Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
69
 

Cennet Bileti

Cennet Bileti
 

Carina_Foucher_2695


Binlerce yıl geriye doğru insan insanın kölesidir ve Tanrı buna karışmadı. Sadece tespit ve öğütte bulundu. Şimdi bu durumu dinsel inanca bağlı düşünmeyle anlamak için Şeytan'ın Tanrı atamasıyla görevli olduğunu hatırlamak gerekiyor. Şeytan, insan iradesini kötülüğe çelen uzman tuzakçıdır. Sanırım bu da insanın cennetten sürgün edilmesinin sınama bedeli olmuştur.
 
Yasak meyvenin ne olduğu bilinmez; bilinemez çünkü dünyalı için cennet ürünü zaten bilinemezdir. Cennette her şey serbest de neden bir meyve yasaklıdır? Meyve sahibinin kaprisinden değildir tabi. Meyve yendiğinde olabilecekten dolayı yasaktır. Yasaklı meyve değişim gıdasıdır; değişim nedeni olan kimyayı barındırdığı için bir bakıma zehirlidir bile denebilir. O sıradan bir meyve olamaz. Kanımca yasaklı meyvede Tanrı iradesinin kimyası saklı olmalıydı ve yiyene bulaşırdı.
 
Yasak aslında bir koruma önlemiydi. Ancak yasağa uyulmadı; ne oldu? Âdem ile Havva yasaklı meyveden yediklerinde artık Tanrı iradesinden bilgiyle kendilerini bilir oldular. Yani, sadece Tanrı niteliğinden olan iyiliğin ve kötülüğün bilgisini kullanma iradesine kavuştular. Oysa, Cennette hiçbir şey kötülükten seçim hakkı olan irade ile barınamazdı. Tıpkı Şeytan'ın salt kötülük iradesiyle sadece Cehennem'de barınabildiği gibi, Cennet'te sadece iyiliğin iradesiyle var olunabilir. Sonuç olarak, yasaklı meyveden yiyerek kendini bilir olan Âdem ile Havva'nın artık cennette barınma olasılığı kalmamıştı.
Bu yüzden diyorum ki onlar kovulmadılar sadece zorunlu bir sürgün yediler. Artık kalma olasılıkları bulunmayan Ahret Cennetinden çıkartılıp Dünya Cennetine gönderildiler. Demiştik ki, "Şeytan, insan iradesini kötülüğe çelen Tanrı fermanıyla görevli uzman tuzakçıdır. Sanırım bu da insanın cennetten sürgün edilmesinin sınama bedeli olmuştur." İşte bu Dünya Cennetine çıkarılan insan iyiyi ve kötüyü belirleyip seçme iradesinin başarısıyla sınanmaktadır.
İradenin işlevsel olması için hem iyiye hem kötüye çeken güçlerin etki alanında tutulması gerekiyor. Salt iyilik güçleri etkisinde kalmış olaydı tıpkı yasak meyve öncesi olduğu cennetteki gibi zaten iyi olmaktan başka seçeneği de kalmaz olurdu. Cennette irade yoktur... İradenin olduğu yerdeyse Şeytan görevdedir...
 
Dinsel yorumla durum şudur: Dünyada her kim iradesini iyilikten yana koyar ve Şeytan tuzaklarını bozacak akıl ve vicdan ile yaşarsa ahret cennetine geri kabul görecektir...
Aslında dinsel yorumun gerçeklik bilgisine ermek için bile Tanrı’ya yaklaştıran ibadetle birlikte hayatı bilimsel bilgiyle yorumlama gereği vardır. Bilimsel yorum durumu da şudur: İnsan uygarlığını Dünya Cenneti yapmak için hayatı bilimsel bilgiyle tanımlarken vicdanlı adaletle paylaşmanın herkesi bağlayıcı hukukunu da belirlemeliyiz… Sadece maddeyi değil, sevgiyi ve aşkı da vicdanlı adaletle paylaşmayı küresel uygarlık kültürü yapmalıyız. 
 
Nasıl etmeli peki? İradeyi iyiye ve güzele bağlayacak yeni bir yaşam uygarlığı tesis etmeli. Burada dinler yetersiz kalıyor; yeterli olaydı binlerce yıl sonunda insan insanı hâlâ boğazlamazdı. Bilimsel fakat mutlaka vicdanlı yaşam biçimlerini insan uygarlığının egemen kültürü yapmalıyız. Kültürse en hızlı biçimiyle eğitim-öğretim ve ekonomik ilişkiler sistematiği içinde nesillerin yaşam biçimi modası yapılabilir.  Eğitim-öğretimle paranın efendisi olmayı başarı onuru yapmaktan hemen vazgeçmeliyiz; ve hemen peşinden üretim-tüketim ilişkilerini her canlı ve cansız için adil ve merhametli tıynetle yeniden düzenlemeye başlamalıyız; ta ki insan sahip değil, sadece kullanıcı haklarıyla dünyada var olduğu bilinciyle yaşamayı kendine tıynet yapıncaya kadar.
 
Muharrem Soyek
Çiğdem Timur bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzel bir özet yazısı olmuş. Her sey zıddıyla anlam bulur. Bu sebeple iyilik ve kötülük insanın serbest iradesinde ancak birlikte anlam bulabilirdi ve sinamanin esasını oluşturur. Bu dünya bir sınav yeridir ve ve insan serbesttir. Hür irade Allah in mahlukatın en sereflisine bahsettiği bir ikramdır. Ödül ve ceza insanın hür tercihidir. Insanın- daha doğrusu- " insan" olabilme gayretindeki insanın bu dünyada kendı varlığını ve hayatı anlamlandırma çabası vardır. Nerden geldim? Nereye gidiyorum? Ben neyim? Bu sorular, aklı işletmeyi ve benliği yakından tanımayı ve denetlemeyi mümkün kılar. Zira bu dünyada geçmiş gelecek ve şu anda kendini konumlayabilen ve öleceğini bilen tek canlı insandır. Evet, dünya insani içinden çekip aldığınızda tam bir cennettir. Bu dünyayı cehenneme dönüştüren doymak bilmeyen nefsi ve kibiriyle insandır. Insanın insana köleliği ve kulluğu da bundandır.Bu sebeple en büyük cihat kendi nefsimizle olandır. Selamlar...

Çiğdem Timur 
 21.05.2018 19:03
Cevap :
Teşekkürler! Herkese kendini bilmiş bilinçle yaşama mutluluğu dilerim.  23.05.2018 11:37
 

Fikrinize kısmen katılsam da açıklamak zorunda hissettiğim savlarım var. Allah, Şeytanı yarattığında ona kötü özellikleri bilhassa ağırlıkla vermiş, kendisine olan bağlılığını görmek istemiştir. Ancak, Şeytan kendisinden üstün yaratılmış insanoğluna secde etmemesi yüzünden yani, Allah'ın emrine karşı geldiğinden cezalandırılmışsa da Şeytan'ın haklı olup olmadığı konusunda ikilemde kalmıştır. Adaletin sağlanması amacı ile insan ruhu sınamaya tabi tutulmuştur. Dediğiniz gibi yasak elma neticesinde dünyaya gönderilmiştir. Ancak, dünya yalnız cennet değil bir bakıma da cehennemdir. Yani, insanların hataya düşmesine neden olacak iyi görünen meyvelerle doludur. İnsanoğluna çeşitli özellikler verilerek zafiyetlere ne kadar düştüğü anlaşılacaktır. Yani, Şeytan tek tek insanların aklını çelmiyor, sahip olduğu karakterlere göre insanlar kendileri düşüyor. Bu konularda bu blogda çeşitli yazılar yazdığımdan zafiyetsiz günler diliyorum.

Fehmi Asna 
 21.05.2018 18:13
Cevap :
Doğrudur; şeytan tek tek akıl çelmekle uğraşmaz. Aklın önüne onu sapıttıracak hileli ödüller açar. Biz şeytan yumurtasını içimizde taşırız; yani, şeytan bizi dışımızda tuzaklamaz. Dünya asla cehennem değildir. İnsanı çıkartıp geriye ne kalır bir bakmalı. Dünyayı cehennem yapan zihniyet şeytanı insanın dışında sandırandır. İnsan kendini bilir oldukça şeytansı yanlarını da bileceğinden dolayı her şey daha iyiye gidecektir. Çünkü kendini bilmiş insan şeytanı taşlamayı bırakıp kendini taşlamaya başlayacaktır.  23.05.2018 12:01
 

Öyle bir kördüğüm olmuş ki bu olgular çözebilene aşkolsun. Düşündüğümüz ve olmasını gönülden dilediğimiz insan iyileşmesi bu zamandan sonra zor gözüküyor. Dünya insan eliyle, kan ve pasak içinde... Sevgiyle kalın

SAHAFÇA 
 21.05.2018 15:58
Cevap :
Umutsuz değilim. Tanrı bile suskun kalmasıyla insandan umudunu kesmediği bilgisini vermektedir. Aslında iyiliklerden çok kötülükler haber edildiğinden çoğu insan gelecekten karamsar kesiliyor. Bence insan uygarlığı elde ettiği yok edici gücüne rağmen eski zamanlardan daha merhametlidir. Kötüye gitmiyoruz; sadece çok yavaş iyiye gidiyoruz.  23.05.2018 12:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 375
Toplam yorum
: 2806
Toplam mesaj
: 236
Ort. okunma sayısı
: 1563
Kayıt tarihi
: 04.08.08
 
 

Parasız yatılı Darüşşafaka Özel Lisesi'nde iki yılı hazırlık sınıfı olmak üzere yedi buçuk yıl ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster