Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ağustos '14

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
921
 

Cennet "AN"da saklı

Cennet "AN"da saklı
 

Anı en iyi çocuklar yaşar


Evet. Cennet "AN"da saklıdır diyorum. ŞİMDİ'de saklıdır. Saklıdır, çünkü o bir hazinedir ve hak etmeyene gizemlerini açmaz. Saklıdır, çünkü çaba göstermeden açılmaz. Saklıdır, çünkü her bakan onu bulamaz, her bulan da hakkını veremez.

Dünya her şeyiyle güzel. Tek kelimeyle muhteşem. Üstünde barındırdığı tüm yaşam formları ve doğal güzellikleriyle güzel. Hiçbir şey ne eksik, ne fazla. Her şey olması gerektiği gibi. Dengede, tam ve bütün. Doğal yaşam içinde beslenme zincirinin o ilk bakışta vahşi gibi görünen dengesi bile harikulade bir dengeye sahip.

Dünya bu kadar güzelse peki neden bunca kötülük, sorun var?

Sorun insanoğlunun bakış açısında. Olumsuz düşünce kalıplarında ve egosunun hükmünde "id"inin esaretinde kıvranan yaşam tarzında.

Tanrı suretinde yaratılmış olsa bile, Allah'ın yeryüzündeki halifesi olsa bile, insanın önce tasavvufta hayvanlık makamları olan nefs mertebelerini geçmesi lazım. Maalesef insan doğar doğmaz hakiki insan olma hakkını elde etmiyor. Hayvani sıfatlarından kurtulup fiziken insan olmaktan hakiki insan olmaya geçmesi gerekiyor. Yani insan formu almak yetmiyor, o formu doldurmak lazım.

Sürü insanı olarak antik felsefede betimlenen ve hayvani sıfatların rüzgarın önünde savrulan yaprak yaptığı insan, normal yaşamın koşuşturmacasında ya gelecek için kaygılanmaktan, veyahut geçmişe takılıp kalıp kafasında hesaplaşıp durmaktan dolayı ANI, ŞİMDİ'yi yaşayamaz.

Nefes alıp vermeyi anı yaşamak sananlara ne yazık. Anı yaşamaktan bahsederken Zen Budizm'de "hiç düşünce" olarak geçen şeyden bahsediyorum. Eline ilk yap-bozunu alıp oynarken onunla saatler harcayan o minik 2 yaşındaki çocuğun kesintisiz odaklanma halinden bahsediyorum. Ya da arka bahçesindeki gülleri budarken o anı büyük keyifle yaşayan Hasan Amca'nın halinden bahsediyorum.

Bu hal öyle bir hal ki, acı, endişe, kaygı yok. Plan yok. Geriye dönük akılda hesaplaşmalar yok. Gündüz düşleri yok. Akıl %100 yapılan işe odaklı. Yani işin özeti her nefes aldığın saniye akıl temiz, bozucu girdiler yok. Nasıl? Günümüz insanının halinden epey farklı değil mi?

Bu arada lütfen anı yaşama becerisini kişinin mutlu olduğu durumlara bağlamayalım. Kişi zor zamanlarda, kötü durumlarda bile anı yaşayabilir. Öfkelenir, o duyguyu yaşar ama o duyguya takılıp kalmaz. Bir hırkayı çıkartır gibi öfke hırkasını çıkarır nefret duymadan asar, yoluna devam eder. Yani kafasında saatler boyu o öfkeyi taşıyıp sonra çevresine anlatarak rahatlamaya çalışan insan profilinden farklıdır bu. Her şeyi olduğu gibi kabul eder. Tabii ki sorgular ama hesaplaşmaz. Bir kabul hali içinde çözüme ya da fırsatlara odaklanır.

İşte bu tür bir düşünce haline sahip olan yaşarken cenneti yakalamıştır. Kafasında pişmanlıklar, öfke, nefret, kin, kıyaslama ve kıskançlık, çekememe gibi kötü ve olumsuz duygularla gezip beynindeki pis kokuları etrafa saçanlara ne acı. Bunlar cehennemde değiller midir? Kendi zihinsel hapishanelerinde değiller midir? Peki o 2 yaşındaki çocuk eğer yanlış ellerde yetişmiyorsa bu olumsuz halleri taşır mı? Taşımaz ve o ağır yükleri taşımadığı için aklı temiz, sakindir. Anı %100 yaşar ve hisseder. Bir kelebeğin uçuşuna hayranlıkla bakar ve keyif alır. Kelebeğin konduğu dalın kelebeğin ağırlığı ile aşağıya inmesi ve hatta kelebek uçup gittikten sonra dalın sarkaç gibi aşağı-yukarı sallanması bile ona mutluluk ve keyif verir.

İşte anı yaşayan hakiki insanlar, hayattaki her tür basitlikten keyif alır. Basitlikte gizli güzellik. Cennet aslında bu anlarda gizli ve hayatı bir film kareleri gibi düşünürsek, bu kareleri anı yaşayarak, akışta kalarak yaşayabilen cennettedir diyebiliriz.

Peki hayat hep çizgi film kahramanlarının yaşamları gibi toz pembe mi olacak? Tabii ki hayır. Burası bir sınav yeri, bir tekamül ortamı. Zıtlıkları bu evrende her daim olacak ve onlar olduğu sürece kişi sınavlarından azledilene ya da karmalarını temizleyene dek bu sınavlar olacak. O zaman konu zorlukların olup olmaması değil. Konu hayata nasıl karışık verdiğimiz ile alakalı. Bu da bir seçim ve her AN bizi bir seçim bekliyor. Doğru seçimler ise ANI yaşarken mümkün, çünkü akıl net, temiz, kesintisiz ve odaklı.

Allah hepimize anı yaşamayı ve akışta kalmayı nasip etsin. Dilerim öyle olsun.

Sevgiler,

Kenan

 

https://twitter.com/Naacel

https://www.facebook.com/public/Kenan-Kolday

http://www.felsefetasi.org/author/kenan-kolday/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 240
Toplam yorum
: 48
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1104
Kayıt tarihi
: 29.10.12
 
 

Çocukluğumdan beri kendimden büyük bir şeyleri arayıp durdum. Ve 1999 yılında yaşadığım şoklar il..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster