlarında kefenleri olduğu halde,

Onun önünde diz çöktüler ve bağlılıklarını arz ettiler.

Buna mukabil Sultan,

Harb meclisinde ölünceye kadar savaşacağına yemin etti.'

 (Nesevî, Siratü’l Celaleddin Mengübirti)

 

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 132
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 77
Kayıt tarihi
: 04.12.17
 
 

İlgi duyduğum alan tarih. Milli mücadele ve Osmanlı tarihine  odaklandım. Gözden kaçan tarihi şah..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster