Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '07

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
641
 

Cemal Yamaner'in yürüyüş yolu

Cemal Yamaner'in yürüyüş yolu
 

Hat 2'den indin ve vurdun kendini yokuşa, yürüyorsun, daha bir saat daha yürüyeceksin yeşilin koynunda yanında baban, ardında baban, önünde baban, içinde baban yürüyeceksin başının üstünde masmavi gökyüzü içi beyaz bulutlar aşağılarda deniz yürüyeceksin babanda, babandan babana o yoldan, babanın yürüyüş yolunda, yolundan Duapeliti'ne.

Teyzen yengen iki adım önünde, dayın hemen sağında, dört can toprakta, ağaçta, bulutta, denizde, kuşta babanı, babanızı hissede hissede yürüyorsunuz güzel yüzün yürüyüş yolunda, yürüyorsunuz dua ede ede bütün ruhlara, bütün ruhlarla birlikte.
Elinde sopası vururdu yokuşa kendini Cemal Yamener, aklında köyü, çocukluğu, gençliği, şimdisi, sonrası, yürürdü güzel yüz aklında sevdikleri, yolunda, kendi yolunda yorulmak bilmez yürürdü.

Her birinizin elinde birer sopa işte yürüyordunuz Cemal Yamaner'in yolunda; varmak diye bir şey yok, varılmazda, sonsuzlukta sonsuzluğa ağır ağır, tüm nefesin, nefeslerin tadına vara vara yürüyordunuz.

Gözümün önünde köyüm olsun, dedi baban, alabildiğine yeşil, yeşillik ve ardımda oğul, diye devam ederdi, mavi masmavi bir deniz olsun, tepemde gök beyaz bulutlarla şakalaşan, işte resimleyeceksen beni tam şimdi, şimdimde resimle.
Yolun sonunda babanın huzuruna çıktığında....

Uzanmış yatıyordu toprağında, dibine çöktün; emindin senden daha iyi görüyordu ama sen yine de anlattın göğü yolu, denizi yolu, sizi yolu, sevdiklerini yolu.....

Böğürtlenler baba, dedin, böğürtlenler bizi bekliyor, fındık, yol, yolumuz bizi bekliyor baba, dedin, hadi al eline sopanı yürüyelim, daha yolumuz uzun, aşağılarda bizi bekleyenler var, sevenlerin, sevdiklerin, hadi baba naz etme , dedin, gülüştünüz, sen git, dedi, sen git, ben biraz dinleneyim hele toprağımda, gelirim, gelirim sonra yolumdan size, merak etme, gelirim elimde sopam, gelirim size güzel yüzümle.


Minibüsten inip sopayı eline aldıktan sonra, sopayı toprağa vurup yürümeye başlayınca bir başka dünyaya geçtin. Başka başkalıkta yürümeye... Yol babanın yolu, yeşil babanın, mavi gök deniz hepsi baba, babanın, yürüdün. Yürüyüş babanın, adımlar babanın duruş dinleniş yüz babanın, düş düşünüş yürüdün babanla. Babansız senle sensiz yürüdün. Sonda başlangıçta sonsuzlukta başkalıkta bir başka dünyada babanla, baba, babaaaaaaaa!...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bazen söz biter hiç bişey diyeemssin anlayamasın ve inanamazsın hala inanamadığın gibi.çok zor sevdiğin  bi insanın yokluğuna inanmak veya inanamamak.sadece bilinen şimdiden çok özlendiğini ve sadece bol bol dua edeceğimizi biliyoruz ama o mutlu huzurlu orda ve bizi görüyo o sevimli tebessümü ile yanımızda hep...canım eniştem huzur dolu yat..

sinem aydin 
 20.09.2007 16:40
Cevap :
Ayrılık işte, beteri ayrılık, ölüm bahane!  23.09.2007 15:28
 

Benim yolumun sonu da orasıdır Şahin, Turhan yatar orada. Arada sıkı sohpet ettiğim hep anlattığım hep dinleyen.

Engin Allı 
 20.09.2007 13:32
Cevap :
Konuşmuyor be Engin, hep dinliyor, insan bir ses, nefes bekliyor ama...  23.09.2007 15:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 562
Toplam yorum
: 505
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 455
Kayıt tarihi
: 07.06.07
 
 

İzmir.  Aşk ve Şiir. Müzik. Kitap. Varlık ve Sözcükler ve .... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster