Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Şubat '15

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
1220
 

Ceza davalarında uygulanan "iyi hal indirimi" kaldırılmalıdır...

Ceza davalarında uygulanan "iyi hal indirimi" kaldırılmalıdır...
 

Bu adam müsveddesi, topluma kazandırılsa ne olur; kazandırılmasa ne olur?


HAKİMİM CEZA VERİRKEN UYGULADIĞI "İYİ HAL İNDİRİMİ", ÇOĞU KEZ MAĞDURLARDA VE MAĞDUR YAKINLARINDA İNFİAL YARATMAKTADIR...

Ceza davalarında faillere uygulanan "iyi hal indirimi", Türk Ceza Kanunu'nun 62. Maddesinde, "takriri indirim nedenleri" başlığı altında düzenlenmiştir.

Bu maddeye göre, "ağırlaştırılmış  müebbet  hapis", yerine "müebbet hapis"; "müebbet hapis" yerine de, "25 yıl hapis" verilmektedir...Diğer cezalarda da, verilen cezanın 1/6'sı kadar indirim yapılmaktadır..

Ceza indirim gerekçeleri de şöyledir :

-- Failin geçmişi,

-- Sosyal ilişkileri,

-- Failin sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları,

-- Verilen cezanın fail üzerindeki etkisi,

 

Medyada yapılan küçük bir araştırmada, hukukçuların(özellikle hakim ve avukatların), verilen bu "iyi hal indirimi" konusunda farklı düşündükleri gözlenmektedir.

Bazı hukukçular, "Ceza hukukun tek amacının, suçlunun cezalandırılması  olmadığını; verilen cezanın bir amacının da, suçluyu topluma kazandırmak olduğunu" ileri sürerek "iyi hal indirimini" savunmaktadırlar...

Bazı hukukçular da, özellikle de suçluyu savunan avukatların çoğu da "iyi hal indirimi"nin gerektiği gibi uygulanmadığını ileri sürmektedirler...

Güncelimizdeki, Özgecan kızımızı hunharca öldüren katile, hangi hakim, onu "topluma kazandırmak amacıyla" verilecek cezada "iyi hal indirimi" yapabilir...

Bloğumun başındaki katilin resmine lütfen bir bakın, içinin karalığı sanki yüzüne vurmuş...Islah olabilecek bir adama benziyor mu?

Şimdi, hayatında takım elbise giymemiş, kravat takmamış, haftada bir tıraş ya olmuş ya olmamış bu katil, takım elbiseli, kravatlı, tıraşlı bir şekilde hakimin karşısına çıkacak; hakimin sorduğu sorulara, "haklısının hakim bey", "çok kötü bir iş yaptım", "çok pişmanım", "ailesinden ve yakınlarından özür dilerim" diyerek başını önüne eğecek...

Ve hakim de, bu suçluya, "yargılama sürecinde gösterdiği bu kibar(!?) davranışından dolayı" onu "topluma kazandırmak için"  vereceği cezada "iyi hal indirimi" yapacak...

Olmaz öyle şey...

Bu gibi katiller, topluma kazandırılsa ne olur; kazandırılmasa ne olur?

 

ÖNERİLERİM :

1. Verilen tüm cezalarda "iyi hal indirimi" uygulaması kaldırılmalıdır.

2. Tecavüz edilerek öldürülen "kadın, genç kız ve çocukların" katillerine verilen cezanın alt sınırı, "müebbet hapis" ve üst sınırı "ağırlaştırılmış müebbet hapis" olmalıdır..

3. Verilen bu cezalar hiçbir "af kapsamına" alınmamalıdır.

 

cdenizkent

16 Şubat 2015

 

 

Halil Güven (Sökeli) bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Milliyet.com.tr sitesinden 505 kez görüntülenmiştir

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Söylemlerinizin hepsine yürekten katılıyorum canım kardeşim... İlkel ve saldırgan bir insanın birden uygarlaşıp baş köşeye oturtulması çok ayıp, ayıptan da öte vahşice bir şey... Saygı sevgi selamlar...

Halil Güven (Sökeli) 
 12.04.2015 21:01
Cevap :
Merhaba Halil Bey...İki ay önce yazdığım bir bloğa yaptığınız yorumu şimdi aldım...Bu hız(!?) karşısında şaşırdım kaldım:))...Teşekkürler ve selamlar.  13.04.2015 18:26
 

Şahıslarla ilgili suçlarda iyi hal indirimi vicdanlarda infial uyandırmaktadır. Cezanın caydırıcılık ilkesi güme gitmektedir. Şiddet cinayet tecavüz hatta gasp türü suçlarda suçlunun gözünün yaşına bakılmamalıdır. Objektif yargılama ve insani gereklilikleri sağlayan bir cezaevi koşulu sağlanması şartıyla, cezaevinde kalınacak sürede bir indirim yıllardır içimizi yaralamaktadır. Suça eğilimli kişiler ne kadar toplumdan tecrit edilirse o kadar iyidir. Belgesellerde Amerikan adalet sisteminde uygulandığını izlediğimiz şekilde, Özellikle psikopat katiller ve 1. dereceden (taammüden) cinayet işleyen kişiler, sadece ölümcül hastalık hali dışında asla temyizden ve ilerde çıkabilecek bir aftan faydalanamamalıdırlar.

beyazışık 
 07.03.2015 23:22
Cevap :
Merhaba beyazışık...Düşüncelerimi paylaştığınız ve katkınız için teşekkür ederim...Bu arada, "kadınlar gününüzü" kutlarım...Teşekkürler ve selamlar.   08.03.2015 14:00
 

Çok doğru bir yazı, alkışlıyorum. Ceza suçun karşılığı ve adaletin gereğidir. Suçluyu topluma kazandırmak saçma sapan bir şeydir. Atila beyin dediği doğru iyi hal indirimi hukukun yapısında var. Sorun müebbet, ağırlaştırılmış müebbet kavramlarında. A. Müebbet 36 yıl 30 yıl yatar, müebbet 30 yıl 24 yıl yatar. ölçülerini Allah mı koydu. Adamı 24 yıl yatırıyorsun. 1/6 iyi hal indirimi 20 yıl yatıyor. Benim bir yakınımı böyle öldürsünler. Ve devlet onu anlattığımız gibi 20 yıl yatırsın hapisten çıktığı gün vururum. Özgecan'ın katili bu durumda 20 yıl yatacak. Ben bu kanunu, adaleti,mahkemeyi,hakimi tanımıyorum! Olay benim sahsımla ilgili olsun 20 yıl yatıp çıkan bu katili hapisten çıktığı gün vururum!

Kerim Korkut 
 18.02.2015 18:41
Cevap :
Merhaba Kerim Bey...Yaptığınız yorum çok katı ama...Aması var işte...Bu olay "kendi kızımızın ya da bir yakınımız başına gelse ne yaparız?" sorusunun cevabını siz vermişsiniz. Bu konuda ben ne yaparım'ın yanıtını, böyle bir olayın başıma gelmeden şimdiden veremem...Bu arada, ölen kızın anasının ve babasının "metanetini" de kutlamak gerekir diye de düşünüyorum. Sanırım, dinsel bir "kadercilik", insanları bazı konularda sakinleştiriyor...Ben, özellikle kızın babasında böyle bir hal gördüm..."Öldüreni, öldürelim" demek ne kadar doğrudur?...Kerim Bey, ben, bloğumda da belirttiğim gibi, yalnızca, "kadın, genç kız ve küçük çocuklara tecavüz ettikten sonra öldürenlere ve örnekleri de olan kafasını taşla ezenlere" en ağır cezanın verilmesinden yanayım. Örneğin,hiçbir af kapsamına girmeyecek sonsuza kadar bir "hücre hapsi"...Yorumunuz için teşekkür ederim. Selamlar.  19.02.2015 13:16
 

Sevgili arkadaşım, sizin yazdığınız blog da benim yorumum da orada duruyor. Siz "İDAM istemedim cezanın arttırılmasını" istedim diyorsunuz. Oysa siz blogunuzda "iyi hal indirimi kaldırılmalıdır" diyorsunuz ve bende bu sizin yazdığınız fikre karşı görüş getiriyorum. Yani anlaşamadığımız konu çok açık. Siz cezanın arttırılmasını istemiyorsunuz çünkü ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının arttırılması zaten mümkün değildir ki bu konuyu zaten hiç tartışmıyoruz. Geriye ne kalıyor? iyi hal indirimi, değil mi? Bu konuda da ben suç konusu ne olursa olsun, "iyi hal ve kötü hal" farkı hukukun bir zorunluluk halidir diyorum. Siz yine de bu fark gözetilmesin diyorsanız buna hukuk bile karşı olsa bile saygı duyar ve susarım. Benim temel iddiam şu: sözel kavramlarda bile objektif olunabilir yeter ki tartıştığımız ve tartışmadığımız konuları birbirinden ayırt edebilelim. Kelimeleri, kavramları, olayları, sorunları birbirlerine karıştırmayalım. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 18.02.2015 6:23
Cevap :
Merhaba Mustafa Bey...Bu konuda sizinle polemiğe girmek istemiyorum. Bloğumun sonunda yaptığım öneri nettir..."Kadın, genç kız ve çocuklara" bu tarz suçları işleyenlere verilecek cezanın alt ve üst sınırını belirtiyorum ve bu iki cezada(müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet) da "iyi hal indirimi" yapılmasını istemiyorum...Dolayısıyla, Türk Ceza Kanunu'un 62. maddesindeki "takriri indirim nedenleri" de, yukarıda nitelediğim suç şeklinde geçerli olmamalıdır. İdam konusuna gelince, olaydan sonra "idam!" çığlıkları ortalığı inletince, buna katılmadığımı anlatmak için idam istemediğimi özellikle belirtim. Ağırlaştırılmış müebbet hapsinin ötesinde bir ceza olmadığını elbette biliyorum. ABD, Öcalan'ı idam etmemek şartıyla Kenya'da bize teslim etti. Biz de kaldırdık bu cezayı. Benim idam istemememin nedeni de idama karşı olmamdır. Çünkü, idam edilenin suçsuzluğu ortaya çıkması halinde "geriye dönüşün" olmamasıdır...Hepsi bu. İlginize teşekkür ederim. Selamlar...  18.02.2015 21:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 973
Toplam yorum
: 2471
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1385
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster