Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '08

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
407
 

Ceyhan'ın gülü

Ceyhan'ın gülü
 

eski elbistan


Çöpten Gelen Tarih 1

Çöpten gelen tarih başlığı kullandım, çünkü bu değerli kitabı Elbistanlı bir arkadaş çöpten aldığını, kitabın K.Maraş ve ilçeleriyle ilgili olduğunu görünce alıp saklamayı uygun gördüğünü söyledi. İyi ki bu değerli kitaba sahip çıkmış. Kitapta yazar 1944 yıllarının tarihine vurgu yaparken, Türkçe’yi güzel anlatımla kitabı daha da kıymetli hale getiriyor. Cumhuriyet yıllarında iki dönem K.Maraş ve Muş milletvekilliği de yapan Yazar, bu özelliklerinin yanı sıra Tarihçi ve politikacı kimliğiyle de öne çıkıyor. HASAN REŞİT TANKUT kendisinin de bir Elbistanlı olduğunu o yıllarda okumak için Elbistanlı gençlerle beraber Şam’a okumaya gittiklerini, bu gidişin Elbistan’dan ahır dağı üzerinden Maraş oradan da G.Antep üzerinden Şam’a vardıklarını anlatıyor. Ben bu yazı dizisinde fazla özele girmeden Elbistan ile ilgili bölümleri siz değerli okuyucularımla paylaşmak istiyorum.

Birinci Bölüm; Elbistan Ovasının arka Toros dağlarının en çok düğümlü ve çarpaşık bir kümesinde büyük ve çok feyizli bir ova olduğunu herkes bilir.Fakat oraya gidip o mutlu toprakları görenimiz pek azdır. Burada parantez açmak istiyorum, çünkü bu ovayı gelip görenlerinde buradan ayrılmak istemedikleri de bir gerçek. Devam edelim. Elbistan ovasının adı dünyayı tuttuğu halde kendisi ne zamandan beri dünyamıza kapalı durur. Eğer büyük Himmet, demir yolunu Kapuderesin’den geçirmese idi oraya varabilmek için kim bilir daha ne kadar bekleyecektik.

Tabiatın çehresi bize bu toprakların üstünde olduğu gibi altında da hazineler yattığını söylüyor Tarih kitaplarının anlattığına göre Elbistan ovasının hiçbir zaman hiçbir idare için küçümsenmeyecek hizmetleri var. O halde Elbistan ovası neden böyle yalnız ve atılmış kaldı.? *** Evet bu soru o zamanlarda da sorulmuş ama aradan 63 yıl geçmesine rağmen Elbistan için bir şeyler yapılmaması bugün bile düşündürücü artık. Elbistan’a bir yabancı gözüyle baktığımda bunu çok net görebiliyorum. Çok ilimizden büyük olan, iliyle ulaşımı oldukça uzak olan Elbistan’ın bunca yıldır il olmaması ben de bile buranın yalnız bırakıldığı izlenimini uyandırıyor***.Yazarın anlattıklarına geri dönelim.

Elbistan Etiler devrinin üstün kıymette bir merkeziydi. Sonra Kumanaliler zamanın en parlak medeniyetini orada canlanmış buluyoruz İranlılar, Bizanslılar ve Mısırlılar hep bu ovada tokuştular. Elbistan Osmanlı idaresi yerleşene kadar bu üstün önemini yitirmedi. Fakat Osmanlı İmparatorluğu olağanüstü bir hızla ülkeler aşarak kıtalar alınca bu dağlar diyarına bakmadı. Nimeti bol ülkeler çoğalınca Elbistan ovasına karşı yan çizmekte o gün için bir zarar yoktu.

Erçene köyünün biraz yukarısında durakladığımız zaman kafamın içinde, tarihin bu yaprakları Binboğa dağının sert rüzgarına tutulmuş sonbahar otları gibi hızlı ve telaşlı bir dağınıklılıkla savruldu. Şimdi uzak ufuklara doğru tabiatı seyrediyorum: Dağlar! Ulu, oyumlu ve yapılı dağlar! Bazen büyük kervan kafilelerinin bitmez tükenmez katarlarını, bazen fetih ordularının uçsuz ve sonsuz yürüyüş kolunu andıran bu dağlar yanaşık nizamlarıyla büyük ve geniş bir daire çiziyorlar. Bu büyük ve geniş dairenin ortasında büyük ve geniş bir ova uzanıyor. Bu ova nereden başlar, nerede biter? Giriti (medhal) neresidir? Hangi boğaz yol veren çıkıtıdır? (mahreç) Acaba burası bir Ergenekon mu idi? Türk tarihinin belirsiz ve masal peçeli Ergenekon’u burası mı idi? Derken şimdi yanı başında bulunduğumuz Erçene köyü bana, sevinmiş ve hoşlanmış bakışlarla göz kırpmaya başladı.

Evet bu haftalık bu kadar. Buradan sonrasını biraz merak uyandırsın, yorumlar yapılsın diye yarım bıraktım. Haftaya yazılacak yazıyı sakın kaçırmayınız. Bu yazı dizimde yazarın yazdıklarının korunmasına gereken önemi vererek zaman zaman kendi yorumlarımı da katmak ihtiyacı duydum. Bir sonra ki yazı dizisinde görüşmek üzere…

Yakup AKBAŞ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 622
Kayıt tarihi
: 15.01.08
 
 

1958 Giresun doğumlu olup, 27 yılın ardından emekli olan bir öğretmenim. Buraya üye olmamın nedeni d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster