Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '07

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
606
 

Cennet’ ten köşelerimiz; Side

Cennet’ ten köşelerimiz; Side
 

İlk kez bu yaz üç hafta tatil yaptık. En hareketli tatilimiz olduğunu söyleyebilirim. Aslında Akdeniz kıyıları Ağustos’ta çok sıcak olduğundan tercih ederken tereddüt yaşadık ama Side’yi tercih etmekle doğru yaptık. Çünkü Side daha tepede kalıyor, bu nedenle de devamlı bir esinti vardı.

Side’ye en son 15 yıl önce gitmiştik. Bu defa nasıl bulacağımı bilmiyordum ama her yer gibi Side’nin de yeni evler ve tatil köyleriyle dolu olduğunu tahmin ediyordum. Bu tahminim doğru çıktı. 15 yıl önce bu kadar kalabalık değildi ve gelenler küçük pansiyonlarda kalmayı, yine küçük ve sevimli restoranlarda az bir bedel ödeyerek yemeklerini yemeyi tercih ediyorlardı.

Şimdi ise bu her şey dahil çılgınlığı, bütün Türkiye’de olduğu gibi oradaki esnafın da belini büküyor. Bana göre devletimiz buna izin vermekle ticarete en büyük kötülüğü yapıyor. Bu gereksiz israfın biran önce yerini daha akıllıca tatillere bırakması gerekli. Tatil köyüne kapanan insancıklar, öğün kaçırmamak telaşıyla ayaklarını kapı dışına atmıyor ve onca güzellikten mahrum kalıyorlar.

Tabi bunda bizim esnafın her şeye turist fiyatı uygulayıp, bir güzel dolandırması da etkili olmuştur. Turistler, onlara güvenlerini kaybedince parayı baştan buradaki seyahat şirketlerine ödeyip, esnafla uğraşma derdinden kurtulmak istediler. Gerçekten de her aldığımız şey için 4 katı fiyat biçtiler. Türk olup olmadığınıza göre değil, hangi ülkeden geldiğinize göre fiyatları ayarlıyorlar. Hiç bir denetim yok. Kafalarına göre fiyat çekip, dişliyseniz yarıdan da fazla iniyorlar. Zaten o fiyat da malın gerçek fiyatı oluyor. Onda bile kar ediyorlar, gerisini düşünün artık.

Bir de Side çarşısında yürürken, restoranların önlerinde müşteri çalmak ile görevlendirilen, son derece agresif ve sinir bozucu tipler, her saniye burnunuzun ucuna gelip yemek isteyip istemediğinizi soruyorlar. Tipik bir konuşma şöyle cereyan ediyor ;

Restoran görevlisi : Good evening, Guten Abend, Bonsoire, İyi akşamlar vs. (Tüm dillerde merhaba diyor ama bunu derken neredeyse sizin içinize kadar giriyor) Yemek yemeyi düşünüyor musunuz ?

Potansiyel müşteri: Yok kardeşim (Bu arada burnumun içinden çıksan da ben de yürüsem diye düşünüyor)

Restoran görevlisi : E bir şeyler için o zaman! Hatta gelin size ben ısmarlayayım ama parasını siz ödeyin.

Potansiyel kurban: Belki daha sonra (tabi bunu sadece kurtulabilmek için yapıyor)

Restoran yapışkanı: Bakın çay, kahve, alkollü içkiler ne ararsanız var bizde.

Potansiyel giderek asabileşen sinir hastası: İstemiyorum yahu, bırakın da gidelim!

Restoran yapışkanı: Birdenbire senli benli olup “ Kalbimi kırıyorsun ama ” derken

müşteri zor da olsa onun elinden kurtuluyor, birdenbire yandaki restoranın görevlisi ile kucak kucağa geliyor. Aynı durum orda da devam ediyor.

Benim esnafa tavsiyem şudur; “ Rahat bırakın insanları kardeşim, gelir alışveriş yapmak isterlerse zaten onlar sizi bulurlar. Bu şekilde insanların yemek yiyeceği ya da birşeyler alacağı varsa da yemiyor ve almıyorlar. ”

Bu nedenle restoranlar ve dükkanlar bomboş, sinek avlıyor. Esnaf kendi fiyat denetimini yapmalı ve bu yapışkanlıktan kendini acilen kurtarmalı. O zaman bizim ülkemiz de Yunanistan, İtalya ya da Fransa gibi turist kaynar. İspanya’da ve Fransa’da bulundum, daha çok sevdim demiyorum çünkü ülkemizdeki cennet hiçbir yerde yok, ama hiç kimse tarafından rahatsız edilmedim, kolumdan dükkanlara ya da restoranlara zorla çekilmedim. Birileri bu adamlara yaptıklarının doğru olmadığını anlatmalı.

Bunun haricinde Side Müzesi’ne ve Antik Tiyatro’ya uğramadan Side’den geçmeyin. Side Halk Plajı’nın denizi güzel fakat Kumköy ve diğer sahil tarafları açık deniz olduğundan devamlı dalgalı. Eğer döner seviyorsanız çarşının ilk dönercisi olan Aspava’yı tavsiye ediyorum. Gerçekten lezzetli idi.

Aspendos’ta Anadolu Ateşi’ni elbetteki kaçıramazdık.

Daha sonra bir araba kiraladık ve Alanya ile birlikte Antalya’daki‚ Dolphinland’e gittik. Bunu bir sonraki yazımda anlatacağım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Size merhaba öğretmenim. Yazdıklarınıza tamamen katılıyorum. Yalnız bu yazdıklarınız bir Side için geçerli değil Akdeniz ve Ege sahili boyunca ayni. Turistlere bu tür sizin değiminizle 'yapışkanların' yaptıklarını görünce yapılanlardan ben ülkemin bir vatandaşı olarak utanıyorum. Düzelmesi umuduyla siz ve ailenize saygılar.

Ctmaksaray1973 
 26.08.2007 6:33
Cevap :
Tesekkurler. Saygilar  26.08.2007 11:49
 

En son öğrencilik yıllarımda, yaklaşık 12-13 yıl önce gitmiştim Side'ye. Demek esnaf aynı esnaf.. :(

gezimanya 
 25.08.2007 20:18
Cevap :
Evet, degismemisler. Sanirim her konuda oldugu gibi bunda da denetim gerekli. Biz kendi kendimizi egitemiyoruz malesef. Saygilar  25.08.2007 21:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 48
Toplam yorum
: 187
Toplam mesaj
: 45
Ort. okunma sayısı
: 2026
Kayıt tarihi
: 26.12.06
 
 

1964 doğumluyum. İşletme Fakültesi'ni bitirdikten sonra Londra'ya yerleştim ve halen burada yaşamakt..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster