Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Nisan '09

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
328
 

Cerrahpaşa'da bir çocuk

Cerrahpaşa'da bir çocuk
 

Belki de kötü olanlara kızmamalı. Belki yalnızlar kötü insanlardır. Bu kötülük ruhumu ele geçirmiş adeta. Kusmak istiyorum ama beceremiyorum. Kötüler kusamaz değil mi? İçindekileri boşaltıp temiz ve iyi olamaz mı acaba ? !

Koyu kahverengi gözlü kızımı sana emanet ediyorum. Ben ona iyi bakamıyorum galiba. Beni sevmiyor gibi bir hali var çünkü. Kötü olduğumu biliyorum. Güneşin doğudan doğduğunu batıdan battığını yıldızların aslında sönmüş halde olduklarını sarımsağın antibiyotik yapımında kullanıldığını bildiğim gibi biliyorum kötülüğümü. . . Yalnızlar kötü müdür? Böyle soru sormak gelmiyor içimden ama yoksa kötüler mi yalnızdır? Çok hastayım. Ama yeterince değil. O benim hayalini kurduğum hastalık gibi doğduğum hastaneye ölmek üzere geri dönmem gibi değil.

Biliyor musun ben küçükken ilkokulda iken idrar yolları hastasıydım. Babam hep beni okuldan alırdı ve karşıya geçerdik. Orda bana tahlil yaparlardı. O zaman Cerrahpaşa'nın bahçesine alışmıştım. Karşıda bir çay ocağı vardı.
Hep oradaki masada otururduk. Simit yerdik. Babam çay içerdi ben de meşrubat. Sonra babam gazete okumaya başlardı. Oradaki masaları dolduran herkes büyüktü. Hiç küçük yoktu. Kırmızı örtüler vardı. Bazen çok beklerdik o çay ocağında. Ben sıkılmazdım yine de. Tuhaf bir çocuktum galiba. . . Yoldan bir sürü taksi geçerdi. Hep hastanenin kapısını seyreder kimler gelip gidiyor bakardım. Beyaz önlüklü gençler dikkatlice karşıya geçer ve giderlerdi. Hep güneş en tepemizde olurdu ama çay ocağının demirden bir çatısı vardı. Sesler. . . Sigara dumanları. Konuşmalar. . . Babamın yüzü. . . Diğer büyük yüzler. . . Sarı arabalar. . . Hepsi birbirine karışırdı. Ben hastaydım. Hastanenin üst katında benim muayene olmam gereken yere çıktığımızda o beyz odada yatan ve gözleri hem acıyla parlayıp hem de sanki beni yanına çağıran kız da çok hastaydı. Büyüdüm ve ben artık hasta değilim. o kız hala hasta mı bilmiyorum. Gözlerindeki ve gözlerdeki acıyı çok iyi hatırlıyorum. Herşeye rağmen kötü olmayı becerebiliyorum. Çünkü midem bulanıyor ama kusamıyorum.

Güneş çekilirdi.Hafiften bir rüzgar esmeye başlardı.Beyaz önlük giymiş gençler hastane kapısından içeri girerlerdi. Babam gazetesini katlardı. Ayağa kalkardı. Ben de kalkardım. Ve biz de o beyaz önlüklü gençlerin peşinden hastane kapısından içeri girerdik. Kızıl saçlı doktor bana hep gülümserdi...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 357
Kayıt tarihi
: 19.04.09
 
 

Merhaba. Bucklig almancada kambur anlamına geliyor. Ders çalışmaktan sırtı eğrilir biz öğrencilerin...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster