Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
242
 

Cemevi ve cami

Cemevi ve cami
 

İçinde bulunduğumuz zamanın etkisiyle inançlar kategorisine biraz yüklendim. Ne ye yönelsem sanki karşıma onunla ilgili bir şeyler çıkıyor. Bir haberde CEMEVİ KARARI bildirisi okudum. Birkaç yıl önce Başbakanlığa verilen bir dilekçede, ”Cem evlerine ibadethane statüsü verilmesi ve bu inançtaki kişilere kadro tahsis edilmesi”

Bu pencereden bakılınca ne var bunda dedim. Bir mozaiğin parçaları olarak bir tablo oluştururken, inanç ve fikir özgürlüğü, insan hakları vb yaptırımları bilinçli bilinçsiz uygularken, ayrımdan yana değilim. İsteklere bakınca çeşitli sektörlerde kadrolu kadrosuz görev yapan binlerce Alevi vatandaşımız var. Bunlar devletten maaşlarını birey olarak alıyorlar. Sigortaları var; o zaman niye hak hukuk diye ayağa kalkılıyor ki? Alevilere haksızlık mı yapıldığı söyleniyor? T.C Devleti sınırları dahilinde yaşayıp kimliğinde böyle yazıyorsa, vergisini ödüyor, adli sicilinde temiz çıkıyorsa, neden haksızlığa uğrasın ki bir cemaat?

Eğer inanç bahane ise kimse inançlarından dolayı hesaba çekilmiyor ki. Bu memlekette kiliseler de var, sinagoglar da var, cemevleri de var. Ama camiler de var. Camilerimizin bir ibadethane olarak kabulü ve görevli atamaları, Diyanet İşleri Bakanlığınca onaylıdır.

Anayasanın bazı maddelerinde Cami ve mescit dışında bir yerin ibadethane olarak kabul edilmesi yasaklanmıştır. Yasa gereği böyle bir maddeyi irdelersek camiyi anladık da mescitten kasıt eğer cami altlarında veya çevresinde çok yönlü yapılan toplantı yerleriyle, Kur'an kursları ve buna atanan kadrolar ise yasal mı oluyor? Ben bir hukukçu değilim. Sadece düşünüyorum ve eleştiri bekliyorum. Doğruyu bulmak için.

İbadet her yerde her şekilde yapılır bence. Bizim en ayırıcı özelliğimiz diğer Ehl-i Kitaptan budur. Kiliseye, mescide gitme zorunluluğu yoktur. Ancak şekilde bazı hadisler hatta ayetler vardır. ”Ey Meryem, secde edenlerle secde et” "cemaatle namaz kılınız” gibi. Bunun anlamları farklı tefsir getirir manada, bence Meryem’e hitap İslam'a davettir. Meryem bir dişi olduğu ve ona da Allah katından bir vahiy geldiği halde nebi olarak kabul edilmemiştir. Daha nice önemli rol oynayan kadınlar olduğu halde. Bu belki kadın haklarına gitse de bir çağrışımla inançlarda bahsettim. Aslında belirtmek istediğim inanç ve imanın iyi anlaşılıp, ayrım ve kayrımdan kaçarak dinin temeli olan sevgi ve yardımlaşmada birleşmek gerekir. Bu bağlamda bazı cemiyetlerin de inançlarını ve ibadet şekillerini amel ederken zorla yasa haline getirme çabalarının anlamını anlamıyorum.

T.C Anayasasında devletin dine ilişkin bir hükmü ne denli var olduğunu hukukçular bilir. Ben pratik hayatta gözlemlediğim kadarıyla hiçbir Alevi kişinin baskıya uğradığını engellendiğini duymadım. Bazı provokatörlerin velvelesi dışında.

İdeal, laik bir devlet, dini normları yasalarla sabitlemez. Bu yüzden inanç ve ibadetlerini rahatça yaptıkları halde, meydanlarda ellerinde zincirlerle rahatça dövündükleri halde, iftar yemeklerinde kardeşçe davetler verdikleri halde, neden hala dilekçelerle uğraşırlar ki? Bunun nedenini yine dönüp dolaşıp Napolyon a getirdim. Para, para, para.

Diyanet işleri Vakıfların ve Akiflerin desteği ile imaret ve imalathane yaptırıyor ya, hayırseverler adlarına Kur'an kursları yaptırıp, kadrolu kadrosuz eleman çalıştırıyor ya. Paran varsa alem kulun. İrşat ve sevap kazanmak bile parayla ya, okullarda öğretmen açığı varken özel dershanelerde özel öğretmenler görev yapıyor ya, yok mu sizin de içinizde vergi kaçıran, okul yaptıran, cemevi yaptıran, eleman yetiştiren, zaten bir vakfınız var. E daha üstüne parayla baba dede mi atayalım. Alevilikte parayla iş olmaz. Eğer dedelere maaş bağlarsak zaten malulen emekli değiller mi? Kafam karıştı benim. Yeterki ortalık karışmasın. Geçen gün bir rahip kilise yapacam diye tutturdu turistin bolca yerleştiği bir beldede ibadetimi yapamıyorum diye, tutup müftümüzü sıkıştırdı, izin için. İşte akıl sahibi kişilerin halledemeyeceği mesele yoktur. Cevaben paranız varsa buyurun, dilediğiniz yerden arsa satalım ve yapınız şöyle beş yıldızlı otellerin çevresine. Ama turistler bizim minaredeki ezandan sabahın köründe rahatsız olduğu için caminin imamını şikayet etmişler, sizin çanlarınızı da bizim köylülerin inekleri duyup kilisenizi işgal ederse karışmam. Siz gelin en iyisi camiye buyurun orada ister İsa ister Musayı çağırın oraya hepsi geliyor. Saygılarımla

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kadınlar konusunda ikinci plana itilme kaba kuvvetin egemenliğinin yansımasıdır. Mağara devrinden mirastır. Dini kutsal metinler de toplumun antipatisini önlemek için o zamanların toplumsal-sosyal yapıya göre (ataerkil-erkek egemen toplum) hitap edilmiştir genellikle. Ama Kur'an incelendiğinde bu durum birçok açıdan dengelenmeye çalışılmıştır. Sosyo-ekonomik yaşamda erkekler olunca nebilerin de bu cinslerden gelmesi doğal gibi. saygılar-slm.

Nariçi 
 15.01.2008 22:06
Cevap :
Değerli Nariçi kardeşim .Size katılıyorum.Keşke böyle güzel bir yoruma verebilecek bir cevap bulabilseydim.Ben sadece sizler gibi değerli fikirleri bulmaya çalışıyorum.Teşekkür ederim beni de ziyaret ettiğiniz ve çok ince yorumunuz için.Saygılarımla.  17.01.2008 16:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 165
Toplam yorum
: 409
Toplam mesaj
: 136
Ort. okunma sayısı
: 836
Kayıt tarihi
: 17.10.07
 
 

Edebiyet fakültesi  mezunuyum. Öğrenmenin yaşı yoktur diyerek çeşitli kurslardan da el sanatları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster