Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '06

 
Kategori
Yurtiçi Tatil
Okunma Sayısı
1460
 

Çengeller Köyü (1)

Çengeller Köyü (1)
 

köyümüzün uzaktan görünümü


Çengeller Köyü; sıradan bir Anadolu köyüdür. Bana göre ise, cennet Anadolu'nun milyonlarca düş bahçesinden yalnızca birisidir.

Bilecik ilinin Gölpazarı ilçesine bağlı, bu küçük ve sıradan Anadolu köyü; kurtuluş savaşlarına bile boyun eğmemiş olmasına rağmen göç denen illet onun da boynunu bükmeye yetmiştir. Çocukluğumda 40-50 öğrencinin okuduğu, bahçesinde keyifle oyunların oynandığı okul, öğrenci yokluğu nedeni ile kapanmıştır.

Köyümüz eski canlılığını yitirmiş olsa da güzelliği her geçen gün katlanarak artmaktadır. İçinde yaşayan insanların şehre göç etmesi ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin azalması ormanlık alanlarının artmasına neden olmuştur. İşte düşlerin başladığı nokta da tam burasıdır.

Düş bahçesine ilk adımı attığınızda ayağınız toprağa değer. Yürürken toprak zeminde yürürsünüz. Oturmak isterseniz çimenlerin üzerine oturursunuz. Güneşten bunaldınız diyelim, bir ağacın gölgesine seriliverirsiniz.

Duyacağınız yegâne gürültünün nedeni kuşlar ve rüzgârdır. İlkbaharda yavruları yumurtadan çıkan kuşlar, ahenkle cıvıldaşır ve siz ancak bunu duyabilirsiniz. Ya da köye doğru hızla esen rüzgâr, dağın yamacındaki ağaçlara çarptığında çıkan sesi duyabilirsiniz.

İlkbaharda kokusu harman olan yüzlerce çeşit çiçek, bahçelere doğru yürürken içinize dolan ve kokusuna doyamayacağınız kekik otu ve gelincik çiçeği, yağmur yağdığında bir başka kokan toprak ve kışın da kokusuyla köyü saran dağların yamaçlarındaki çam ağaçları bağımlılık yapar insanda.

Güneşin gülüşü içinize iyice işlediğinde çeşmesine yanaşıp içtiğiniz buz gibi suyu, yemişleri olunca dalından koparacağınız bal kokulu yemişi ve bağında sallanan salkım salkım beylercesi düşlerin gerçeğe dönüşünden başka bir şey değildir.

Terleyen bedeninize sarılan rüzgârın sizi bırakıp da ağaçlarla kucaklaşarak ilerlemesini izlemek ve ardında bıraktığını dinlemekse başka keyiftir.

Burası Anadolu’dur. Zaman zaman kırgınlıkları olsa da büyük şehirlerdeki yozlaşma ve kirlenme henüz bu düş bahçesine girememiştir.

Düş bahçesinin insanları hâla büyük emeklerle toprağı işler ve onun vefası ile ödüllerini alırlar. Bazen toprak bir lokmayı esirgese bile onlar toprağı severler. Yaprakları kuruyup meyvesi dökülse de hatta meyve vermese de onlar ağacı da severler. Sel olup yollara dolsa bile yağmuru da severler. Kar yağdığında yolları kapanıp günlerce açılmasa da kış mevsiminin nimet demek olduğunu da bilir ve asla nankörlük etmezler.

Elleri nasırlı bu insanlar yani Atatürk’ün ifadesiyle “bu milletin efendileri” düş bahçesinin neferleridir.

Sıradan bir köy, işte böyle düş bahçesi oluveriyor.

Anadolu kültürü ve köy lezzetine uzanan diğer yazılarımda görüşmek üzere.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Onlar ki, güneşin gülüşü içlerine iyice işlemiştir; ışıl ışıldır yüzleri.... Çam ağaçlarının kokusuyla okudum yazını ve serinliğindeydim bu kış gününde bile; içim ısındı çünkü köyünü anlattığın satırlarında. Sevgiler, maviyle....ama bu kez yeşillerle de.

derinmavi.. 
 17.12.2007 23:16
Cevap :
Atatürk zamanında öyleymiş ama artık "kim efendi, kim değil" belli değil. Ama yüzleri ışıl ışıl, çok doğru. Okurken sizi de oralara götürebilmişim, ne mutlu bana. Sevgiler...  18.12.2007 20:50
 

çocukluğumda bayramlarda yaşardım köyümün güzelliğini orada doğmadım ama ailemin köyüydü annemin doğduğu yerdi.şimdi bayramlarda annemi ziyarete gidiyorum.tek üzüldüğüm insanların şehirlere göç etmesi annem anlatırdı ne kadar güzel ve büyüleyici olduğunu bende cocukluğumda bayramlarda yaşardım.hala yeşilliğiyle doğasıyla güzelliğini koruyor.

serpil ünal 
 04.11.2007 23:16
Cevap :
Köyümüzün güzelliği eskilerde kaldı. Çünkü dediğiniz gibi güzelliğinin nedeni insanlarıydı. Şimdilerde pek insan kalmadı. Keşke böyle yoğun göçler olmasaydı diyorum ama çaresizlik sanırım. Ne yapalım, bu haline de şükretmek lazım. Çok şükür yerinde duruyor. Ben herşeye rağmen bu halini de seviyorum.  05.11.2007 21:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 791
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 5699
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

Anadolu benim, ben de Anadolu'nun canıyım!   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster