Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ağustos '06

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
1225
 

Çepeçevre

Çepeçevre
 

Kaş'tan Meis manzarası...


Bu vatan bizim.

Yaktığımız ormanlar da bizim, kirletip içinde balık bırakmadığımız akarsularla denizler de, kenarlarında naylon torba ve pet şişelerden dağlar yarattığımız yollar da.

Kimyasal atıkları gömdüğümüz, üstüne kapılarından lağım suları akan gecekondular inşa ettiğimiz araziler de.

Tepe tepe kullanırız, kim karışır?

Çevreciler mi? Güleyim bari.

Yıllardır “feminizm” bir, “çevrecilik” iki, gündemi bu kadar haybeye meşgul eden başka iki konu yok zaten memlekette. İstemiyoruz işte, bünyemiz reddediyor böyle gavur icatlarını. En son orman yangınlarında da yine basını arkalarına alıp, topyekün saldırıya geçtiler. Haftalardır gazetelerde koca koca manşetler:

“Ormanlar yanıyor... Orman Bakanı maçta...”

“Bakan istifa...”

İnsaf, adam bakan oldu diye tutup ormana kova kova su taşıyacak hali yok herhalde, hem yangını o mu çıkardı ki?

Kaş’ta “Literatüre geçecek bir yangını” bir haftada “kontrol altına alma başarısını” gösterdiler ya...Kadir kıymet bilen yok.

Haksızlık ediyoruz, İspanya’da da ormanlar yanıyor, Yunanistan’da da. Hem biz iman gücü ve ekip çalışmasıyla herşeyin üstesinden geliyoruz, plana, programa, alete, edevata, söndürme uçağına harcanacak paradan da böylece tasarruf ediyoruz.

Başka kim karışır bize? AB mi?

İyi ki “yoluna baş koyduğumuz” bir AB davamız var bizim, çevreciler de her fırsatta “AB’de şöyle, AB’de böyle, Kopenhag kriterleri, uyum yasaları” diye sayıklayıp duruyorlar.

Ne bitmez malzemeymiş şu AB, her isteyen, istediği yöne çekip duruyor. Hem eyere, hem semere gelen cinsinden...

Türkiye’nin aslında AB’yle hiç işinin olmadığı belli değil sanki.

Neden şaşırdınız?

Zaten bizi sevmiyorlar, o yüzden AB’ye falan da almayacaklar. Sır mı yani bu? “Kapılarına dayanmakla” övünüp durduğumuz Viyana’ya bile gitmek için vize kuyruklarında anamızı ağlatmıyorlar mı? 2195’te AB’ye üyelik müzakereleri bittiğinde, üye olsak bile serbest dolaşım hakkı vermeyecekler bize.

“Türkiye bir Avrupa ülkesi değildir, AB’de yeri yoktur” deyip durmaları da ondan.

Buna karşılık içimizden bir grup “Trakya’da şu kadar kilometrekare toprağımız var, Avrupa nerede başlayıp nerede bitiyor?” diye kızıyor, diğeri de “Ne işimiz var zaten ahlaksız Avrupa’yla bizim, özümüze dönelim” diye ellerini ovuşturuyor.

Her iki grubun ortak paydası “Onlar bizi istemiyorlarsa biz onları hiç istemiyoruz.”

Bu iş olmayacak, o konuda hemfikiriz. Ama benim kanaatimce sebep ne o, ne bu, ne de öteki...

AB ne?

Avrupa Birliği mi?

Çok safsınız...

Aptallar Birliği onun açılımı...

Örnek mi istiyorsunuz? Çevre dedik, orman dedik madem, buyurun size en güncelinden örnek...

Onlar şehirlerinin en güzel, rantı en yüksek bölgelerinde, beş tane gecekondu mahallesi kurulabilecek büyüklükte alanları tutup parka bahçeye çeviriyorlar, sonra şehir dışında da orman, milli park falan bir yığın lüzumsuz şey için en değerli arazileri atıl bırakıyorlar.

Onlar ormanın bakımı, genişletilmesi, korunması için para harcanmasına aldırmıyorlar, hiç olmazsa içine “Özdandik Dinlenme Tesisleri”, “Gölbaşı Mangal” ya da “Çıstak Beach Club” tarzı biryerler açalım, arazi değerlensin, istihdam yaratalım, ülke ekonomisine katkımız olsun diye düşünemiyorlar.

“Şöyle üç beş hektar ormanı çaktırmadan devireyim, üstüne süper lüks ikiz villalar kondurayım, elimi öpene milyon dolara satıp yolumu bulayım” diyen işbilir müteahhitleri, “Hans Ağam len, bizim bu seneki mahsul tarlada kalacak sanki, ben diyom ki şuracıktan accık genişletsek, oraya da başka bişeyler eksek, hı?” diyen cingöz köylüleri de yok onların.

Onların “arazi mafyaları”, “rüşvetçi belediye başkanları” yok.

Hele Pazar günleri çoluğu çocuğu ormana götürüp, mangalda mis gibi köfte yemesini, yemek üstüne şöyle bir cıgara tellendirmesini, ertesi gün televizyonda “Piknikçilerin bıraktığı ateş, bir ormanı daha duman etti” haberini görünce parmak aralarını karıştırarak, çocuklara çaktırmadan başka kanala geçmesini bilen “gusto sahibi” aile babaları hiç yok.

Onlar yanan her karış orman alanının, inşaat, turizm, emlak sektörlerinde yatırım ve iş olarak kendilerine geri döneceğinin farkında bile değiller.

Ne işimiz var bizim bu aptallar arasında?

Türkiye, AB’ye giremez değil, GİRMEZ.

Bu vatan bizim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Elinize sağlık. Yazmaya devam...

Kuşkayası (Turgut Erbek) 
 22.09.2006 14:37
Cevap :
Çok teşekkür ederim.  22.09.2006 19:40
 
Toplam blog
: 81
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1498
Kayıt tarihi
: 04.07.06
 
 

Kişinin kendini anlatması zor. Her şeyden birazım, her şeyim yarım.   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster