Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

ALİ GALİP AKYILDIRIM

http://blog.milliyet.com.tr/aligalip

22 Haziran '15

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
92
 

Cesareti olan lider siyasi tarihi yeniden yazacaktır!

Cesareti olan lider siyasi tarihi yeniden yazacaktır!
 

Hiçbir parti lideri kendi partisinin aldığı oylara “milli irade” diğerlerine “gayrı milli” diyemez. Ülke barajını aşan her partinin aldığı oylar “milli iradenin” meclise yansımasıdır ve saygı duyulması gerekmektedir.


Seçim mitinglerinde AKP'ye en fazla karşı çıkan parti MHP’dir. AKP hakkında denilmedik ne bir söz kaldı ne de hakaret. Meydanlar bunlarla çalkalandı. Özellikle de “hesap soracağız, yüce divana göndereceğiz”  vaatleri meydanları kasıp kavurdu.

Ve seçim yapıldı, halkımız hiç bir partiye tek başına hükümet kurma yetkisi vermedi.

Daha önce tek başına iktidar olan AKP yüzde kırık oy aldı. Diğer taraftan muhalefette bulunan siyasi partilerde toplamda yüz de altmış oy aldılar. Doğal olarak sandıktan koalisyon çıktı.

Seçim gecesi sonuçlar belli olurken Sayın Bahçeli kapılarının AKP’ye kapalı olduğunu ve erken seçim istediğini bağıra bağıra söyledi. Tabanı bunu coşku ile karşıladı. Bundan cesaret alan CHP, MHP ile koalisyon kurmak için kolları sıvadı. Temaslar başladı. MHP “olmaz” diye tepki verdi. CHP başbakanlığı Bahçeli’ye teklif etti “gel hükümeti kuralım başbakan sen ol” dediler. Bahçeli buna şiddetle karşı çıkarak kapıyı kapattı. Bu gelişmenin hemen akabinde hükümet yanlısı medya bombayı patlattı. “AKP, MHP ile koalisyon kuruyor, bakanlıklar bile belli oldu.” Diye yazdılar.

Bu ortaklığı doğrulayan tespit ise, MHP yönetiminin seçim gecesindeki o sert duruştan gittikçe uzaklaşması ve AKP hakkında konuşmaması bu ortaklığı doğrulamaktadır. 

AKP’nin MHP’yle kuracağı bir koalisyonun, MHP tabanı tarafından doğru bulunmadığı bilinen bir gerçektir. Gerçekleşmesi halinde taban tarafından hazmedilmeyeceği tahmin edilmektedir.“Yine koltuk değneği oldular” eleştirisi tabanı müthiş derecede rahatsız edecektir.

MHP tabanı, kaç yıl geçmesine rağmen hala 57.Hükümetin hafızalarda bıraktığı yaşanmışlıkları unutmamıştır. MHP’nin bu gün bile istediği oy oranına ulaşmamasının nedeni olarak o günkü DSP ve ANAP koalisyonu olarak görülmektedir. Taban o koşullarda koalisyon kurulmasını da, Bahçelinin “Erken Seçim” istemesini de hala içine sindirmiş değildir.

Henüz o koalisyonun izleri kaybolmadan, seçim meydanlarında “AKP’den hesap soracağını” her defasında söyleyen Bahçeli’nin bu koalisyon isteği MHP’yi 2002’de yaşadığı bir felakete götürü mü, götürmez mi, bunu da zaman gösterecektir.

Sonuç itibarı ile,AKP'ye en fazla karşı çıkan parti MHP gibi gözükse de AKP'ye iktidarının yolunu açan tek parti MHP olarak bilinecektir.

En ufak bir olumsuzlukta acımasız eleştiriler alacaklardır.

Bunların yaşanmaması için Bahçeli’nin doğru yerde, doğru zaman da doğru parti ile birlikte hükümeti kurması ve ülke sorunlarına çözüm üretmeleri gerekmektedir.

Yeni kurulacak bir hükümetin, her gün biraz daha büyüyen ve başa çıkılmaz bir hal alan Güneydoğu gerçeğini ve “Kürt İsyanını” nasıl çözeceğini düşünmesi ve önlem alması lazım.

Şu an HDP’nin yasal çizgiler içinde siyaset yapması ve çözüm istemesi de bir artı olarak değerlendirilmeli, herkes sıkılmış yumruğunu bir an önce açmalıdır.

“Biz şunlarla bir araya gelmeyiz, biz bunlarla bir şey konuşmayız, biz kapımız herkese kapattık” gibi sözlerle siyaset yapılmayacağını her siyasetçinin çok iyi bilmesi lazım. Siyaset sorun yaratma işi değil, sorun çözme işidir. Bu millet sizlere yetki vermişse bunu beklemekte hakkıdır. Bu sorunların çözüm yeri de milletin meclisidir. Siyasette duygular konuşmaz, gerçekler konuşur ve çözüm aranır.

Günümüz de 70’li yılların bakış açısı ve kültürü il siyaset yapılmaz, yapılamaz. Değişen Türkiye koşulları ve gerçekleri buna izin vermez.

Hiçbir parti lideri kendi partisinin aldığı oylara “milli irade” diğerlerine  “gayrı milli” diyemez. Ülke barajını aşan her partinin aldığı oylar “milli iradenin” meclise yansımasıdır ve saygı duyulması gerekmektedir.

Bu halk muhalefet partilerine yetkiyi vermiş ve hep beraber sorunlarımıza çözüm bulun demiştir. Bu partilerin tamamı da bu ülkenin vatandaşlarından oy almıştır. Her oy bu ülkenin demokrasisinin bir değeridir.

Hiçbir muhalefet partisi yan çizmeden halkın sesine kulak vermeli ve üç muhalefet partisi bir araya gelmeli. İçten veya dıştan destekli de olsa bunu bu millet görmek istemektedir.

Bu süre içerisinde de şimdiki iktidar partisi “nerede yanlış yaptık” diye kendisini daha iyi sorgulayacaktır. Belki de küllerinden yeniden doğacaktır.

Bu millet mecliste “ideoloji” partileri değil “kitle” partileri görmek istiyor. Ne MHP tüm Türkiye’nin “Türklerden sorumlu” partisidir, Ne de HDP bu ülkede yaşayan “Kürtlerden sorumlu Kürt partisidir.”

Diğer partilerde olmak üzere hepsi bu ülke insanının iradesidir.

Siyasette başarısızlığın temeli hep denenmiş çözümlerin tekrar denenmesinden kaynaklanmaktadır. Oysa ki, henüz hiç denenmiş bir çok çözüm yolları vardır. Deneyip başarmak her türlü süreci iyi yönetmekle mümkündür. Bir siyasetçi tarih yazmak istiyorsa denememiş çözümleri ve yürünmemiş yolları denemelidir.

Bu ülke için en hayırlı hükümet şekli

Yüzde altmış oy alan partilerin bir birini içten veya dıştan desteklemesi ve hükümeti kurmalarıdır. Bu görevden kaçan mutlaka kaybedecektir.

Yeni bir yazıda buluşmak dileği ile…

Çiğdem Timur bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 264
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 308
Kayıt tarihi
: 28.07.14
 
 

1959'da doğdu. Sınıf Öğretmenliği okudu.1979'da Öğretmenlik görevine başladı. Hayatın; okumak, ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster