Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
862
 

Çelik çomak oyunu mu seçim mi?

Türkiye ve Fransa aynı tarihlerde Cumhurbaşkanı’nı seçiyor…Bu iki ülkenin seçimleri arasında benzerlikleri ve farklılıkları hiç düşündünüz mü ? Bu iki seçimi kısaca bir karşılaştırsak ve üzerinde biraz düşünsek diyorum.

Önce bizimkinden başlayalım.Bizde Cumhurbaşkanı’nı Anayasa gereği TBMM seçecek. Türkiye muhalefeti ile medyası ile aylardır Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın aday olup olamayacağını, Köşk’e çıkıp çıkmayacağını konuşuyor. Sayın Başbakan bu konudaki kararını son güne kadar “sır” gibi saklıyor. Yine Başbakan’ın kendi deyimiyle diğerleri çelik çomak oynuyor. Televizyon kanalları ciddi ciddi aday olacak-aday olmayacak diye papatya falı açıyorlar…

Bizdeki Cumhurbaşkanlığı seçimi Tek Parti’nin Tek Aday’ı ile yapılacak…Toplumun yaklaşık yüzde 30’unu temsil eden AKP bir aday belirleyecek ve kabul edenler-etmeyenler, oybirliği ile seçilmiştir, iş bitmiştir.

Toplumun yüzde 20-30’luk kesimi “Tehlikenin farkında mısınız ?” “16 Mayıs’ta saatler 100 yıl geri alınıyor…” diye feryat ediyor. Son olarak bu Cumartesi günü Ankara’da seslerini duyurmaya çalışacaklar.

Peki geri kalan yüzde 40 ne yapıyor? Hiiiç onlar bu çelik çomak oyununda seyirci…Bizde demokrasi dediğin böyle işliyor.

Bir de Fransa’ya bakalım. Bu ülkede Cumhurbaşkanı’nı iki turlu bir seçimle halk seçiyor. Seçilmişlerden (parlamenter, belediye başkanı vd) 500 destek imzası alabilen aday oluyor. Anayasa Mahkemesi bu imzaları denetliyor. Seçimlerden aylar önce de kesin aday listesini açıklıyor. Bu yıl ilk turu 22 Nisan’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimine 12 aday katılıyor. Bu 12 adaydan 7’si solcu, 5’i sağcı, 8’i erkek, 4’ü de kadın. İlk turda en çok oyu alacak iki aday 6 mayıs’ta yapılacak ikinci turda yarışacak ve aynı akşam Elysee Sarayı’na kimin gideceği belli olacak.

İlk turda herkes kendi programını tanıtıyor ve seçim kampanyasını yürütüyor. Yaklaşık bir yıldır da her gün kamu oyu yoklamaları ile adayların son durumları yansıtılıyor. İlk turun yapılmasına 13 gün kala benim bu yazımı yazdığım 8 Nisan tarihi itibariyle son durum şöyle :

Sarkozy (UMP-30.5), Royal (PS-22.5), Bayrou (UDF-19.5), Le Pen (FN-13), Besancenot (LCR-5), Buffet (PC-2, 5), Laguiller (LO-2), Bove (CU-1, 5). Diğer üç aday (1), son aday (0.5) ve çekimser yüzde 13

Bu durumda ikinci tur için Sarkozy avantajlı, Royal ve Bayrou da ikincilik peşinde. Yüzde 5 ile 1 arasında oy alan toplam olarak yüzde 15-20 oy potansiyeli olan küçük partiler ikinci tur için kilit partiler. İkinci turda kime oy verecekleri çok önemli. Onun için onların az gibi görünen oyları kimseyi yanıltmasın.

Bu adaylardan Arlette Laguiller 67 yaşında emekli bir bankacı 1974 yılından beri Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılan çok ilginç bir aday. 2002 seçimlerinde şimdiki Cumhurbaşkanı Chirac ile Le Pen ikinci tura kaldığında neredeyse bütün Fransızlar Le Pen’e karşı Chirac’ı desteklerken o desteklememişti. Bakalım 6 Mayıs akşamı Bastille Meydanı’nda kimler eğlenecek ?

Geçen yıl AB Anayasası’nın oylanması sırasında gündemin en önemli maddesi Türkiye idi. Ancak bu seçimlerde Türkiye gündemde yok. İlk dört aday içinde üç sağcı aday (Sarkozy, Bayrou ve Le Pen) Türkiye’nin AB üyeliğine karşı. Sadece Sosyalist Parti adayı Bayan Royal Türkiye’nin AB üyeliğini destekliyor. Partiler seçim kampanyalarında programlarını kitaplarla tanıtıyorlar.İşsizlikten vergilere, göçmen sorunundan eğitim ve sağlık alanlarında görüşlerini açıklıyorlar. Eksik yanları kuşkusuz var ama Fransa’da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde demokrasi yine de işliyor denilebilir.

6 Mayıs’ta Fransa’da halkın seçtiği bir aday (isimlerini yazdığım ilk üç adaydan biri) Cumhurbaşkanı olacak.

16 Mayıs’ta da Türkiye’de tek partinin seçtiği tek aday (seçime iki hafta kala kim olduğu hala belli olmayan) Çankaya’ya çıkacak.

Ne seçim kampanyası, ne yarışma, ne uzlaşma… Ne demokrasi ama…

İZNİK DOĞUŞ GAZETESİ - 11 NİSAN 07

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hüseyin Ay dostum iki ülke arasındaki benzerlikten çok çelişkiyi çok güzel belirtmiş. Kutlarım. Bir an 60'lı yıllarda yaşadığım bir olay aklıma geldi. Sanırım France Mendence'in (ismi tam doğru yazmış olmayabilirim) demokrasi konusundaki bir yazısını okumuştum. Ayni günlerde Türkiye'de de seçimler gündemdeydi. İlimin bir parlemanteri iktidar partisinden CHP'ye geçmişti. İlçemde iktidar partisinin adayları bir toplantı düzenlemiş, ben de dinleyici olarak katılmıştım. İktidardan aday (ayni zamanda milletvekili idi)kişi ağabeyinin hanımı olan ve CHP'ye geçmiş olan yengesini öyle iğrenç sözcüklerle suçluyordu ki,dayanamadım. Karşı çıktım. Orada az daha linç edilecektim. Demokrasi denen çiçek kolay açmıyor. selamlar. T.Ayhan ÇIKIN

T Ayhan ÇIKIN 
 09.04.2007 21:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 1066
Kayıt tarihi
: 11.03.07
 
 

Cennet Gökova’nın tam ortasında bulunan Mazı Köyü’nde yaşayan, bahçesinde her türlü sebzesini, rakıs..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster