Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '11

 
Kategori
Sanat Eğitimi
Okunma Sayısı
355
 

Cenevre Sion'da keman ve kuş sesleri

Cenevre Sion'da keman ve kuş sesleri
 

Burcu Göker ve Eric Jenkins konser afişleri önünde


Müzik masterclaslarını anlatmaya devam ediyorum.

Burcu Göker'in katıldığı bir sonraki masterclas İsviçre Sion'da Tibor Varga Müzik akademisindeki masterclas idi. 1995 yılı ağustos ayında gene Paris Konservatuarından hocamız Prof. Sylvie Gazeau'nun çağrısı ile İsviçre Sion'da Tibor Varga Müzik Akademisinin yaz kurslarına katılmak üzere yola çıktık. Bu sefer sadece Burcu ile ikimiz gidiyorduk. Sion İsviçre'de Cenevre'ye 2 saat tren mesafesi olan bir kasaba. Önce istanbul Cenevre uçakla , oradan trenle Siona geçecektik. Sion küçük bir İsviçre kasabası.. Son 15 yıl öncesine kadar kimsenın adını bilmediği bu kasaba bir gün mucizevi bir şekilde dünyanın adını çok iyi bildiği bir yer haline gelmiş. Dünyanın en büyük keman yorumcularından sayılan Tibor Varga'nın bir tanecik oğlu bir akciğer hastalığına yakalanmış. Anlattıklarım bir masal gibi gelebilir ama hepsi gerçek. Tibor Varga'ya doktorlar oğlunu bir dağ kasabasına götürürse ve bir süre orada yaşatırsa belki iyileşeceğını söylemişler. Tibor Varga büyük araştırmalar sonunda İsviçre dağ köylerinden Sion 'da yerleşmeye karar vermiş. Bütün mesleki kariyerini bir tarafa bırakıp biricik cocuğu için gidip bu kücücük kasabaya yerleşmiş. Yıllar geçmiş ve çocuğu bu harika dağ havasından mucizevi bir şekilde iyileşmiş. Bu olay karşısında Tibor Varga Sion'dan ayrılmamış ve öyle bir sey yapacağım ki herkes Sion'un adını bilecek demiş. O günden sonra Tibor Varga Sion'da kendi adı ile anılan bir Müzik Akademisi kurmuş ve heryıl aynı dönemde adı ile anılan keman yarışmasını tertiplemeye başlamış. Kısa sürede dünyanın heryerinden binlerce keman öğrencisi Sion!a gelmeye başlamış. Bir süre sonra Sion keman ve Tibor Varga ile özdeşleşen bir yer haline gelmiş. Bu Tibor Varga'nın evladının yaşamasını sağlayan yöreye bir vefa borcu ödemesi imiş.

İşte bir ağustos günü trenden inip bu cennet gibi kasabaya geldiğimizde Burcu ve ben duyduğumuz bu olaydan çok etkilenmiştik. Bu büyük kemancıyı tanıyacağımız için çok heyecanlı idik. Heryeri çiçeklerle süslü bu masal diyarında gecireceğimiz günler çok güzel geçeceğe benziyordu. Sion' a varınca ilk olarak kalacağımız yurda gidip eşyalarımız bıraktık, sonra da Akademiye gidip çalışma saatlerimizi öğrendik. Bu masterclasın diğerlerinden farkı aynı anda çok büyük bir keman yarışmasının da olmasıydı. Yapılacak keman yarışması büyük kemancılar arasında gerçekleşecekti. Dünyanın birçok şehrinden gelmiş, herbiri kendi ülkesinde ünlü olan kemancılar birçok elemeden geçerek yarışacaktı ve bizler hergün halka açık bu yarışmaları seyredebilecektik. Bu harika bir olaydı. Onlarca büyük keman sanatçısını sabahtan akşama hergün dinlemek, Burcu için büyük bir deneyim olduğu kadar benim için de bir şölendi. Bu güzel kasabada heran müzik dolu bir yaşam inanilmazdı. Hergün Burcu hocaları ile ders yapıyor, o dersteyken ben yarışmayı izliyordum. Aksamları Sion'a yakın yörelerde konserler vermeye gidiyorduk. Bu konserleri kurs yönetimi organize etmişti. Her akşam değişık bir bölgeye otobüslerle konser vermeye gidiyor, konserlerden sonra da gittiğimiz yerlerin halkı tarafından konuk edilerek ağırlanıyorduk. Hergün degişik insanları , yerleri görmek çok zevkli bir olaydı.

Konserler için gittiğimiz yerlerde Japon.Çinli.Koreli kemancılar arasında Burcu'yu gören yöre halkı öncelıkle Burcu'nun orijinini soruyordu. Türkiye'yi tanıyan olduğu gibi yerini bile bilemeyen kişilere de rastlıyorduk. Herkese Türk olduğumuzu ve Türkiye'yi anlatıyorduk. Bu kurs için Sion'da bulunduğumuz 15 gün süresince her sabah saat 7 de kuş ve keman sesi ile uyandım. Kaldığımız yurdun arkası harika bir ağaçlıktı ve kuşlar hiç durmadan ötüyordu. Bizimle aynı yurtta kalan Japon, Koreli ve Çinli kemancılar da sabah erkenden kalkıp 7 de çalışmaya başlıyordu. Asyalı insanların neden klasik müzikte bu kadar başarılı olduklarını orada anladım. Çok çalışıyorlardı ve bu olay sadece yetenek değil çok fazla çalışma da gerektiriyordu.

Bütün bu olaylar içinde dikkatimi çeken keman seslerinin bizim odamızda da 7 de başlıyor olduğu idi. Burcu da sabah 7 de kalkıyor ve çalışmaya başlıyordu. ama inanın sabah 7 de keman ve kuş sesi harika oluyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 826
Toplam yorum
: 1069
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1039
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster