Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '17

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
2371
 

Cesaret Nedir

Cesaret Nedir
 

Cesaret doğuştan mı gelir? Cesaret ve aptallık arasındaki çizgi ne kadar kalın? Bir insan kaç dakikayla cesareti kazanır?

Her insanın bedeninde eser miktarda tüm madenlerden olduğunu söylerler. Pekiyi, her insanın ruhunda eser miktarda bütün duygulardan var mıdır? Korkaklık, cesaret, dirayet, disiplinsizlik, irade vs. her insanda bulunur mu? Birileri bazı duygulardan torpilli mi geliyor? Bunu Allah'ın yaradışına bakarak çözmek lazım. Bedene baktığımızda mutlak bir adaletle gelmediğimiz ortada. Kimimiz çok güzel vücutlarla gelirken kimimiz engelli bile doğabiliyoruz. Hatta ikizlerden dünyaya yapışık olarak gelenler de var. ( Siyam ikizleri ) Acaba, bu mutlak eşitsizlik hali insana verilen duygularda da geçerli mi? Kimimiz cesur kimimiz korkak mıyız? Yoksa hepimizin cesur olduğu anlar da var ve hepimizin korkak olduğu anlar da var mı? İnsan evladını bir heykel gibi mi düşünmeliyiz yoksa sürekli değişen ve akıp giden bir akarsu gibi mi düşünmeliyiz? Bu soruya vereceğimiz cevap, bize yön verecektir. Allah'ın tüm insanlardan aynı şeyi beklediği bu dünyada ( iyilik yapmak ), kimimizi kimimizden avantajlı kılması Allah'ın adil sıfatına uymaz. Kanımca, her insan cesur olabilir ve her insan korkak olabilir. Zamanına göre. 

Aptallık, olayların ve olguların ardındaki gerçeği kavrayamama olarak tanımlanabilir. Cesaret ise, hangi aşamada ön plana çıkacağına göre aptallıkla karışabilir. Buna göre, kişi olayların ve olguların arkasındaki hakikatleri iyi değerlendirmeli. Cesaret gösetereceği anı iyi kestirmeli. Hani, ite dalaşmaktansa çalıyı dolaşmak yeğdir, derler ya hangi olayın ite dalaşmak olacağını hangi olayın çalıyı dolaşmak olacağını kestirecek bir zeka lazım. Bu nedenle aptallık ile cesaret arasındaki çizgi kişinin zekası kadar kalındır. Yani kişi de cesaret kadar zeka da cesaretin tam olarak yerine gelmesi için gerekli bir kavram. 

Bir ömür boyu kahraman olarak anılan kişi, bunu bir anlık cesaretine borçludur, demişler. Bu söz cesaretin çok kısa bir zamanda hemen gösterilmesi gereken bir şey olduğunu gösterir. Gerçekten cesaret gösterilmesi gereken anlar hemen gelir geçer. Çünkü cesaret bir ihtiyaca cevap vermek adına ortaya çıkar. Eğer ihtiyaç ortadan kalktıktan sonra hareket ederseniz, trene değil raylara atlamış olursunuz, bu da sizi hiçbir yere götürmez. 

Sonuç olarak, cesaretin her insanda olduğu zamanlama ve zekayla yakından ilişkili olduğunu söyleyebiliriz. Her ne kadar her insanda olduğunu söylesek de bazı insanlar da biraz daha ön planda olduğu açık. Bunu bir Allah vergisi olarak değerlendirmiyorum, kişinin emeğinin sonucu olarak onda tezahür eden bir hal olarak görüyorum. Yani aslında cesareti sürekli kullanılan bir kasa benzetiyorum, kullanmasanız erir gider, kullanırsanız gelişir. 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 522
Kayıt tarihi
: 24.05.09
 
 

15 Haziran 1991'de Türkiye'nin doğu illerinden eşsiz Van Gölü'nün batı kıysına hakim olan ama göl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster