Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '08

 
Kategori
Telekomünikasyon
Okunma Sayısı
3395
 

Cep Telefonun mu Var? Derdin Var...

Cep Telefonun mu Var? Derdin Var...
 

resmin açıklanabilir hiç bir yanı yok:)


Teknoloji tüm dünya da büyük bir hızla ve önü alınamaz bir şekilde ilerlerken biz genellikle teknolojinin değil bunu kapitalleştirmiş yan ürünlerinin besleyiciliğini ve tutsaklığını yapmaktayız. Günlük hayatımızda kullandığımız televizyon, bilgisayar ve cep telefonları başta olmak üzere birçok elektronik alet, baş ağrısının, uykusuzluğun ve işitme zorluğunun tetikleyici unsurları arasında yer alıyor. Özellikle cep telefonu kullanımının beyin aktivitesinde etkili zararları bulunmaktadır.

Bilgisayarımızı sadece msn için kullanırken telefonlarımızı ise bilgisayar gibi kullanmaya çalışıyoruz tersi olması gerekirken.

Ve telefon!!!

Cep telefonu teknolojinin geliştirmiş olduğu en vazgeçilmez alışkanlıklarımızdan biri hiç kuşkusuz. Ancak teknolojik her ürünün olduğu gibi, cep telefonlarının da yararları kadar zararları var.

İsviçre’de yapılan bir araştırmaya göre insanlar günde en az iki saatlerini cep telefonlarıyla geçiriyorlar. Bu 24 saatlik bir gün için hiç de azımsanabilecek bir süre değildir.

‘Uzmanlar, cep telefonlarının kısa vadeli zararlarını; "görüş alanında daralma, kalp rahatsızlıkları, kalp pilinin bozulma riski, hafıza zayıflaması ve beyin tümörü riski, yoğun stres ve yorgunluk hissi, kalıcı işitme bozuklukları, konsantrasyon ve dikkat bozulması, embriyo gelişiminin zarar görmesi, kulak çınlaması ve kulaklarda ısınma, kadınlarda düşük riskinin artması, işitmede geçici aksaklıklar oluşması, kan hücrelerinin bozulması, baş ağrısı ve sersemleme, bağışıklık sisteminin bozulması" olarak sıralıyor.

Uzun vadeli zararlarının ise , "yüksek tansiyon, genetik yapının bozulması, sperm sayısının azalması, beyaz kan hücresi (lenfoma) kanseri, cilt kanseri, kan beyin bariyerinin zedelenmesi" olduğunu kaydediyor.’

Peki bu zararlardan kendimizi nasıl koruyabiliriz:

Cep telefonunu kendinizden en uzak mesafeye bırakalım.

Cep telefonu görüşmelerini mümkün olduğunca kısa tutalım.

Acil durumlar hariç çocuklara cep telefonu kullandırmayalım.

Hamilelik süresince cep telefonunu acil durumlar dışında kullanmayalım. ( bu erkekler için geçerli olmayabilir tabi )

Cep telefonunu bir kulaklık aracılığıyla kullanmaya çalışalım.

Konuşma dışında cep telefonunun ekstra özelliklerini kullanmaktan kaçınalım, çoğu kişi bilgisayar gibi kullanmaya çalışmakta bunun için pc kullanmak hem çok daha kolay hem de tehlikesizdir.

Kısa bilgi gönderiminde SMS kullanmak.

Cep telefonlarının en çok radyasyon yaydığı zamanlar, telefonun çaldığı ve çevirdiğiniz numaranın bağlandığı anlardır. Bağlantı esnasında cihazı baş bölgemizden uzak tutmak ve yaklaşık 10-12 sn sonra yaklaştırmak daha sağlıklı olacaktır.

Ve en önemli unsur cep telefonlarımızı vücudumuzun bir uzvu olarak görmekten vazgeçmektir Türkiyeli kullanıcılarımız için bunun çok zor olduğunu biliyorum ama ne yapalım ki öyle:)

Zararlarının haricinde kullanırken ücretlendirmede sorun yaşamamanız için bir kaç tavsiye:

Bazen farkında olmadan cihaz üaerinden yönlendirme gerçekleştirmiş olabiliyoruz bu da sizin ve sizi arayanların aynı anda ücretlendirmenizi sağlamaktadır aynı zaman da mesaj alım ve gönderiminizi de engeller, bunun kontrolünü ve varsa yönlendirme iptal işlemini cihazınız üzerinden ##002# arama tuşuna basarak gerçekleştirebilirsiniz, böylecevarsa yapmış olunan yönlendirme iptal olacaktır.

Ve yine bazen nasıl oluyorsa farkında olmadan çağrı engelleme işlemi gerçekleştiriyor ve arama yapmamızı ve arama almamızı engelleyebiliyoruz bunun kontrol ve iptali için eğer servis sağlayıcınızın size verdiği dört haneli şifreyi değiştirmediyseniz #35*1111# arama tuşuna sms engellemesini kaldırmak için #33*1111# arama tuşuna basınız lütfen.

Ve yine farkında olmadan ( öyle olmasını istiyorum çünkü farkında olarak böyle bir şeyi tercih edip sonra moron gibi ben böyle bişey yapmadım diye diretmek hoş olmuyor) bazı özel servislerden faydalanabiliyoruz bunlar ücretsiz eğlence servis hizmeti sunduklarını belirten ve ilk ürün talebinden sonra abonelik oluşturan ve sürekli ücretlendirilmenizi sağlayan özel firma hizmetleridir. Hiç bir kar amaçlı kurulan firma ücretsiz ürün ve hizmet sunumu yapmaz eğer böyle bir dertleri olsaydı baba ocağı tekkesi kurarlardı lütfen bu tür servislerden faydalanmak istediğiniz zaman servis sağlayıcınızı yani kullandığınız operatörün müşteri hizmetlerini arayarak ücretlendirilmesi hakkında bilgi alınız ve yaşadığınız bir kontör düşümü ya da fatura sorununuz varsa bunun altında özel içerik ücretlendirmesi olabilir bunun kontrolünü gerçekleştiriniz lütfen.

Bir diğer konu ise yeni alınan faturalı hatlardan devlete ödenen özel iletişim vergisi ve ruhsat ücreti 2008 senesi için 38 ytl olarak belirlenmiştir ve 1999 depreminden sonra alınan %25 oranında özel iletişim vergisi kaldırılmamış devam ettirilmiştir. Servis sağlayıcılarınız vergilere müdahale edememektedir bunun için kullanıcılar olarak varsa tabi şikayetimizi Telekomünikasyon kurumuna ilgili bir dilekçeyle iletebilirsiniz.

En iyisi de telefonu değil yüz yüze iletişimi tercih ediniz. Eskiden telefon mu varmış canım ve olmadığı halde herkes buluşabiliyor birbirlerinden haberdar olabiliyorlarmış.

Yüz yüze görüşmelerin egemen olduğu bir iletişim türü diliyorum...

Sevgilerimle...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kaçınılmaz bir teknoloji çağına, kısa msj gönderip acaba o çamur kokulu çocukluğumuzu geri getirebilir miyiz üç boyutlu olarak bilmiyorum. '' Teknoloji bu belli mi olur'' Dokunmadan, koklamadan ,örgülü saçları çekemeden ve peşinden koşulamadan, yakan bir topu havada tutarak can hakkı alamadan klavyenin tuşlarında büyüyen çocuklara bakıyorum da o günlerin özlemi, yürek ağrısı yapıyor. Bakalım birkaç nesil sonra kutukutu pense oynayan minik arakadaşlar arkalarını dönecekler mi teknolojiye (!) Yazınız ve önerileriniz için teşekkürler...

Diren Egemen Doğan 
 13.01.2008 16:52
Cevap :
yorumun o kadar güzelki ekleyecek bir şey bulamıyorum çok teşekkür ederim... sevgilerimle...  13.01.2008 22:49
 

Ama yazını okuyunca , arka cebimdeydi ve çıkardım.Bu arada küpe hali çok ürkünç.:))Sevgiler.

ay.şe 
 12.01.2008 22:16
Cevap :
resmi görünce ben de şaşırdım bir insan kendisine nasıl böyle bir şey yapabilir dedim kendi kendime ama yapıyorlar demek ki:)) çok büyük kolaylık gerçekten elinizle koymuş gibi bulabiliyorsunuz aradığınız kişileri :)) yorumunuz için teşekkür ederim... sevgilerimle...  13.01.2008 0:14
 

Aslında bu kadar haşir neşir olmamak lazım telefonla;))

mavi nü 
 11.01.2008 19:04
Cevap :
maviiiiiiii, bunu siz söylemeyin bari, şimdiki çocuklarda bir kaç cep telefonu yetmedi ogo yetmedi bilmem ne herşey var... ama haşır neşir olmamak gerek tabi bunu derken garip bir kinaye seziyorum ama umarım pek haşır neşir değilsindir.... sevgilerimle...  11.01.2008 19:41
 

Benzin istasyonlarında deponun alev almasını sağlayabilirmiş. Bir de şarja takılı iken biri telefonla konuşmaya çalışmış ve yüzü yanmış. Ben de hep uzak durmaya çalışırım onlardan. Zaten her türlü elektrikli ve elektronik alet yayıyor radyasyon ama kaçınamıyoruz malaesef. Önemli bir konuydu. Eline sağlık... Sevgiler...

vakayinüvis 
 11.01.2008 2:32
Cevap :
o kadar çok olumsuz örnekleri var ki teknolojinin örneklemek istersek bir kaç blog sürer her halde radyasyondan kaçmamız konusunda kaçmaya pek ihtiyacımız olacağını sanmıyorum çernobil faciasında hatırlarsanız sevgili sağlık bakanımız Cahit Aral radyasyonun zararsız olduğunu biraz radyasyonun iyi geleceğini söyleyip bir bardak çay içmişti canlı yayında radyasyonlu radyasyonu? :))bize bişey olmaz radyasyondan, siyanürden ondan korkum yok ama Allah daha büyük felaketlerden korusun bizi... sevgilerimle...  11.01.2008 19:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 46
Toplam yorum
: 477
Toplam mesaj
: 102
Ort. okunma sayısı
: 1427
Kayıt tarihi
: 08.07.07
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik mezunuyum. Şu anda özel bir telekomünikasyon şi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster