Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Aysegül Akbay Yarpuzlu

http://blog.milliyet.com.tr/yarpuzlu

06 Haziran '13

 
Kategori
Geri Dönüşüm
Okunma Sayısı
828
 

Çevresel geri dönüşüm maliyetleri ve depolama piyasası

Çevresel geri dönüşüm maliyetleri ve depolama piyasası
 

Geri Dönüşüm


5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle, özel sektörün yeni bir iş alanı olarak girişimlerine konu olmaya başlayan geri dönüşüm konusunda, özellikle devlet sübvansiyonlarının vatandaşa maliyetlerini yeniden gündeme taşıyabilmek sorgusu beklentisiyle, bir şeyler yazmak istedim. Aslına bakarsanız, geri dönüşüm  ile ilgili söylenen hemen hemen her şey yanlış. En azından, geleneksel bilgilerden, en yaygın iddialardan ikisi ile başlayalım:

1. Geri dönüştürülebilir her şey, geri dönüştürülmelidir. Sıfır atık politikası, yasal düzenleme hedefi olmalıdır.

2. Geri dönüşümü, ekonomik anlamda yaptıysanız, piyasa sisteminde, bu ekonomik kazanımla sonuçlanacaktır.


Bu iki iddia doğru olsaydı, tartışma yapmaya gerek kalmayacaktı. Gerçek ise; bu varsayımlardan daha karmaşıktır.

Geri dönüşüm lehine argümanların iki genel türü vardır. İlki, hemen hemen tüm durumlarda " Geri dönüştürülebilir atıkların atmak için çok değerli" olduğudur ki, geri dönüşümün gönüllü olması ve çok az devlet müdahelesi olması halinde, özendirici eylem bir ölçüde gereklidir. İkincisiyse geri dönüşüm atıklarının depolanmasının Pazar rekabetine bırakılarak daha ucuza mal edilmesi gerekliliğidir. Bu argüman da doğru olabilir, ancak yetkililer yasadışı damping ve yakma faaliyetlerinden vazgeçirmek için depolama fiyatlarını gerçekte yapay olarak düşük tuttuklarında, gerçek maliyetler vatandaşın cebinden çıkmaktadır. Gerçekteyse, karar vermek zor olsa da, ampirik olarak, geri dönüşümde depolama her zaman atıkların atılmasından çok daha pahalıdır.

Yetkililerin geri dönüşümü sadece iyi vatandaşların gönüllü bir faaliyeti olmaktan çıkarıp, zorunluluğa ikna ve ahlaki iddialarla zorlama politikalarına başvurmaları ve sıfır atık hedefi, gerçekte geri dönüşüm fikrini korumak adına, kaynakların net kaybına sebep olan bir yaklaşımdır. Zorunlu geri dönüşüm, saf piyasa geri dönüşümüne zıt olarak, sosyal ahlaki zorunluluklar sorununa dönüşmeden, yetkililerin, ülkemizde, atıkla başa çıkma yöntemleri arasında, geri dönüşüm yöntemlerinin maliyetlerini, mevcut uygulamalar çerçevesinde açıklamasını bekliyoruz.

Basitçe "herhangi bir atık ürün geri dönüştürülebilir ise, geri dönüşüm yasal zorunluluk olmalı mıdır?" Dizginsiz Pazar geri dönüşüm kavramını da mı geri dönüştürür ve bu piyasada neler düzenlenmelidir? " Bu iki karşıt bakış açısı ne şekilde savunulabilir? Genellikle, önemli marjlar kapsamında, sağlam ekonomik nedenler hesaba katıldığında, gelişmiş ülkelerin depolama alanlarına biçeceği ve içtiği değerler, kritik ekonomik belirleyicilerin başında geliyor. Eğer bunun önemini bu güne dek düşünmediyseniz, sadece,  şehirlerin geçici çöp dökme ve yakma alanlarına bir göz atın ve gelişmekte olan ülkelerde çöp depolama sorununun anlaşılmasının önündeki bilgi ve bilinç engellerinin, çevreye ve doğaya maliyetini de, bir kere olsun düşünmeye çalışın.

Depolama alanı, devlet sübvansiyonlarıyla, düşük fiyatlandırıldığında, sorun, aslında, başka bir şekilde daha ucuza bertaraf olabilecek ya da geri dönüşüm girişim şirketleri eliyle kaynağa dönüştürülebilecek atıkların, çöp depolama yöntemiyle, sistemden bertaraf edilmeye çalışılmasının, tercih edilen yönteme dönüşeceğidir. Geri dönüşüm teknolojilerini, pahalıymış gibi gösteren de, çoğu zaman, çöp depolama maliyetlerindeki devlet sübvansiyonlarıdır. Bu fiyat sisteminin, geri dönüşümün gerçek değerini belirlemede en önemli faktör olduğu mevcut durumda, ilk etapta, sorunun devlet sübvansiyonu olduğu geri dönüşümün yüksek maliyetine karşı, haksız rekabet piyasası, çoğu zaman vatandaşların dikkatine sunulmaktan ihmale uğramaktadır. Bunun sebebi, belediyelerin, çöp toplama ve bertaraf etme konusunda piyasa koşullarından izole bir zorunlu tekel konumunda olmalarıdır.

En iyi fiyat piyasa çözümünün, atık meselesinde, kamu ruhu adına reddedilmesi,  gerçekte, vatandaşın kişisel çıkarını, sosyal zorlamaya dayandırılan politik çıkarlara yönelik istek veya telkinler kullanarak hiçe saymaktır. Depolama alanlarında rehber fiyat uygulamaları gibi düzenlemelerin bile henüz konuşulmadığı bir ortamda sosyal çıkar adına, çöpün, bu tartışmalar başlayacağı andan itibaren, bir fetişe dönüşeceğini öngörmek de pek zor değildir. Oysa, modern ekonomilerin dinamikleri, mal değişikliklerinin göreceli kıtlığı, ve buna ikna olan vatandaşlara önerilen ayarlamalar ve düzenlemeler üzerinden yapılan açıklamalarla oy arayacak geri dönüşüm siyasetinin, ucuzlatılmasını öngörmektedir.

Sonuçta, çözüm, ahlaki zorunluluklar yerine piyasa teşvikleri üzerinde odaklanılması gereğindedir. En ucuz değişikliği yürürlüğe koymak adına, geri dönüşüm girişimcilerine uygulanacak teşvikler, bertaraf sorumluluğunu, zorunlu vergiye dönüştürmeden, çöp piyasasasındaki karlılık hesapları, baştan gözden geçirilmeli ve serbest piyasa şartlarında dengeyi bulmalıdır.

Geri dönüşüm daha az savurganlık anlamına geliyorsa çözüm olabilir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 367
Kayıt tarihi
: 21.03.12
 
 

Halk Sağlığı Profesörü, Kamu Yönetimi ve Avrupa Birliği Uzmanı   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster