Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Kasım '10

 
Kategori
Turizm
Okunma Sayısı
532
 

Çevreye Bakmak..

Çevreye Bakmak..
 

Emekliliğimi kendi kentim olan Bandırma’da geçiriyorum. Yazın Erdek’e gidiyoruz. Kendi memleketim gibi olmasın ama Cennet gibi yerler... Ama biraz da keşfedilmemiş yerler. Varsın o kadar keşfedilmemiş olsun... Çünkü insanoğlu ayak bastığı her yeri müthiş kirletiyor. Hele bir de bilinçsiz olursa. Avrupa’ya Türkiye’ye kıyasladığımız zaman ilk söylediğimiz o . Ama ne kadar temiz bir çevreye sahipler... Evet, okumuşluk, aydınlanma ilk önce çevre bilinci getiriyor.. İnsanlar çevreye babalarının malı gibi bakıyorlar. Yoksa , evlerinden süpürdükleri çöpleri pencereden sokağa boca etmiyorlar... Çünkü biliyorlar ki sokak da , mahallede , köy ve kentler de bizim, bizim malımız... İnsanlığın malı. Onları temiz tutmalıyız. Din iman falan, hikaye…Temizlik imanla değil, daha çok aydınlanmayla geliyor. Çevre bilinciyle geliyor.

Neyse, biz kentimize, Bandırma’ya ve çevresine bakacaktık...
Kendi kentim olduğu halde, kırk yılı aşkın Anadolu kentlerinde (biraz da Rumeli ) öğretmenlik yaptığımdan , kendi kentimi pek iyi bilmiyordum. Emeklilikten sonra buraya yerleştim, eş dost yardımıyla sağı solu öğrenmeye başladım.

Bazı şeyler üzücüydü... Örneğin, daha önce yaz tatillerinde geldiğimde, güzel, özel hazırlanmış motorlar, çatanalar insanları Bandırma limanından alıp karşı Kapıdağ sahillerine götürüyor, o sahiller boyunca cennet gibi Aşağıyapıcı , Tatlısu, Tanaşa, Dalyan, Dutliman ... gibi sahil köylerini gezdirip geri getiriyorlardı. Daha sonra ne oldu, ne gibi tehlikesi görüldü..Belediye o işi yasakladı... Her güzel hareketin sonu olduğu gibi . Şimdi insanlar karşı köyleri dürbünle seyrediyor…
Neyse arkadaşım kitapçı Rahmi bey’le birlikte çevreyi tanımaya çıktık. Çünkü çevre güzeldi ve zengindi.

İlk gittiğimiz yer , Bandırma’dan bir saat uzaklıkta çevre ilçe Manyas’ın güzel gezi yeri Kuş Cenneti” idi. Ben orayı ilkel, bakımsız bir yer zannediyordum. Ama son zamanlarda Türkiye’mizin her yanında yer alan derlenme toplanma hareketi buraya da uzanmış, Kuş Cenneti gerçekten bir Cennet olmuştu.

Manyas, Kuş cenneti, Manyas Kuşgölü'nün tamamı idari olarak Balıkesir İli'nin Bandırma ilçesi sınırları içinde ve Marmara Denizi'nin güneyinde, Uludağ ile Biga Yarımadası arasındadır. Ülkemizin en küçük milli parklarından biridir. Ancak: küçük olmasına rağmen, en çok ziyaretçi çeken parkların başında geliyor: Marmara Bölgesi'nin tektonik çukurlaşma alanları içinde yer alan Manyas Gölü güneyden gelen Kocaçayla besleniyor. Gölün doğu-batı doğrultusundaki genişliği ise 11km dir. En derin yeri kuzeyde olup, 5 m'yi geçmemekte. Bu Manyas Gölü'nün kenarlarında yüksek sazlar yetişiyor. Göl çevresindeki halk o sazları mevsiminde koparıp terbiye ettikten sonra renk renk hasırlar örüyorlar, çeşitli hediyelik eşyalar yapıyorlar.

Şimdi Kuş Cenneti diye bilinen mevki, kuş gözlemi yapmak için özel kuleler kurulmuş, çeşitli modern projeksiyon araçlarıyla her an canlı olarak kuşları gözlemeye yarayan donatımıyla gelen misafirlere hizmet eden binalarıyla ve ondan ötesi çok güzel piknik yerleriyle tam bir gezilecek, görülecek yer.

Kuleye çıktık . Envai türlü kuşları seyrettik. Gölün manzarasına hayran olduk. Çevre temiz , bakımlı ve güzeldi.

Tabii , biz orada durmadık, bütün gölün çevresinde tur atarak Gönen ilçesine gittik. Bu arada Manyas gölü çevresindeki Çerkez köylerini de ziyaret etmek imkanımız oldu. Tam anlamıyla cennet gibi yerler. Gölün bütün çevresinde dünyanın dört bir yanından gelmiş çeşitli kuş sürüleri öbek öbek toplanmışlar, dinleniyorlar ve gölü süslüyorlar.. Onları uzaktan seyretmek büyük bir zevkti. Manyas gölünden Gönen’e uzanan köylerin her biri, inci gibi Türkiye’nin güzelliklerini sergilemekte birbirleriyle yarışıyorlardı.

Gezimizden çok mutlu olarak döndük, Bandırma çevresinde o kadar çok gezi mahalleri var ki, uyanık Turizm şirketlerinin buraları yeni “destination” ları olarak yerli ve yabancı şirketlere pazarlamaları işten bile değil. Ama ne yazık ki , turist sayısı şimdilik az. Ama görülecek yerler çok ve çok güzel . Mutlaka İstanbul’luları davet etmek lazım.

Bu yazımızda çevreyi bu kadar anlatalım ... Buralardan yazılacak daha çok yerler var... Bandırma Tarihiyle, Coğrafya’sıyla bitip tükenecek bir yer değil... Hele Türkiye’de son kaplanın avlandığı yer olan Kapıdağ ormanları başlı başına bir macera ... Hani derler ya, ölmeden önce görülecek yerler... İşte onlardan biri, Kapıdağ…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

...Dört bir yanı cennet de aynen yazdığınız gibi durum, denilecekleri demişsiniz... Sizin bu anlatınımlarınızı seviyorum...Mb bu tür yazılarınız için iyi oldu..Bi gün verdiğiniz o adreslerde sizi bulacağım :) ... Bi günn; özgür kız olacağım ...gezeceğim, tozacağım ...Umudumuz bahardır bahar ... Sevgilerimle, saygılar BABACAN ..

Nil ALAZ 
 27.11.2010 22:15
Cevap :
Sağol Alaz, evet çevreyi tanımak gerekir. Kuş Cennetini ,burnumuzun dibindeyken ben bile bilmiyordum. Çok okuyan mı, çok gezen mi? ikilemini biliyorsun. İnşallah seni gezdiririz. Hele bahara..Ama anlatımımı pek beğenmiyorum. Yazarken çok hata yapıyorum. Düzeltmek istediğimde iş işten geçiyor. Tabii, düzyazı için burası bir fırsat, şimdi kendimi daha özgür hissediyorum. Bunun için sana teşekkür ederim. Bana çok şey öğrettin.  28.11.2010 6:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 799
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster