Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '20

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
76
 

ÇELİŞKİ

  •      Geçenlerde bir arkadaşımla sohbet ederken laf cehaletten açıldı.Toplumda çok sayıda cahil insan olduğunu söyleyen bu arkadaş sohbetin ilerleyen dakikalarında kitap okuma alışkanlığına olmadığını ve buna gereksinim duymadığını söyleyince nedense aklıma ‘bu ne perhiz bu ne lahana turşusu’ atasözü geldi.
  •    Toplumsal hastalıklarımızdan biri de hiç şüphesiz söylediğimizle yaptığımızın ya da yaygın tabirle eylemle söylemin birbirini tutmamasıdır. Lafa gelince mangalda kül bırakmayıp icraata gelince hiçbir şey yapmayan politikacılar gibiyiz çoğumuz.  İnsan sormadan edemiyor ‘Acaba yıllardır dediği ile yaptığı birbirini tutmayan politikacıların ülkemizde iyi konumlarda olmasının nedeni bu toplumsal hastalığımız mı kaynaklanıyor ?’diye.
  •     Dünya görüşü , yaşam tarzı, bakış açıları birbirinden farklı olsa da insanlar maalesef kendi içinde çelişiyor ve çelişkiler yumağının ortasında bir hayat sürüyoruz. Dindar olduğunu düşünen çoğu insan dini vecibelerini yerine getirdğini ,inançlı, imanlı bir hayat tarzı sürdürdüğünü iddia eder. Ama bir bakarsınız böyle iddialı bir insanın rüşvet aldığına; başka insanların malına , canına ,ırzına kastettiğine; başka insanların hayatlarına müdahele edip ahlak bekçiliği yaparak Allah ile kul arasına girip şirk koştuğuna üzülerek tanık olabilirsiniz. Halbuki gerek İslamda gerekse diğer dinlerde kul İle Tanrı arasına girmenin günah olduğu, başkalarına zarar vermeyen iyi bir insan olmanın önemi, haksız kazanç elde etmenin haram olduğu özellikle vurgulanır. Bütün bu dinsel öğretilere rağmen böylelerini gördükçe - hangi dine mensup olunursa olunsun- insan dinden soğuma tehlikesiyle karşı karşıya kalabiliyor.
  •     Çelişkiler yumağı durumunu başka bir açıdan inceleyecek olursak, kendini demokrat, solcu, devrimci ilan eden insanların da benzer hatalar yaptığına çoğu kez şahit olmuşumdur. Bir sohbet sırasında konu siyasetten açıldığında kendine uyumayan bir görüşe saygı duymayıp, sadece kendi düşüncesi doğruymuş gibi hareket eden; karşısındaki insanın düşüncelerini hiçe sayan birinin kendini demokrasiye inanan, devrimci, solcu biri olarak görmesi kadar ironik bir durum olamaz herhalde. Halbuki demokrasiye inanan biri karşıt görüşlere saygı duymalı, tıpkı Fransız filozof Voltaire’e atfedilen ‘Fikirlerinize katılmıyorum ama fikirlerinizi ifade edebilmeniz için canımı bile veririm’ sözünü uygulayabilmelidir.
  •     Düşündükleriyle ile yaptıkları uyuşmayan bir insan inandırıcılık konusunda bir dizi sorun yaşayacağı gibi toplumdaki güvenilir olma yolunda da önemli ölçüde kan kaybetmesi ve kendi oluşturduğu çelişkiler girdabı içinde tükenmesi su götürmez bir gerçek.
ETEM SEVİK, jale kasap bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 69
Kayıt tarihi
: 25.02.19
 
 

     TCDD'de makine mühendisiyim. Sanatın iyileştirici gücüne inanan bir insanım.    ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster