Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ekim '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Cem Garipoğlu intihar mı etmiş?

Cem Garipoğlu intihar mı etmiş?
 

Kaynak: İnternet


Münevver Karabulut davasını başından beri ilgiyle izliyorum; ilgiyle derken sahiden merak ederek, yazılanların, verilen kararların ötesini berisini düşünerek...

"Cem Garipoğlu intihar etmiş" haberini okuduğumda ilk tepkim şu oldu: Düzmece bu!

Şöyle bir medya yoklaması yaptım ki böyle düşünen ne ilk ne de son kişiyim! Bir ohh çektim, içim fesat değilmiş, aklın yolu birmiş!

Nitekim, cenaze merasimi sırasında yaşananlar da beni doğruladı; aile medyadan kaçmak için çeşitli yollara başvurmuş ve de başarılı olmuş...

Bir anne olarak fikir yürütüyorum: Her ne kadar hapiste de olsa oğlum, her ne kadar cezası yılları bulacak da olsa, ölmüş olması karşısında ne medyayı düşünürüm ne de yapılacak haberleri!...

Bırakın medyayı atlatmak için plan yapılmasını, uygulamayı bile düşünemem!

Düşünülmüş, uygulanmış ve de başarılı olunmuş...

Oğlu intihar edip de ölen ailelerin portföyünde böyle başarılar bulunuyor demek ki diye mi düşüneceğiz yoksa hükümet salak yerine koydu diye sahiden bizleri salak mı sanıyorsunuz diye soracağız!

Yalnız var ya, en üstüne alınması gerekenlerin asla üstlerine alınmadığı bir gerçek: Artık ne yazılanlara, ne söylenenlere, ne demeçlere ne de mitinglerde verilen sözlere; ne kanunlara ne de kanunların uygulanışına hiç kimsenin güveni yok!

******

Güven duygumuzu yitirdik, şizofreniye doğru gidiyoruz!

Biz terör örgütüyle masaya oturmayız diyenlerin fotoğrafları var! Ama işte fotoğraflar denildiğinde "Montajjj", paralelcilerin işi!" denildiğinde "şeyy, ama paralelci dediklerinizle de yakın ilişkileriniz vardı" diye sorulduğunda "Ayy iyi niyetimizden..." tarzında verilen cevaplar kaç kişiyi inandırdı, bilemem, ancak ben inanmayanlardanım...

******

Müslümanın müslümanı öldürmesi hususunda dini değil de insani değerlerim baskın çıkarken mantığım da bu durumu bir türlü anlamıyor! Aklım da keza...

Hayır yani, Müslüman olarak baksam nasıl bakılır, aynı dinin mensuplarının bir diğerlerine zulüm etmeleri nasıl kategorize edilir de ayy şunlar haklı, off bunlar rezil denilebilir?

Mezhepler falan diye savunanlar olabilir; ana dilin ne ise odur arkadaş! Erzurum'da, İstanbul'da, İzmir'de, Sinop'ta konuşulan dil yöresel faklılıklar gösterse de o dil aynıdır!

Din de öyle değil midir?

Bir öldür diyor da diğeri besle mi diyor?

Yok... Benim aklım sahiden almıyor!

******

Aklımın almadığı şeylerin başında da eğitim geliyor.

Eğitim-öğretim bir ülkenin varlığını koruması, geliştirmesi konusunda olmazsa olmazıdır!

Gençler eğitilecek, uygun öğrenim görecek ve ülkerine faydalı olacak yerlerde bulunacaklar; işin doğası bu! Bu arada da varlıklarını sürdürecek ekonomik güce sahip olup, aile kurup yeni nesiller oluştururken bir yandan da eğitimlerini değerlendirmeye yönelecek beden ve ruh haline sahip olduklarında yeni şeyler üretecekler...

Bunun önü neden kesilir?

Ayy, pardon, bilmem kaç üniversite açıldı, bilmem kaç kilometre yol yapıldı!

Eğitim ve öğretimden söz ediyorum; kalitesinden!

Mezun olanların akıbetini soruyorum.

******

Türk kimliğini yok etmek için verilen uğraşlar meyvelerini veriyor; Türk bayrakları yakılıyor, gönderden indiriliyor... Başka bayraklar göndere asılıyor...

Hükümetin demeçleri hiç değişmiyor: Ya CHP'nin işidir, ya bir başka partinin ki asıl da Pensilvanya vardır arkasında! (Biri çok hoş demişti: Ben olsam Pensilvanya'dan Massachusetts'e taşınırdım. Eyy Pensilvanya demek yerine kolaysa eyy Massachusetts desin!)

Işid demek zor mu geliyordur ne, sanki yoklar!

Esad "Esed" olalı olaylar farklı yansıtılıyor; hayır yani adam adını değiştirmedi bildiğim kadarıyla da bizimkiler ve de doğal olarak medya değiştirdi!

Şeyy, çocukların birbirlerine yaptığı göndermeler gibi: Ben sana küstüm, Esad yerine Esed diyeceğim!

Ne şirin!

Esad da, Recep de çocuk olsalardı, sahiden pek şeker olurdu, paylaşamadıkları bir lolipop, bir top olurdu, güler geçerdik!

Hangi çocuk daha haklı diye de sorgulamazdık; çocuk işte, adı üstünde!

******

Sorgulayamaya kıyamadığımız çocuklar ölüyorlar; Gezi için çapulcuydular, şimdi bilmem ne... 

(Gezi ile şu anki durumu karşılaştırmak istiyorum ama bu gece değil...)

Öyle ya da böyle ille de birilerinin canı yanacak, bu belli... Canı yananların cürmü de yok, hükümet nezdinde, bu da belli!

Be hey ahmaklar; ne olduğu belli olmayan kaygan bir zeminde piyon olarak kullanılıyorsunuz; sahi amacınız ne?

Müslümanlık? Hangi taraf? Yoksa hepsi Müslüman!

******

Yaşadığımız ülkenin bölünmesi mi isteğiniz?

Valla, bana soran olsa, üç il mi istenilen, eğer ki tüm sıkıntılar bitecekse, o üç il onların olsun! Kendi yağlarıyla kavrulsunlar, diğer illerde varlık göstermek istemesinler! (Ya yaşadıkları yere uyum sağlasınlar ya da kanla-başla istedikleri topraklarda yaşasınlar!)

******

Amaç çözüm olsaydı, bin türlü çözüm bulunurdu; amaç başka arkadaş, Recep Atatürk'e karşı rövanş  peşinde... Birileri de üflemiş kulağına, Ortadoğu'nun Atatürk'ü olacaksın diye...

Eğer ki üç ili verirsek bu sorun biterse verelim dememin sebebi de bu: Amaç o da değil şekerim! Daha fazlası!...

 

Mail: gulgun_2006@hotmail.com

https://twitter.com/Gulgunkaraoglu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1332
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster