Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ağustos '08

 
Kategori
Geri Dönüşüm
Okunma Sayısı
3047
 

Çevre ve uygarlık ilişkisi

Çevre ve uygarlık ilişkisi
 

Sürdürülebilir Çevre


Çevremize duyarlı olduğumuz oranda, uygarlık seviyemizle orantılıdır. Uygarlık dediğimiz şey aslında ne okuduğumuz ciltler dolusu kitap, ne öğrendiğimiz lisan, ne de otoyolda pedalına hırsla asıldığımız 280 km/hız’ dır. Uygarlık; gelecek nesillere, dünyamızın geleceğine yönelik bırakabileceğimiz sağlıklı yaşama ortamından başka bir şey değildir. Şimdiye baktığımızda, kirlettiğimiz doğa günü geldiğinde, bizden intikamını alacak ve bu süreçten de ne yazık ki hepimiz sorumluyuz.

2 Eylül 2003 tarihli National Geographic News’ ten kaynak alınarak yapılan bir araştırma da, Amerika Doğayı Koruma kuruluşlarının araştırmalarına göre; dünyada plastik torba kullanımı yılda yaklaşık 500 milyon ile 1 trilyon adet arasında ancak bu plastik torbaların geri dönüştürülen miktarı % 1 civarındadır. Bir torbanın geri kazanımı, yenisini üretmekten kat ve kat pahalı bir maliyet gerektirir. Geri dönüşüm projelerince 1 ton plastik torbanın işlenme ve dönüşümü 4000 Dolara mal olurken, aynı miktarda yeniden üretilen plastik torba nın raflardaki satışı 32 Dolar’ dır.

1975’ teki bir araştırmaya göre, okyanuslarda dolaşan gemiler yılda yaklaşık 3.700.000 kg plastik torbayı denizlere boşaltırlar. Dünya yüzeyi henüz bir plastik çöplüğe dönüşmemişse, bunun nedeni denizlerin dibinin çöplük olarak kullanılmasındandır. Düşündüğümüzde, 1975 senesinden günümüze 33 yıl geçmiştir ve buzdağının altı korkunç boyutlardadır.

Rüzgar, doğaya bırakılan plastik torbaları uçurarak en ücra köşelere ulaştırırken, şehirlerdeki ızgaralardan, kanalizasyon yolu ile de su kaynaklarına ulaşır. Denizlerde, okyanuslarda dahil olmak üzere sık sık plastik torbalarla karşılaşılır.

Işık, plastik torbalarda kimyasal çözümlemelere neden olur. Zaman içinde daha küçük, ancak çok daha zehirli petro-polimerlere bölünür ve bunlar topraklarımızı ve sularımızı zehirlerle. İster istemez bu bu mikroskopik partüküller besin zincirine sızar. İşte uygarlık bu andan itibaren, geri teperek doğal hayatın geleceğini enikonu tehlikeye sokar. Balinalar, yunuslar, foklar, deniz kaplumbağlarından başlayarak yaklaşık 200 farklı deniz canlısı, plastik torbalar nedeni ile yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar.

Bu doğa katliamını önlemek, uygarlık uğruna kirlettiğimiz dünyayı karşılaşacağımız kötü sondan kurtarmak yine biz insanoğlunun elindedir. Uygarlığın bir ürünü olan bez torba kullanmakla, plastik torbaların dünyamızda yapacağı tahribatın önüne geçebiliriz. Hafta da 6 plastik torbayı kullanımdan çıkartmayı başarabilirsek, bu ayda 24, yılda 288 ve ortalama bir yaşam süresince 22176 plastik torba yapar. Ülkemizde her 5 kişiden sadece 1 tanesi bunu yaparsa, yaşamımız süresince 31.046.400.000 plastik torbayı yaşamımızdan çıkartır.

Çin, plastik torba kullanımını paralı, İrlanda 2002’ de Avrupa’ da ilk defa olarak torba kullanımını vergilendirerek kullanımı % 90 düşürmüştür. Bangladeş, Ruvanda, İsrail, Kanada, Batı Hindistan, Botsuvana, Kenya, Tanzanya, Güney Afrika, Tayvan ve Singapur ya yasaklamış ya da yasaklama yolunda adımlar atmıştır. ABD’ de San Fransisco eyaleti başta olmak üzere birçok eyalet yasaklama yoluna gitmektedir.

Plastik alışveri torbaları, petrol türevi bir termoplastik olan polietilen mamülüdür. Kullanımdaki azalma, bir ülkenin dışa olan bağımlılığında da bir azalma demektir. Çin, sadece torbaları paralı yapmakla, her yıl 37 milyon fıçı petrol tasarrufu etmeyi planlamaktadır. Unutmayalım ki; “Dünya bize dedelerimizden kalan bir miras değil, çocuklarımızdan aldığımız emanettir.”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba kardeşim, Hacettepe ile ilgili yazınızdan dolayı sizi kutlamıştım.Çevre ile ilgili yazılarınız içinde sizi tekrar kutlar, böyle duyarlı kişilerin çoğalmasını temenni ederim. Size bu yazılarınız için teşekkür eder, mutluluk ve başarılar dilerim.

BURHANETTIN MITAT YILDIRIM 
 12.10.2008 11:59
 

İnsanoğlundan başka çevresine bilerek ve hatta aklını kullanarak zarar veren bir başka canlı yok evrende. Bu utanmazlıkla yaşamak acı bile vermiyor insana. Yıllarca Karamürsel'de Eternit fabrikasının tozlarıyla yaşadık ve orada çalışan arkadaşların akciğer kanserinden ölümlerine tanık olduk. Şimdilerde astımla boğuşan ben belki de bu rahatsızlığı orada bedenime yerleştirdim. Şimdilerde bol oksijen aldığımı düşünerek çevreye duyarlı yaşama çabası vermeye çalışıyorum. Saygılarımla...

Müyesser Saka 
 16.08.2008 11:18
 

Clive Ponting'in "a new green history of the world" (dünyanin yesil tarihi) adli bir kitabini okumustum. Dünyanin bütün dogal kaynaklarinin ve ekolojik zenginliklerinin özellike son yüzyilda, petrolün bulunmasindan sonra nasil acimasizca katledildigini çok çarpici bir sekilde anlatiyor. Bundan 100 yil önce dünyanin nüfusu iki milyardan azmis. Simdi 6.5 milyar düzeyine. üstelik bugünün insani daha çok tüketiyor, daha çok kirletiyor. Milyarlarin açligi ve susuzlugu kapimizda. Ama dinci politikacilar hala kendi çikarlari için "daha çok dogurun" diyebiliyorlar, çünkü onlara rahatça kandirabilecekleri çaresiz ve cahil sürüler lazim. Dünyaya doganin degerini bilen ortak bir akil gerekiyor.

Mustafa Tümener 
 08.08.2008 15:53
 

Yazdıklarınızı okudukça daha bi burkuldu yüreğim... Doğayı katlediyoruz ve bunu bile bile yapıyoruz ne acıdır ki... Bu konuda bilgi sahibi olmayan çok az olmasına karşın, kaç kişi davranış haline getiriyor??? Yerdeki plastiği, denizdeki naylon torbayı aldığımda ben insanların alaycı bakışlarıyla karşılaştım çok kere... Sen çöpçümüsün? Bi senle kurtulur artık doğa diyen tanıdıklarla karşı karşıyayım ne yazık ki... Ve uyarmaya da devam ediyorum insanları... Kimi boş boş bakıp yüzüme yürüyüp gidiyor, kimi uatanıp alıyor attığını... Bilmek çok işe yaramıyor bence, yaşanır kılınmıyorsa bilgi yalnızca yazılı olduğu yerde kalıyor... Çok yazık çok... Saygılarımla.

kırıkkalp 
 07.08.2008 9:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 3865
Kayıt tarihi
: 17.04.08
 
 

1967 Gölcük doğumluyum İTÜ Sakarya Mühendislik Fakültesi Düzce Meslek Yüksekokulu' ndan 1988 senesin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster